Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Ömer YILDIRIM

Dava insanı (Şule Yüksel Şenler )


Ömer YILDIRIM
22 Nisan 2014 Salı 18:55

Hayatı, hatıraları ve yaşadıkları imtihanlar

Evet büyük insanlar büyüklüklerini sanıyorum yaptıkları işler kadar çektikleri çilelerden de alırlar nasıl mı?

Gelin hep birlikte büyük insanlara bakalım

Hz.Nuh ve kavminden başlayarak Hz. Musa,Hz. Davud, Hz.Yusuf, Hz.İbrahim….. Hz.Peygamber (s.a.v) ve yine Gandi, Gazali, İmamı Şafii, Mehmet Akif, Necip Fazıl, Süleyman Hilmi hz. ve son asrın temsilcilerinden Bediüzzaman Said Nursi hz. büyük çileler çekerek davalarının insanı oldular. Asrımızda aslında çok büyük sıkıntılar çekmeden büyümek sanıyorum imkansız gibidir.

Evet, Şule Hanımda bunlardan biridir. Oda zamanında İslam'a çok hizmet etmiş ve hala yaşlılığına rağmen hizmet etmektedir. Aslında klasik hayatından bahsedecek olmamızın sebebi ondan dersler çıkarmak bunun için bütün hayatını değil faydalanacağımız birkaç noktadan bahsetmek istiyorum.

Kendisi küçük yaşlarında modern bir ailede yetişmiş bir insandır. 14-18 yaş arasında bir erkeği seviyor ancak ufak sorunlardan dolayı ailesi kabul etmiyor. Bunun  üzerine ilk şokunu yaşamış.Daha sonraki dönemlerde Abisi Üzeyr (Said Nursi'nin ilk talebelerindendir) vasıtasıyla Risale-i Nurlarla tanışıyor. Derslere gidip-gelmeye başlıyor ve inşallah bu dersler sayesinde bilinçlenme dönemi başlıyor. Şule hanım bu arada gazetelere yazılar yazıyor ve babası bir çok fedakârlığa göğüs gererek yazılarını gazeteye ulaştırmış. Kendisi fıtraten çok aktif ve sebatkâr olduğu için hızlı bir şekilde kendini geliştiriyor.1965 yılından itibaren Mehmet Şevket Eygi ağabeyin gazetesinde yazmaya başlıyor bu arada konferanslar zincirine başlıyor. Beş yıl gece-gündüz demeden, annesi, abisi, babası kendisine bu konferanslarında eşlik ederek Türkiye'nin il, ilçe, kasabalarına kadar İslam'ı anlatmış, başörtüsünü bayanlara tekrar sevdirmiş ve insanların tekrar İslam ile hakikatle ve örtü ile tanışmasını sağlamış ve Şulebaş diye kendi tarzını oluşturmuştur. Gece gündüz, kar kış demeden(hatta çok ağır hastalıklar geçirmiştir),insanların İslam'ı yaşamaya korktukları, toplanmaya çekindikleri bir zamanda bir bayan tek başına İslam'ın gür sedasını tüm millete duyurmaya çalışmıştır ve bunda başarılıda olmuştur. 1971 yılında bir yıllık hapis cezası alıp hapse girer. Hapse girmeden ailesinin çoook karşı çıkmasına rağmen annesinin, babasının kızmalarını da göze alarak değerli bir abi'nin tavsiyesi üzerine kararını verir ve evlenir ancak bu evliliğinin daha ilk yılında sorunlar yaşamaya başlamış, hapis sırasında da eşi askerdedir. Birinci evliliği çok zor şartlarda, defalarca dayak bile atılarak, beş yıl sürer en son dayanamaz boşanır, aradan bir yıl geçer yeni bir evlilik yapar bir tarikata bağlı bir çocuk sahibi bir beyefendi ile evlenir ancak ondada sorunlar çıkar ve on bir yıl sonra boşanmak zorunda kalır.

Aslında klasik hayatından çok burada bir kaç noktaya değinmek istiyorum;

Kendisi belli dönemlerinde çok büyük maddi sıkıntılara çeker,

İslam'a hizmet etmiş, dava kadını olan bir insana maddi sıkıntı anında İslam davasının yayıncıları tarafından yemek kitabı hazırlamak zorunda bırakılır!

Allah ebediyen kendisinden razı olsun, maddi sıkıntılar çektiği zamanlarında imdadına Hekimoğlu İsmail abi çıkar ve der; İslam'a hizmet etmiş bir kardeşimizi hiçbir zaman zor durumdayken onu yalnız bırakmayız, Şule hanımın hayır ısrarlarına rağmen, İslam'ın izzeti için ev kirasını ve diğer bütün ihtiyaçlarını beş yıl karşılar.  Daha sonraları zaman, yeni şafak gazetelerinde on yıla yakın yazılar yazar ve maddi durumu da iyileşir.

Yaptığı iki evlilikte de maalesef mutsuzluklar yaşar, bir çok kadının  mutlu olmasına vesile olan bu dava insanı maalesef kendisi o mutluluğu yaşayamaz, bulamaz,

Kendisi dernek faaliyetlerinde bulunurken Emine Erdoğan ile R.Tayip Erdoğan'ın evlenmesine vesile olur.

Bütün çektiği bu sıkıntılar ve babasından kalan bir hastalık olan hafıza kaybı kendisine de musallat olur, altı ay hiçbir şey hatırlamaz, namazı tek başına kılamaz, kız kardeşinin kendisine namaz vakitlerini, kıbleyi, göstermesi ile ancak ibadetlerine devam eder.

Çok sevdiği, hizmetlerinde en büyük yardımcısı olan babası son zamanlarında hafıza kaybına uğrar, bazen evden çıkar gelmez karakol vasıtasıyla veya cebine koydukları tlf numarası vasıtası ile haber verilir, babası son defasında yine evden çıkar gelmez ve birkaç deli kişi tarafından vurularak öldürülmüş halde bulunur.(Allah rahmet etsin)

Huzur Sokak'ı kitabını yazarak hala binlerce, yüz binlerce gencin bilinçli İslam'la tanışmasını sağlayan Şule Hanımdır.

İkinci evliliğindeki eşi bir tarikata bağlıdır, o tarikatta Şule hanıma da çok değer verilir, çok yurtların kurulmasına vesile olur ancak bu eşinden boşanınca tarikat onu tanımamazlıktan gelir, Ona kullanılıp çöpe atılan bir eşya  gibi davranırlar!(İnsan Allahtan başka kimseye güvenmeyecek, sırtını kimseye  dayamayacaktır, hangi düşünce olursa olsun farklı şeyler söyleyince ne kadar dini dairede olsan da seni çekinmeden silip atarlar!)

Günümüzde İstanbul da münzevi halde azda olsa ve zor da olsa hizmetlerine devam etmektedir.

Bereketli bir ömür geçiren dava ablamıza selam olsun!

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com