Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Mehmet Emin KUŞ

Hayırcı muhalefet Partilerin tavrı ve üç ahmak adam


Mehmet Emin KUŞ
22 Nisan 2014 Salı 18:55

Hikaye şöyle: üç ahmak adam bir yerde oturuyorlarmış, o zaman’ın Kadısı yanlarından geçerken onları akıllı zannedip onlara selam vermiş. Kadı efendi oradan uzaklaştıktan sonra o üç ahmaktan biri; ”Kadı efendi beni tanıdığı için selam verdi,” demiş. 

    Öbürü hayır, asıl beni tanıdığı için selam verdi. Diğer üçüncüsü hayır Kadı Efendi uzaktan komşum olur, benim için selam verdi, sizi hiç tanımıyor bile diye çıkışmış. Derken üç adam amansız bir tartışmaya, tartışmadan da kavga etmeye başlamışlar.

    Tabi o zamanın emniyet görevlileri tutmuşlar bunları doğru karakola, oradan da mahkemeye götürmüşler. Üç ahmak adam ne olduğunu anlamadan şaşkın bir şekilde, kan-ter içerisinde kendilerini Kadı efendinin huzurun da bulunca, üçü de birbirin den şikayetçi olmuş.

     Kadı efendi sormuş: “ne oldu size, niçin kavga ettiniz, bu haliniz ne böyle, diye sormuş?” bunlar olayı olduğu gibi anlatmışlar. Üçü de demiş ki; ben kadı efendinin beni tanıdığını, benim için selam verdiğini söyledim. Arkadaşlarım da kabul etmeyip sizin kendilerini tanıdığını, onlar için selam verdiğinizi söylediler. Bizde inatlaşıp kavga ettik…

    Kadı efendi üçüne de dikkatlice bakmış, düşünmüş ve şöyle demiş; “içinizden en ‘inat’ olanı kim ise ben ona selam verdim.”

   Üçü birden ben inadım diye bağırınca, Kadı tek tek anlatın inatlığınızın sebeplerini, bakalım hanginiz daha inatsınız.

    Ve biri anlatır; “derki ben bir akşam yemeğinde hanımla bozuştum, kızdım yemek yemeden evden çıktım kahveye gittim, gece geç saatte eve geldim. Baktım çok acıkmışım hemen mutfağa geçtim, karanlıkta yemeği buldum, yemek dolma idi, bende hemen dolmanın birini tüm olarak ağzıma attım, tam o sırada ışık yandı ve baktım hanım içeri girdi. Bende gururuma yediremedim ve dişimin şiştiğini işaret ettim kendisine. Kızmışım ya konuşmuyorum vücut dili ile anlatmaya çalıştım. Hanım hemen bir diş doktoru çağırarak bütün dişlerimi çektirdi, yinede inadımdan dişlerimin ağrımadığını ve kızdığım için böyle davrandığımı söylemedim,”

    Diğeri hemen atılır ve buda bir şey mi? “Ben buna inatlık demem ve anlatmaya başlar; “bir gece karımla inatlaştık, kadın sen git davarlara yem ver dedi, bende uykum var sen kalk dedim. Kalkmayacağıma yemin ettim oda yemin etti. Oda kalkmadı bende. Bu böyle üç gün sürdü ve iki yüz elliye yakın hayvanımız açlıktan telef olu.”

     Üçüncü ahmak adam hemen itiraz eder ve derki bu ne? siz buna inat mı diyorsunuz?

     Kadı efendi sen anlat bakalım der ve adam; “ben evlendiğim gece gelinle/eşimle kavga ettim ve onunla gerdeğe girmedim. On beş yıldır evliyiz daha kadına elimi bile sürmedim. Hatta dört çocuğumuz da var ama bu çocukların kimden olduğunu bile sormadım.” Der demez, kadı efendi ‘ulan biriniz birinizden inatçı ve ahmaksınız, ben hiç birinize de selam vermedim yıkılın karşımdan, çıkın gidin der.’

     Şimdi referanduma hayır diyen muhalefete gelelim. Onlarda hayır diye tutturdular ve bir türlü inatlarından vazgeçmediler. Pek ala sonuçta ne kazandılar, koca bir hiç, elde var sıfır. Kazandıkları şu: “milletin, halkın ve haklının yanında değil de, tam karşısında yer almış oldular.” Onlarında bu üç ahmak adamlar misali ahmaklıkları ve yanlışta ısrarları/inatları başlarına bela oldu.

      Hayırcı muhalefet hayır diyeceğine ‘evet,’ ten yana/milletten yana tavrını ve duruşunu koysalardı daha karlı olurlardı. Zaten geçmiş/geçeceği belli olan bu anayasa’ya evet deselerdi hem sağlam duruş sergilemiş olurlardı. Hem de kendi seçmenlerinin gözünde saygınlık kazanarak oylarını artırırlardı. En azından bu kadar şirret/bu kadar inat olmasalardı onlar açısından daha iyi olurdu.

       Ülkeye ve millete hiçbir ‘hayrı’ dokunmayan bu hayırcılar, şimdide sandıktan hayır çıkan yüzde 42 oyları paylaşamıyorlar. Her parti bu oyların kendilerinin başarısı olduğunu söylüyor. Tabi eğer hakkın-haklının ve halkın karşısında durmak başarıysa…

     Sizce hayırcı partiler bu sonuçtan bir ders alıp kendilerine çeki düzen verirler mi?  Ben pek umutlu değilim…

     Çünkü bunlar bu kafa ile giderlerse/zihinlerini iyi yönde geliştirip değiştirmezlerse sıfır olmaya mahkum olurlar ve üç ahmak adamın akıbetine düşerler… Bizden insanca ve dostça uyarmak, uyarlarsa ne ala, uymazlarsa onların bileceği iş…

Selam ve dua ile kalın dostlar…


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com