Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Yasin KÜÇÜK

D’ARAMON SEYAHATNAMESİNDE URFA


Yasin KÜÇÜK
30 Kasım 2015 Pazartesi 15:50


Seyyahların gezdikleri ve gördükleri yerlerdeki bilgi ve birikimlerini anlatan yazılar ve görsel materyallerdir seyahatnameler. Özellikle bir kadim şehrin tarihini bilgi ve birikimini, yaşam şartlarını, gelene göreneklerinin yüzyıllar içerisinde geçirdiği evrim ve değişikleri anlamak için yüzyıllar içinde o ülke ve şehirlerden gelip geçen seyyahların yazdıkları ve çizdikleri bize o şehrin içinde barındırdığını toplumsal, kültürel ve siyasal alandaki değişim ve dönüşümleri konusunda önemli ipuçları vermektedir.
Dünyanın en eski kadim şehirlerinden biri kabul edilen Urfa aynı zamanda Hz. İdris peygamberin kurduğu şehirlerden biri olarak geçmektedir. Hz. İsa’ya inanan ilk Hıristiyan devlet ve Hz.isa’nın kutsadığı şehir olması, Harran’ın Emevi’lere başkentlik yapması, İlk İslam üniversitelerinin burada bulunması, özellikle eski Hıristiyan mezhep ve manastırlarını burada bulunması, Mezopotamya ve doğu’ya açılan kapı olması sebebiyle seyyahlar için burayı önemli bir uğrak yeri olmuştur. 15. Yüzyıldan itibaren onlarca seyyah Urfa’ya uğramıştır. Bugün bu seyyahlar içinde ilklerden ve önemli biri olan Monsieur D'Aramong’nun seyahatnamesindeki Urfa’yı yazacağız.
Jean Chesneau 1547 yılında Fransa Kralı 1. Farnçois tarafından Osmanlı ya Fransız büyük elçisi olarak görevlendirilmiştir. Kanuni sultan süleyman Osmanlısında 9 yıl Fransız büyük elçisi olarak görev yapanken Osmanlı Ordusuyla beraber seferlere çıkmış Suriye Kudüs, Mekke ve Mısıra gitmiştir.
Jean Chesneau; seyahatnamesinde “9 Kasımda Karahamit (Diyarbakır) ten ayrılıp 6 gün boyunca bazen taşlı ve zorlu güçlü ve verimli bir yolculuktan sonra Ourfah (Urfa’ya) Ruha’ya vardık. Urfa’ya Ermeniler "Yedesia”, Araplar ve Türkler ruha diyor, ayrıca bazı Ermenilerde Edessa dediler. Urfa antik eserler yönüyle çok zengin bir şehirdir. Şehir küçük bir dağ ve bir kısmı düz bir ova üzerine kuruludur. Bu şehir çok büyük ve zengin bir şehirdir, küçük bir dağ ve bir ova üzerine kurulmuştur. Yüksek bir tepe üzerine bulunan şehrin kalesi iki mil uzunluğunda şehrin kalesi kurulmuştur. Bu kalenin duvarlarının bir bölümü yıkılmıştır. Bu kale etrafında derin hendekler kazılıdır. Şehirde taşlardan yapılmış büyük görkemli evler, kiliseler sütunlardan bahis eder.
Devamla; Kalenin altında güzel bir çeşme ve halkın yemedikleri güzel yağlı balıklar vardır, (Halil ür rahman gölünden bahis etmektedir.) bu gölden yüzme havuzu olarak söz etmektedir. Ve halkın bu balıkları yemeyi günah kabul ettiklerini belirtmektedir. Ve bu havuzun yanında Hz. İbrahim’in doğduğu mağara ve kitabesi olan bir kilisenin bulunduğunu belirtmektedir.
Kalenin batı tarafında antik kaya mezarlarından ve halen halkın içinde yaşadığı çok büyük mağaralardan söz etmektedir. Ardından bir gün uzaklıkta bulunan Hz İbrahim’in babası Tara’nın oturduğu Harran ilçesine giderler, Harran’ın çok harap ve yıkık bir yerleşim yeri olduğu söyler. Urfa’dan sonra Birecik’e (BİRSİNA) geçerler; Birecik’le ilgili “üç günlük mesafede Fırat’ın kıyısında küçük güzel bir kasaba olduğunu söyler, Birecik’te çok sayıda tekne olduğunu söyler ve Kanuni Sultan Süleyman’ın ordusunun kayıklarla nehri geçmek için üç gün orada kaldığını söyler. Ve ardından Halep’e doğru geçerler.

Seyahatnameyi okuyunca Birecik tersanesinin ve Birecik tophanesinin aşağı yukarı bu tarihte yapıldığını anlıyoruz, çünkü aşağı yukarı Birecik Tersanesi: Birecik tersanesinin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber XVI. asrın ilk yarısında faaliyette olduğu anlaşılmaktadır


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com