Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Emin YAPRAK

Devlet İçinde Çöreklenmiş Yapılar


Emin YAPRAK
1 Haziran 2015 Pazartesi 08:10


    Kendini devletin yerine koyup, onun yerine hareket eden oluşumlar hep olmuştur, Devlet onlar için emellerini, arzularını gerçekleştirme vasıtasıdır. Aslında onlar, kendi oluşumlarını, davranışlarını, eylemlerini gerçekleştirme arzusu ile yol almışlardır. Devletin kendilerine sunmuş olduğu yetkileri de aşarak, sadece kendi arzularını, heveslerini gerçekleştirme peşinde koşarak halkın zarar görmesini sağlama anlayışı ile yollarına devam etmekteler. Halkın kendilerine vermiş olduğu gücü, hem maaşlarını alarak hem de halkın üzerinde hukuku hiçe sayarak ve acımasızca icra etmekten kaçınmamaktalar.
    Polis adeta polisliğini bilmez durumda olaya yaklaşmaktadır. Tabii bunu yapan bütün polisler ve güvenlik güçleri değildir. Bunlar daha çok devlet içerisinde adeta kirliliğin oluşmasını sağlayan kesimlerdir. Bunlar arkalarına, siyasileri, bürokratları, amirlerini alarak yaparlar. Oluşan bu kirli yapı ile vatandaşı bıktırıp, insanların devletten, yönetimden bıkmalarına yol açan yapının oluşmasını sağlamış olurlar. Nefret eden birey, bu kirli yapı büyüdükçe içinden çıkılamayacak kötülüklerin oluşmasına zemin hazırlamış olmaktadır.
    Halkı seven ve halkla birlikte hareket eden yapılar olarak değerlendirilmesi gereken, insanlığını kavramış ve maneviyatı kandırılmaktan öte gönül almak olarak değerlendiren yapılar olarak anlaşılması gerekir. İnsanları kandıran, zoraki onları sadakalara mahkum bırakan, zorla gazete aboneliği yaptıran, insanlardan zorla zekat toplayan, yandaşları olan öğrencileri okutmak için zorla burs alan bir çetenin kendine sahip olmasının zamanı gelmedi mi?
    Çöreklenmiş yapılar olarak halkı abluka altına alan bir yapının engellenmesi gerekmektedir. Halkın yararına olan oluşumlar, halkın istediği doğrultuda olmalıdır. Devlet içindeki bu yapılar, kendilerine nemalar oluşturmak amacıyla hareket ederek kendi geleceklerini hazırlamaya çalışmaktalar.
    Aslında devlet içinde oluşan yapılanmalar, tezgahlar ve dümenler hep olagelmiş, bundan faydalanan çeteler olmuştur. Kötü niyetli yöneticiler, kendilerine ait düzenbazlıkları, kendilerine ait israf düşkünlüğünü bu tür yapıların tuzaklarına düşerek yenmeye, halkı zarara uğratmaya çalışmaktalar. Memur olarak çalışan birinin kendi maaşı ile yapamayacağı ve ulaşamayacağı israfı, bu tür yanlışlıklar içerisine düşerek yapması kabul edilecek bir anlayış değildir.
    Devlet, kuralların ve hukukun olduğu ölçüde bir yapı olarak değer taşıdığı bir gerçektir. Yeni iktidara gelen demokratik anlayış, yürürlükte olan ve beğenilmeyen hukuki düzenlemeleri değiştirerek yenilerini hayata geçirmeye çalışır.
    İktidar ve muhalefet, hepsi bir bütün olarak hukuki düzenlemeleri yaparak, hukuksuz iş ve işlemlere izin vermemesi gerekir. Bu iş ve işlemler, yanlış kuruluşların, illegal yapıların, çetelerin oluşmasına zemin hazırlar. Çıkar döngüsü içerisinde yer alan yapılar,,, zamanla zararlı durumlara gelerek içinden çıkılamayacak oluşumların ve çetelerin devleti adeta işlemez duruma getirmesine yol açar. Temiz eller operasyonları, bu tür oluşumların dışlanmasını sağlamaktadır. Nerede çok çıkar, menfaat ve para varsa, illegal yapılar farklı şekillerde orayı kontrol altına almaya çalışırlar.
    Başbakandan habersiz iş yapan, bakanların makamlarını aramaya giden, ellerini kollarını sallayarak iş yapanlar hukuku tanımamaktadırlar. Hukuki olan düzenlemelere göre bakanların durumunu başbakan hatta meclis izin verdikten sonra dokunulmazlık kalkarak gerekli hukuki süreç işletilebilir.
    Kendini herşeyin üstünde görenlerin, hukukun bu yetki onların halk adına kullanmasına izin verirken aslında bu hukuki düzenlemeleri halk adına yapan meclisin fonksiyonunu unutmamaları ve ona göre hareket etmeleri istenilmektedir. Bu yapılar Ergenekon, Balyoz ve 28 Şubat davalarının açılması işleminde iktidarın özel yetkili mahkemeler vasıtasıyla vermiş olduğu yetkiyi unutmuşa benzemekteler. Aynı yetkiyle, kendilerine bu yetki yanlış yapılanmaların düzeltilmesi için verilmişken onlar iktidardaki gücün zayıflatılarak, yerine illegal oluşumların gelmesini amaçlayarak, devleti çökertmeye çalışmaktalar.
    Başbakanın rahat hareket edemediği bir devlette demokratik hukuktan bahsedilemez. Herkes üzerine düşeni yapacak şekilde hareket etmelidir. Görevi hususunda amirleri ile irtibatlı ve hukukun sınırları içerisinde kalınmalıdır. Hukuk herkese, her zaman ve her zemin de lazımdır. Başkasını hukuk ile boğmaya çalışan bir gün o imliğin esaretinin altında kalacağının farkında olmalıdır. Bunu tasavvur edemediği üzere sağlıklı bir yapıdan ve değerlendirmeden bahsedilemez.
    İktidarıyla ve muhalefetiyle herkes hukuku gözeterek kendilerine ait olanı düzene koymaları gerekmektedir. Hukuk anlamında ve MİT kanununun tek amiri olan Başbakanı görmezden gelinerek uygulamalara girişmek akli bir değerlendirme olamaz. Savcının veya bölge komutanının Başbakandan habersiz bir şekilde uygulamalara girişmesi, onun göndermiş olduğu bir yükü hem de devletin başka güvenlik güçleri tarafından kontrol altındaki bir yapıyı illegal olarak denetlemeye kalkışması kraldan çok kralcı geçinenlerin işi olarak kabul edilebilir.
    Devlet içinde çöreklenmiş olan oluşumlarla, illegal bir yapılanma ile yönetilen bir devletin halkları mutluluktan ve huzurdan bahsedemezler. Ne zaman kapılarının çalacağını ve ne zaman içeri alınacaklarını kestiremezler. Bu tür bir anlayışın demokratik hukuk devletinde varlığını kimse kabul etmek istemez.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com