Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Müslüm Azizoğlu

Cahili Sermayelerin Emrindeki İlletli Ruhların Macerası


Müslüm Azizoğlu
1 Şubat 2016 Pazartesi 15:44

Türkiye başta olmak üzere İslam coğrafyasındaki ideolojik, karanlık ve kirli savaşı Cahili sermaye denilen Küresel emperyal güçler başlatmıştır ve sürdürmeye kararlıdır. Zira Kitlelerin birbirini yok ettiği, herkesin can ve geçim derdine düştüğü bir ortamda sömürü, talan ve işgallerini daha fazla artıracakları ve gizleyebilecekleri imkân ve olanağına sahip olurlar. Cahili sermayelerin her türlü sınırı ortadan kaldıran, Şirke ve Zulme dayanan Siyasi organizasyonlar vasıtası ile İnsanları köleleştiren ve Zihinleri zaafa uğratan yapısı, İnsanlar arasında hem büyük Ümitsizliği yaygınlaştırmış ve hem de büyük bir belirsizliğe yol açmıştır. Dikkat edilirse; Müslüman Olduklaını iddia ettikleri halde; Kendilerine Müslüman İsminin dışında yeni İsimler ve hareketler bulan ve Müslüman İsmi ile yaşamayı ve Ölmeyi Reddeden İlletli Ruhlar çoğalmıştır. İslam dan Uzaklaşan kitleler “ya devrimci”, “ya Ülkücü”, “ya Türkçü”, “ya Kürtçü”, “ya sosyalist”, “ya kapitalist” veya “Laik” adı ile yaşamayı ve ölünce öyle anılmayı şeref bilmektedirler.Cahili sermayelerin Bu Gayr-i İslami anlayış ve işleyişi İnsanlar/kavimler ve Kitleler üzerindeki tahakkümünü kolaylaştırmakta ve şehirler,kasabalar, köyler, sokak ve caddeler “kana kan,İntikam” hamasi nutukları ile inlemektedirler. El’an İslam Coğrafyasının bir Parçası olan SURİYE de Müşrik Zorbalar tarafından yaşatılan Vahşilikler,Çılgınlıklar ve Katliamlar bunun açık beyyineleridir. Tüm bu çılgınlıklar ve Vahşiliklerle Haddini aşan Kişi ve kişilerle ilgili olarak Yüce Rabbimiz Şöyle buyuryor:

“Görmedin mi(bilmedin mi) Rabbin ne işledi? İrem denilen belde de sakin(oturan) olan AD kavmine. Ki onlar hiçbir yerde emsali yaratılmamış (görülmemiş)yüksek konaklar (ikiz kuleler) sahibi idiler.(O dönemde güç ve kuvvet itibarı ile emsalleri de yoktu). Rabbin Kavm-i Semudu nasıl helak etti? O kavimi Semud ki(Vadi-i kurra) beldelerinde dağları, taşları oyar, kendilerine evler yaparlardı. Rabbin Mıhlar sahibi Firavun’a ne İşledi ve Onu Nasıl helak etti. Ki bunlar, (Ad Kavmi, Semud kavmi ve Firavun)Beldelerinde Tuğyan ederek Fesadı çok yaydılar,hepsi azgınlık edenlerdi. Bundan dolayı Rabbin onların üzerine bir azap kamçısı yağdırdı.” Fecr Suresi 6-13.a.

Bu ayet-i Kerimelerden, Şimdiki Batı ve Doğu blokların, Zulüm ve Şirkte ataları olan Ad ve Semud kavminin bütün dünya nimetlerine sahip olduğunu,İri cüsseli,cesaretli,güçlü ve kuvvetli olan insan topluluklarından meydana geldiklerini anlıyoruz. Ad Kavminin Lideri ŞEDDAD’ın dünya üzerinde altın ve mücevherattan bir Cennet kurmayı planladığını ve Hatta “Bağ-ı İrem” denilen altından,gümüşten ve diğer kıymetli eşyalardan bir şehir yaptırdığını, bu şehrin etrafını bağ ve bahçelerle süslediğini anlıyoruz. Bu korkunç iştah ve ihtişam ile kurmuş olduğu O şehirde hiç ölmeyeceğini, ebedileşeceğini zannediyordu ŞEDDAD. Görülüyor ki Bağ-ı İrem dünyada bir daha eşine rastlanmayacak korkunç bir Cahili Sermayeyi, Sekülerizmi,Emperyalizmi ve Kapitalizmi temsil etmektedir.Bu gün etrafımıza baktığımız zaman Batı ve Doğu Blokların da aynı Zulüm ve Şirk, Tuğyan ve Azgınlık içinde hareket ettiklerini, Bu iştah,hırs ve tamahla İslam topraklarını işgal etiklerine şahid oluyoruz.

Semud Kavminin Kur’an da anılan en belirgin özelliklerinden birisi de dağları ve Taşları oyarak şehirler yapmalarıdır. Bu şekilde 1700 civarında Şehir ve kasaba yaptıkları rivayet olunmaktadır. Bu şehirlerde hiçbir belanın kendilerine isabet etmeyeceğine inaniyorlardı. Bu sebeple Hz. Salih as ın tebliğini hafife almış, ve kendisi ile sürekli alay etmişlerdi. Hz. Salih peygamberin ihtarlarına kulak asmamışlar, Cahili sermayelerine güvenmişler ve şehevi arzularına uymuşlardı. Bunun sonucunda Yüce Allah Samud Kavminin dağları ve Taşları oyarak kurdukları şehirleri korkunç bir seyha(ses,çığlık,fırtına) ile darmadağın etmiş, kendileri de hayvan ağıllarının duvarlarına konan,sinek, çalı,çırpı ve otlar gibi kupkuru olmuşlardı. Yeryüzünde Kavmiyetçilik ve ırkçılık yaparak Allah ın tasarruf hakkını kabul etmeyenlerin ve Sekülerizme boyun eğenlerin sonunu yüce Allah şöyle açıklıyor: “ Sanki orada hiç oturmamışlardı. Haberiniz Olsun ki Semud Kavmi hakikaten Rablerine küfrettiler. Gözünüzü açın ki Semud Kavmine Rahmeti ilahiden uzaklık verilmiştir.” Kamer suresi ayet 31

Allah a küfretmek dille değil, hal ve hareketlerle Allah a karşı gelmektir. Allah ın indirdiği Ahkam-ı Şeriat ile hüküm etmemektir.

“Zil’evtad” denilen Mıhlar sahibi Firavun ile Ad ve Semud kavimleri; Zamanımızın Doğu ve Batı Blokları ile Onların içimize yerleştirdikleri Şer odaklarıdır. Bilhassa Mal ve Mülkün Mutlak manada İnsana ait olduğunu sanan ve savunan Kapitalist Batı ile Komünist Doğu toplumları ve onların İslam topraklarındaki versiyonları olan Kavmiyetçi ve Irkçılar ; Kur’an da temel vasıfları zikredilen Zalim ve Müşrik toplumlara denk bir Azgınlık Ve Tuğyan içerisindediler. Tıpkı Ad ve Semud kavmi,Firavun ve Lut kavmi gibi.

Türkiyeli Müslümanlar; Hangi coğrafyada olursa olsun, Cahili sermayelerin, Müşrik zorbaların,Enternasyonal Küfür Mafyasının boyunduruğu altında bulunan ve Gayr-i Şer-i eğitim yolu ile topluca Asabiyete, Şirke ve Zulme sürüklenen insanlarını acısını ruhunda duymalıdırlar. Zorba Müşriklerin cetvelle çizmiş oldukları sun-i sömürü sınırlarını ve Nüfuz alanlarını tanımamalı, Rengi,Dili ve Irkı ne olursa olsun Kelime-i Şehadet getiren her kesi kardeş bilerek onlara yardım ellerini uzatmalıdırlar. Gerek Afaki ve gerekse Enfüsi Irkçı ve Kavmiyetçi zorbalar ile Müşriklerin kurmuş oldukları Siyasi organizasyonları ve sosyal teorileri kabul etmemeleri itikadi ve ameli bir görevdir.Müslümanlar; hangi coğrafyada olursa olsun Cahili sermayeler ve İlletli ruhlarla,ırkçı ve kavmiyeçilerle mücadele etmek zorundadırlar. Allah ın Mülkünde, Allah ın indirdiği hükümleri yasaklayan, kendi kafalarına göre hükümler icad eden, kendi keyiflerini kanun ve yasa haline getiren ideolojik zorbalar ve Devletlerle Mücadele etmek her Müslümanın asli görevidir.

Bugün bölgemizde Ad kavmi,Semud kavmi gibi davranan,Firavni yapılar,Irkçı ve Kavmiyetçi anlayış ve işleyişler bertaraf edilmediği müddetçe Halkların huzur ve güven içinde yaşamaları mümkün değildir. Allah ın Mülkünde yaşayarak, Allah ın yarattığı rızıklarla hayatını sürüdrenlerin Allah ın indirdiği hükümleri çirkin görmeleri,red ve inkar etmeleri, bizi geri bıraktığını iddia etmeleri, çağdaş Firavunluk ve Şeddad lıktır. Unutulmamalıdır ki; Bugün Irkçı ve Kavmiyetçilerin savundukları gibi ,Zorba Müşriklerin ve Cahili sermayelerin Tarihi sosyalist ve Kapitalist rejimlerin tarihi ile sınırlı değildir. Aslında her iki ideolojinin, İnsanlığın hayatını yorumlamada birleştikleri ortak nokta, kendi yanlarından çıkardıkları Laik dünya görüşüne dayandıkları saçma –sapan sihirli hurafeler ve teorilerdir.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com