Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Mehmet Emin KUŞ

Bu Parti Olmadı, Başka Parti Verelim!


Mehmet Emin KUŞ
15 Nisan 2015 Çarşamba 14:37

Önümüzde bir Milletvekili seçimi var. Her seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de birçok kirli ilişki, kirli bilgi, spekülasyonlar… Küsmeler, tepkiler had safhada… Vaatler havada uçuşuyor!
  Siyaset bazı insanların bir takım mevki ve makamları işgal etme yeri değildir. Siyaset temiz bir zeminde toplumun menfaatleri doğrultusunda hizmet etme ve bulunduğu yerin hakkını vererek; halkın haklı taleplerini karşılama mekanizmasıdır.
  Bakıyorsunuz bugün bir partide olan diğer gün başka partiye geçmiş, daha dün çalıştığı veya aday adayı olduğu partiyi öve öve bitiremeyen adam! Beklediğini bulamayınca başka partiye geçerek, dün övdüğü partiyi yerden yere vurmaya başlamış…
  Şanlıurfa’da tüm Türkiye’nin tanıdığı bir bağımsız aday var, Mustafa Göktaş… bu renkli ve bol vaat veren adayımız, Ak partiden Şanlıurfa Milletvekili aday adayı idi. Aday adaylık döneminde çıktığı TV programlarında Ak partiyi o kadar övmüştü ki, hızını alamayıp “Yağmurun yağmasını bile Ak partiye bağlamıştı..”  Ak parti listeleri açıklanır açıklanmaz kendini listede göremeyen Sayın Göktaş; jet hızıyla öve öve bitiremediği Ak partiyi yerden yere vurarak bağımsız aday olduğunu açıkladı ve başvurusunu yaptı… yetmezmiş gibi partiyi yalancılıkla, torpil yapmakla suçladı, hatta partinin ismi geçince; “bana Ak partiden bahsetmeyin, ben o partiyi sildim. Yalan parti yalan…” diye çıkıştı.
  Geçmişte de Şanlıurfa’da birçok kişi böyle yapmıştı. Şu anda CHP’nin 2. Sıra milletvekili adayı olan Hasan Oğul, Ak partiden Eyyubiye belediye başkanlığına aday adayı olmuştu, seçilmeyeceğini anlayınca, daha listeler açıklanmadan Ak partiden istifa edip Saadet partisinden Eyyubiye ilçe belediye başkanlığına aday gösterilmiş ve orada hatırı sayılır bir oy da almıştı. Buna rağmen Ak parti karşısında büyük bir farkla seçimi kaybetmiş, daha sonra CHP’ye geçerek bizzat Genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından kendisine parti rozeti takılarak CHP’li yapılmıştı. Dediğimiz gibi şu anda CHP Şanlıurfa Listesinde 2. Sıra Milletvekili adayı, çıkacağını pek tahmin etmiyorum. Tabi takdir halkımızındır!
  Yine aynı şekilde Resul Bebe’de Ak parti Hilvan’dan aday adayı olmuştu, aday edilmeyince CHP’ye geçmiş ve seçilememişti. Resul Bebe’de yine şu anda CHP’nin listesinde 3. Sıra Milletvekili adayı…
  Yine Yusuf Yetim var, geçen Dönem Ak parti Karaköprü ilçesinden aday olmuştu, listeye alınmayınca bağımsız olarak seçime girip çok az bir oy almıştı. Yusuf Yetim bu dönemde HDP’den başvurarak siyasete devam etmiş, ancak HDP de onu aday göstermedi, bundan sonra hangi partiye geçecek, bekleyip göreceğiz!
  Şimdi bazıları veya bahse konu olan şahıslar veya sevenleri; “ne var bunda, herkes yasal bir çerçevede istediği partiye geçebilir, istediği partide siyaset yapabilir, adaylık başvurusu yapabilir…” diyecekler. Tamam, yasal olarak yapabilirler ancak bu işin bir de ahlaki boyutu vardır. Toplumun yazılı kurallarının dışında birde yazılı olmayan kuralları vardır. Ahlak, değerler ve ilkeler çoğu zaman yazılarak ifade edilemezler. Bunlar bizzat yaşanarak ifade edilir.
  Bana göre bir insanın misyonu, ilkeleri, fikir ve düşünceleri olur, bu fikir ve düşüncelere uyan herhangi partide yer almak kişilerin hakkıdır. Ancak çok zıt kutuplarda olan partiler arasında gidip gelen bir adayın çok da ilkeli olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü A partisinde başvuran kişi aday edildiğinde partiyi övüyor ve savunuyorsa; aday edilmediğinde yerden yer vurup eleştirip en sert açıklama ve iddialarda bulunuyorsa; orada büyük bir ahlaki sorun var demektir.
  Sen bir gün, hatta bir saat önce övdüğün partiyi bir saat sonra hem de aday gösterilmedin diye aşağılayıp yerden yere vuruyorsan ben buna nasıl doğru bakarım?   Bu A partisi, B partisi fark etmez, tüm partiler ve tüm kişiler için geçerlidir.
  Her insanın siyasi düşünce ve görüşleri olur/olmalı… fikir sahibi olan bir insanın en fazla 2 veya 3 partiyle görüşleri birleşir. O da zıt kutuplarda olmamak kaydıyla, eğer ki zıt kutuplarda birçok parti ile flört ediyorsa bir insan; ben ona iyi niyetle bakmam, sanırım toplumun birçok katmanında da bu kabul görmez. Zaten bu tür şahıslar genelde fazla itibar görmezler ki; itibarlarını kendileri zedeliyorlar.
  Yine Şanlıurfa’da bir Fakıbaba Vakası var ki oda akıllara ziyan! Hepinizin bildiği üzere Ahmet Eşref Fakıbaba Ak parti tarafından Şanlıurfa belediye başkanı gösterildi, yüksek bir oy ile seçildi, ilk dönemde temizlik, sokakların taş ile döşeme işini iyi yaptı, kaldırımları düzeltti. Urfa’nın çehresini temizlik ve asfaltlama ile değiştirdi. Ancak mensubu bulunduğu Parti teşkilatı, kendi milletvekilleri, Şehrinde ki Vali ve bürokratlar ile ters düşüp geçinememesi yüzünden ikinci dönemde aday edilmemişti, bunun üzerine Ak parti Şanlıurfa belediyesine Üniversite hocası ve araştırmacı yazar olan Mehmet Oymak’ı tercih ederek aday göstermişti. Sayın Fakıbaba da Saadet partisinin desteklediği bağımsız aday olarak seçime girip (çok fazla olmayan bir oy farkıyla) Ak parti karşısında seçimi kazanmış, tekrar Urfa belediye başkanı olmuştu. (tabi seçim sürecin de yaşanan bir takım nahoş olayların detayına girmiyorum, ceket yakmalar, yuhalamalar falan…)
  Sayın Fakıbaba seçildikten az bir zaman sonra, Saadet partisinin genel başkanı Numan Kurtulmuş ile partinin arasında çekişme oldu ve genel başkan Numan Kurtulmuş partiden ayrılarak Has Partiyi kurdu. Bu arada Sayın Fakıbaba da Numan Kurtulmuş’u bahane ederek partiden istifa etti, güya Numan Kurtulmuş ile devam edecekti, fakat Has Partiye de katılmadan bağımsız olarak devam etti. Bu arada devamlı Ak partinin etrafında dönerek, partiye geçmek için yollar aramaya başladı, gel zaman git zaman bazı yerleri ikna ederek partiye kabulü sağlandı ve çekişmeli bir mücadeleden sonra tekrar Ak partili Fakıbaba oldu!
  Ve 7 Haziranda yapılacak seçimlerde Ak parti listesinde Sayın Fakıbaba’yı 7. Sırada bulduk…
  O dönemde başbakan olan Sayın Erdoğan Urfa mitinginde yaptığı konuşmada; “bu arkadaşımızı aday ederken iyiydik de aday etmeyince mi kötü olduk, BU TRENDEN İNEN BİR DAHA BİNEMEZ” demişti. Fakıbaba da seçim çalışmalarında buna cevaben; “ben trenden inmedim, siz beni indirdiniz, ben milletin, halkımın trenine bindim, daha sizin trene binmem…” demişti.
  Ancak geldiğimiz süreçte çok şey değişti ve ne Sayın Erdoğan sözünde durdu ne de Sayın Fakıbaba sözünde durdu. Biri trene almam, biri binmem diyordu, almam diyenler aldılar, binmem diyenler bindiler! Bu yüzden diyorum ki; “TREN GELİR HOŞ GELİR”


YORUMLAR
  • yorum2015-04-20 14:41:26Abdullah

    Siyaseti ve siyasetçi anlamak isteyen bu yazıyı okuması önerilir....

  • yorum2015-04-20 14:26:24Abdullah

    Siyaseti ve siyasetçi anlamak isteyen bu yazıyı okuması önerilir....

  • yorum2015-04-15 16:56:39Mehmet CENGİZ

    M.Emin Kardeşim oynak siyaseti tasvir eden nefis bir yazı.

Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com