Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Cennet NEVA

Dilemezsen olmaz


Cennet NEVA
1 Mart 2016 Salı 22:54

Gelin dostlar şu yaş merdivenlerimizi hızla çıkarken şu beden elbiselerimizi istemeden yavaş yavaş değiştiğinin farkına bile varmazken, bugün şunu yarın bunu, sabah mı oldu, ikindi mi? hafta sonu mu, aybaşı mı? Ölüm yıldönümü, yok yaş günü derken, aniden durup karşıdaki vitrinin aynasında, kendimizi gördüğümüzde iyice durup bir bakarız.
Geçiyor Zaman küçük adımlarla hızla geçiyor.  ben gerçek manada tasavvufa gireli yedi yıl oldu. ondan öncemi? Dünyaya niye geldiğimizi düşündüm.  Kuran’ı Kerim'in bizim hayat kitabımız olduğunu biliyordum.  Amma neden niçin anlamıyordum. Allahın bizden istediklerini. Ta ki gerçek mürşidini bulup bize Kuran'ın ne istediğini öğretene kadar.
 Nasıl yaşadı Peygamber efendimiz 40 yaşında vahiy geldi,  orada Cebrail Aleyhisselam;  'oku’  dedi Allah'ın adıyla oku ve Allahtan aldığı cereyanı üç kere sarılarak Peygamber'imize verdi. Bu cereyan Peygamber'imizin elini öpüp ona tabi olanlara, yani sahabeye geçti. Ondan da sahabeye tabi olana, cereyanı alan ve bu göreve Allah tarafından tayin edilen mürşitlere, mürşitlerin görev verdiği vekillere ve birbirinin devamı olarak taa günümüze dek hatta kıyamete kadar bu cereyan el öpmeyle gelecektir.
Yani el ele el Hakka, sonramı o Allah dostu mürşidi kâmile bağlandıktan sonra kalbimizin kapısını şeytandan kendisine çeviriyor? Allah-u Teâlâ. Kalbin üzerindeki küfür yazısını alıyor yerine iman yazısını yazıyor, işte biz o anda hak mümin oluyoruz.
Yetmez! Allah bizim o ana kadar işlemiş olduğumuz günahlarımızı örtüyor. bu günahları birde sevaba tebdil ediyor. Başımızın üzerine devrin imamının ruhu geliyor ve bizim ruhumuza;  “hadi artık Allah'a ulaşma vaktin gelmedi mi” demesi üzerine, ruhumuz sıratı müstakim üzere seyri sülükle Allah'a doğru yola çıkıyor.  tabi biz bu arada hiç ölmeyecek gibi dünya işlerimize, hemen ölecekmiş gibide hep zikrediyoruz. yani iç sesimizle işlerimizi yaparken hep abdestli hep Allah Allah Allah Allah diye sürekli Rabbimizin ismini tekrarlıyoruz ki Ruhumuzu yaşarken Allah'a verelim.
Evet, kardeşlerim “bu kadar kolay mı” dediğinizi duyar gibiyim evet bu kadar kolay,  çünkü bütün bunları yapabilmemiz için önce kalben Allah'a ulaşmayı dilememiz lazım.
Bu dileği kalben istediğimiz zaman Allah bize o güne kadar vesveseyle kıldığımız kılamadığımız namazı sevdirecek orucu ve tüm ibadetleri artık severek yapacağız. İşte bu saatten sonra Allah'a ulaşmayı dilediğimiz anda Allah bizim irşat kademesini yani Allahtan aldığı ilmi bize veren mürşitlerimizi, idrak etmemiz anlamamız için, gözlerimizdeki hicabı mestureyi, kulaklarımızdan vakıayı, kalbimizden ekinneti alır, kalbimize ihbatı koyar. Rabbimin sözlerini anlaya bilmemiz için gözlerimizdeki perdeyi, kulaklarımızdaki işitme engelini, kalbimizden Allah'ın dediklerini idrak edebilmemiz için engeli alır. O saatten sonra biz haktan gelen sözleri görmeye, işitmeye ve idrak etmeye başlarız.
Peki bütün bunların  olabilmesi için işte benim Okumayı örgendim neden anlamıyorum, Allahım bizden ne yapmamızı istediğini anlamak istiyorum.  sana gerçek bir kul olmak istiyorum senin sahaben, senin dostların ne yapmışlarsa bende onları yapmak istiyorum diye canı gönülden Allah'a kalben ulaşmayı istemiş oluyoruz. Artık biz bu dileğin sahibiyken gerisini bize Allah yaptırıyor.
Mürşidi sevdiriyor, ibadetleri sevdiriyor, insanları sevdiriyor. Yunus Emre'nin Dediği gibi Yaradılanı hoş gör yaradandan ötürü. Burada ruhun ölmeden önce Allah'a teslim edilmesinden bahsettim İslam teslimdir. Rabbim kalu bela Zaman'ında bizden yemin aht ve misak almış dünyaya geldiğiniz zaman benim sizi emanet olarak verdiğim, Ruhu, Fizik bedeni, Nefsi, iradenizi bana teslim edeceğinize söz veriyor musunuz diye ruhumuzdan, fizik bedenimizden , nefsimizden ve irademizden bu yeminleri aldıktan sonra biz dünyaya geldiğimizde bize bunları açıkladığı Kuran'ı Kerim'ini anlamamızı sağlayacak.  Peygamberler gelmediği fetret Zaman'larında devrin imamlarını ve mürşidleri tayin edip göndereceğini bize ifade ediyor. Bütün bunları ilk defa duymuş olabilirsiniz her şeyin bir zamanı var, duyduğunuz anda bu dileği kalben dileyin ve hak müminlerden olun kardeşlerim inşeAllah. İnsanın hep kalben dilemesinden bahsettik yaptığımız her şeyi kalben isteyerek yaparsak o işten Hakkı'yla verim alırız.
 Allah'ın bizim kalplerimizi bildiğini unutmazsak yani bir olursak sözü özü bir. İnsanlar nasıl bir kişiliğe sahipse o şekilde gözükmelidir veya nasıl gözüküyorlarsa ona yakışır olmalılar. Bakın bildiğimiz bir Allah dostu ne demiş.
Gel şimdi kardeşler gidelim bile,
Nice aşıkların bağrını dele,
Cebrail delildir, Ahmet'e bile,
Bir kamil mürşide varmazsan olmaz.

Kadılar mollalar cümle geldiler,
Kitapların hep bir yere koydular.
Sen bu ilmi kimden aldın dediler.
Bir kamil mürşide varmasan olmaz.
Yunus Emre'nin bir hakikat sözüyle daha satırlarımıza son verirken her birinizin en güzel takva sahibi olmanız Dilek'lerimle Rabbime emanet ediyorum. Saglıcakla...


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com