Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

GERÇEK SAMİMİYET NASIL ÖĞRENİLİR?


22 Nisan 2014 Salı 18:55

Tarih boyunca Allah’ın sünneti gereği tüm peygamberler zorlu bir imtihan ortamından geçmişlerdir ve Allah’a olan bağlılıklarıyla, samimiyetleriyle hem Allah'ın hoşnutluğunu kazanmış hem de tüm Müslümanlara yaşamlarıyla ve ahlaklarıyla örnek olmuşlardır.

Samimiyetin bir sınırı yoktur, samimiyet vicdanla birlikte kazanılır. Samimiyeti dar bir bakış açısıyla değerlendirmek olmaz; şekilleri, dereceleri vardır. Çünkü samimiyet Kuran'ın tüm hükümlerini kapsar. Bu nedenle vicdanı dinleyen her insan, yaptıkları ve ahlakı konusunda yeniden bir değerlendirme yapmalı ve kendini gözden geçirmelidir; aciz ve eksik olduğunu görerek mutlaka kendisini geliştirecek yönler bulacaktır. Kuran'ın pek çok ayetinde de, Allah'a iman ettiklerini dile getirdiği halde Allah'ın gücünü gereği gibi takdir edemeyen, samimiyetten uzak olan insanların varlığı haber verilmektedir.

“De ki: "Eğer biliyorsanız (söyleyin:) Yeryüzü ve onun içinde olanlar kimindir?" "Allah'ındır" diyecekler. De ki: "Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?" De ki: "Yedi göğün Rabbi ve büyük Arş'ın Rabbi kimdir?" "Allah'ındır" diyecekler. De ki: "Yine de sakınmayacak mısınız?" De ki: "Eğer biliyorsanız (söyleyin:) "Herşeyin melekutu (mülk ve yönetimi) kimin elindedir? Ki O, koruyup kolluyorken kendisi korunmuyor." "Allah'ındır" diyecekler. De ki: "Öyleyse nasıl oluyor da böyle büyüleniyorsunuz?" Hayır, biz onlara hakkı getirdik, ancak onlar gerçekten yalancıdırlar.” (Mü'minun Suresi, 84-90)

İnsanların bir kısmı din ve dinin yükümlülüklerini yerine getirme konusunda tam anlamıyla samimi olduklarını düşünürler ve her fırsatta bunu dile getirirler. Kendilerince bunu kanıtlayacak deliller de öne sürerler: İyilikte bulunmak, fakirlere, muhtaçlara yardım etmek gibi... Bir kişinin bunları yerine getirmesi, bu özelliklere sahip olması önemli ve güzel özelliklerdir ama samimiyet konusunda yeterli olduğunu kanıtlamaz ve kendisini geliştirmemesi için de bir neden değildir. Çünkü samimiyet bir insanın kendisini yeterli göreceği bir konu değildir. Bir insan samimiyetini kanıtlamak için onlarca delil öne sürebilir ancak dinin esasları konusunda samimiyetsizlik sergilese, bu kişinin samimiyeti şüpheli olur. Bu nedenle gerçek samimiyetin ne olduğunu öğrenmek ve yaşayabilmek için peygamberlerin yaşamlarına bakıp, öğüt almak gerekir.

Hz. Musa kendi canlarını göz ardı ederek, kendisini her şeyin hükümdarı olarak tanımlayan Firavun'a gidip, “her şeyin yaratıcısı, sahibi olan Allah'tır" demesi, samimi imanın nasıl olması gerektiği konusunda öğüt alınması gereken bir davranıştır. Bulundukları dönemin en zalim insanı olan Firavun’a gidip, onu hak dine davet eden Hz. Musa ve kardeşi Hz. Harun’un bu davranışları, Allah'a duydukları samimiyeti ve teslimiyetlerini gösterir.

Vicdan sahibi her Müslüman’ın yapması gereken Allah'a olan bağlılığını ve O’nun hükümlerini yerine getirmedeki çabasını, samimiyetini arttırmak olmalıdır.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com