Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Emin YAPRAK

Fırat ve Savaş


Emin YAPRAK
15 Mayıs 2015 Cuma 08:54


Geçmişten günümüze kadar çok sayıda devletin kurulup, yıkıldığı bir alandır, iki nehir arası anlamına gelen Mezopotamya. Dicle ve Fırat nehirleri arası, her medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Hıristiyanlar, Yahudiler ve Müslümanlar buralarda hakim olmuşlar, iktidar kurmuşlar, güçlü oldukları zamanlar, zayıf oldukları zamanlar hep olagelmiştir. Bu konuda değişik söylendiler, tarihi değerlendirmeler olmuştur. Bu nehirlerin yanında savaşları olacağı öngörüleri hep dillendirilmiştir. İşte bu öngörülerden biri ve belki en önemlisi Ebu Hureyrearacılığyla rivayet edilen bir hadistir.
Ebu Hureyre (radıyallahuanh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmaz. Onun üzerine insanlar savaşırlar. Yüz kişiden doksan dokuzu öldürülür. Onlardan her biri: 'Herhalde savaşı ben kazanacağım.' der." [Buhârî, Fiten 24; Müslim, Fiten 29, (2894); Ebu Davud, Melahim 13, (4313, 4314); Tirmizî, Cennet 26, (2572, 2573)]
    Dikkat edildiğinde hadiste hep savaşın çıkacak altın dağ üzerinde olacağı söylentisi ile dillendirilmektedir. Temelde savaşların hep en önemli sebebi ekonomi olmuştur. Bu hadiste ise yine savaşın sebebi altın olarak dillendirilmiştir. Günümüzde Fırat üzerinde çok sayıda barajlar açılmış, çok sayıda dağ delinerek tüneller açılmış ve bu tüneller sayısında insanlar suya kavuşturulmuş, kuraklaşmış toprakların suya doyması sağlanmıştır. Susuz kalan, kurak araziler, Fırat’ın suyu ile bolluk ve bereket yuvası haline getirilmeye çalışılarak, bir altın dağdan çok, sayısızca altına kavuşulmaya çalışılmaktadır. Yine Belkız dönemine ait kalıntılar bu barajların çalışmaları esnasında günyüzüne çıkmış bulunmaktadır.
    Hadiste geçen altından bir dağ veya başka rivayetlerde hazine şeklinde zikredilse de asıl önemli olan burada çıkacak farklılığa insanların dikkatini çekerek gelecek hakkında bilgi verip, fitnenin zararlarının dile getirilmesidir. Çıkacak olan ekonomik refah anında insanların üstünlük taslayıp, birbirlerine zarar verecek duruma gelmeye çalışmaları, ekonomik refahın huzursuz bir ortamda harcanmasına zemin hazırlamış olmaktadır.
    Toplumsal zenginlikler, toplum tarafından harcanması gerekmektedir. Herkesin eşit derecede faydalanması gerekmektedir. Yine suyun ortak kullanım hakkı ile elde edilmesi gerekmektedir. Suyun kaynağı kimde olursa olsun, onun kullanılması eşit haklara ve şartlara bağlanılması gerekmektedir. Böyle olmadığı zaman refah ve zenginlik sebebi olan su, kargaşa, fitne ve savaşların sebebi olmaktadır. Ortadoğu’da en kuvvetli su kaynağı olan Fırat, iyi değerlendirildiğinde adeta sürekli petrol akıtan bir kaynak değerindedir. Çünkü canlılar, petrolsüz bir hayat tasavvur edip yaşayabilirler. Fakat susuz bir hayat tasavvur edilemez.
    Aslında genel anlamda ekonomik refah, düzenli bir şekilde kullanılmadığı zaman kişilerin mutsuzluğuna ve huzurlarının bozulmasına yola açar. Sınırsız ve kontrolsüz bir zenginlik sahibine zarar verir. Günümüzde şans oyunlarından zengin olan kişiler, birbirlerine zarar vermekte, sonuç itibariyle huzursuz olmaktalar.
    Kıyametin kopmasından önce çok olay meydana geleceği, değişik hadislerde dile getirilmiştir. Bu hadislere bakıldığında bu olayda kıyamet kopmadan önce böyle dağdan altın çıkma ihtimali olacağı, ondan alan insanlar arasında fitne ve savaş çıkacağı dile getirilerek, ondan uzak durulması gerektiği dile getirilmiştir. Bunların hepsi söylenebileceği gibi bu gün altından ve bütün madenlerden kıymetli olan suyun savaş sebebi olacağı aşikardır. Bu sebebe binaen insanlar birbirlerine zarar verebilir, su hakkının kendilerine ait olduğunu dile getirerek nahoş olaylar meydana çıkabilir.
    Mezopotamya kuşağında çok sayıda savaşlar, fitneler olmuş ve hala olmaktadır. Kimisi petrol için kimisi dini gerekçelerle Yahudi idealini gerçekleştirmek uğruna ve kimisi de demokratik istekleri gerçekleştirmek uğruna savaşmaktadır. Bugün en şiddetlisi Suriye’de patlak veren ve yıllarca süren iç savaş diğeri de Irak’ta mezheplerarası savaşta hala sonuçlanmayan ve canlı bombaların atıldığı fitne ile devam eden durumdur ki herkes bundan şikayetçidir.
    Bu hadise kıyamet kopmadan önce zuhur edecek, suyun üzerinde yapılan barajlar, elde edilen gelirler, yine çıkabilecek olan gerçek altın madeni veya petrol yatakları hepsi söylenebilir. Fakat gerçek olan nasıl çıkarsa çıksın veya nasıl gerçekleşirse gerçekleşsin bu hadisenin fitneye sebep olacağı, insanların birbirlerine zarar vermesine zemin hazırlayacağı bir gerçektir.
    Bazı zayıf sayılacak hadislerde Fırat, Nil, Ceyhan ve Seyhan gibi nehirlerden bahsedilmekte, bunların öneminden, cennet nehirlerinden olduğu söylenmesi gibi hadisler mevcuttur. Hepsinde tek önemli olan suyun önemi, Arabistan gibi bir bölge için daha önemli olduğu, gelecekte oluşacak bazı olaylar için Müslümanların uyarılmasıdır. Günümüzde hala ekonomik değerler için savaşların yapılacağı bir gerçektir.
    Savaşların temel sebebi hep aynı olmuştur. Başkalarının sahip olduğu değerli, zenginlikleri onlardan alıp, kendi vatandaşına, halkına tahsis etmek. Kendi vatandaşının refah seviyesini artırıp mutlu kılmaktır. Tabii bu yapılırken bazıları da ezilmekte, aç bırakılmakta ve horlanmaktadır.


YORUMLAR
  • yorum2015-05-15 12:07:02mehmet çelik

    Bunun için yahudilerin, ermenilerin, kürtlerin, tüğrklerin, arapların gözünde bu topraklar değerlidir. bu yüzden bu bölgede hep kan akıtılmaya calışılıyor. uyanık olmak lazım.

Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com