Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Cennet NEVA

Hayırlı Ramazanlar


Cennet NEVA
24 Haziran 2015 Çarşamba 10:43

Sevgili Peygamberimizin Medine’ye hicret edişinin ikinci yılından bugüne kadar kesintisiz olarak İslâm coğrafyasının her tarafında, her yıl idrak edilen, bir aylık ilahi bir mekteptir. Her mektepte olduğu gibi Ramazan mektebinin de bir gayesi ve bir programı vardır.

 

Ramazan mektebinin gayesi “Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki kötülüklerden korunursunuz.” (Bakara, 2/183  ayeti kerime de belirtildiği gibi Ramazan oruç zaten hayırlı; biz ne kadar hayırlıyız? Haramın kapılarını kapatıp, helalin kapılarını açmaktır.

 

Oruç, “Diz çök ey zorlu nefis, önümde diz çök!” demektir. Oruç tutmak, sadece aç kalmak değildir. Allah’a itaat etmektir. Allah’a itaat edenin makamı ne kadar yücedir. Ramazan ayına erişip de günahlarından arınmadan Ramazanı terk eden insana yazıklar olsun.” Hadisinde gizlidir. Burada bir sitem vardır. Bir insan, Ramazana eriştiği halde arınmadan Ramazan’ı terk ederse ona yazıklar olsun. Çünkü bu, arınmaya direnmektir.

 

Arınmaya direnmek, aslında yüreğini günahlara kötülüklere nefsin afetlerine kapatmak demektir. nsanın manevi makamları ise gizlidir, görülmez amma her insan da manevi makamının gereğini yapar. Ramazan Günahları yakar, yok eder. Dolayısıyla Ramazan, kötülükleri yakıp götürmelidir ki, insanlık ondan istifade edebilsin. 

 

Ramazan, yaz sonunda güz mevsiminin evvelinde yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur manasına "ramda" kelimesinden alınmıştır. Bu yağmur genellikle yeryüzünü temizler. Bunun gibi ramazan da müminleri günah kirlerinden temizler, kalplerini pak eder.

 

Bir Ramazan günü idi. Müslüman mahallesinde oturmakta olan bir Mecûsî, (Ateşe tapan) nin çocuğu daha Müslümanların ne yaptığını idrak edecek çağa gelmediği için, oruçlu Müslümanların arasında ekmek yiyordu. Hemen babası, çocuğun bu halini fark etti: «Oğlum Müslümanların arasında yemek yenir mi? Onlar bu günlerde oruç tutarlar, onlarca bu günler muhterem günlerdir.» diyerek azarladı ve çocuğu eve gönderdi.

 

Her fâninin başına gelen ölüm, bir gün onu da alıp götürdü. Ölümünden sonra o şehrin dinde ileri gelen zevatından birçoğu, mecûsîyi rüyalarında Cennet-i âlâda gördüler. Hâlbuki hayatında ateşe Allah diye ibadet eden bir kimsenin, Cennete girmesi adl-i ilâhîye mugayirdi. 

Mecûsîye: Nasıl oldu da bu nimete eriştin? Biz seni imansız bilirdik. Hatta öldüğün zaman, cenaze namazını bile kılmadık.  Dediklerinde o, şu cevabı verdi:

 

— Evet! Doğru söylüyorsunuz. Ben bir mecûsî îdim. Fakat bir gün küçük oğlum, Müslüman mahallesinde, onlar oruçlu olduğu halde yemek yiyordu. Ben çocuğun onların gözleri önünde ekmek yemesine müsaade etmedim. Müslümanların hürmet ettiği bir şeye, ben de hürmet ettiğim için;

 

Cenab-ı Allah, benim ruhumu Müslüman olarak aldı. Ölüm anında Azrail (a.s.) geldiği zaman, Allah (C.C.) ona emretti. Evvelâ bana: «Eşhedü enlâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resulühü dedirtti, ondan sonra canımı aldı. O sebepten ben, işte bu gördüğünüz nimete kavuştum, dedi. Ramazan her ince davranışın mükâfatının kat ve kat alındığı çok şükür etmemizi gerektiren nadide bir aydır feyzine erenlerden olmamız dileğiyle Allah'a emanet olun…


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com