Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Ömer ASLAN

Brüksel ve Roma izlenimlerim V


Ömer ASLAN
22 Nisan 2014 Salı 18:55

MUHASEBE

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu tarafından organize edilen, 13-17 Aralık 2010 tarihlerinde "Belçika'nın başkenti Brüksel ve İtalya'nın başkenti Roma Genç Gazeteciler Basın gezisi" (Delegation Of the European Union to Turkey) gözlemlerimi sizinle paylaştım. Olumlu tepkiler aldım.

Hani derler ya "yediklerin senin olsun gördüklerini anlat" bizde öyle yaptık. Son bir kaç notu ve yaşam gözlemlerimi aktarmak istiyorum.

Brüksel'de üç arkadaşla Türklerin bulunduğu mahalleye gittik. Şehrin merkezindeyken bir araba ile Ch.de Gand (Büyük Cadde), Rue de Brabant ve Ch. De Dag caddelerine gittik. Kendimizi Urfa Yenişehirde bir cadde geziyormuş gibi hissettik. Genelde Afyon / Emirdağlılardan oluşuyor. Eğitim durumları pek standartlara uymuyor, kendilerini daha çok çalışmaya veriyorlar.

 

BİRLİK VAKFI VAR

Brüksel'de Türklerin kendilerine ait kahveleri de var, Diyanet vakfının şubesi, Selimiye Camii de var. Hatta Birlik Vakfı´nın bir binası da bu semtte yer alıyor. Bu bina Brüksel´e gelip, kalacak yeri olmayanlara konaklama ve yiyecek ihtiyacı sunuyor.  Bilindiği gibi Birlik Vakfı´nın kurucuları arasında Başbakan Recep Tayip Erdoğan´da yer alıyor. Cadde de hem cami var hem de t (Haç) işareti olan bina bulunuyor. Soruyorum dinler arası çatışma var mı diye? Cevap "hayır" diyorlar.

 

IRKÇILIK SORUNU

Irkçılık sorunu geçmiş yıllara göre azalmış. Ancak Türk gençleri ile Faslı yada Arap gençler arasında sık sık kavga çıkıyor.  Yaklaşık üç ay önce meydana gelen kavgada Türk iki kardeş bıçaklanarak öldürülmüş. Ancak olayın sadece ırkçılık değil, çete olayından da kaynaklandığı yönünde iddialar var.

Cennet Hanım Brüksel´de eşi Muzaffer Bey ile birlikte market işletiyor. Marketin ismi Özer Market. Türkiye´deki mini marketlerin aynısı. Dış görünüşünden, içinin dizaynına hep aynı. Emirdağ´ın Güveç Köyü´nden 20 yıl önce gelmiş. Kendisi 36 yaşında. 20 yaşında oğlu, 16 yaşında kızı var. Oğlu okumuyor, yanlarında kendilerine yardımcı oluyor. Kızları okuyor. ´Durumumuz Allah´a şükür iyi ağabey´ diyor. Ancak üç ay önce dayısının iki oğlunu öldürmüşler. Maktuller yakalanmış, dosya kapanmadığı için cenazeleri hala vermemişler. Bu sıkıntılarını aşmak için dayısı Türkiye'ye gittiğini ve Erdoğan'dan yardım isteyeceğini ifade etti. Cennet hanım; ´Gençler çetelere giriyor, başlarını derde sokuyorlar´ diyor.

Devam ediyoruz cadde de yürümeye her tarafta Türkçe yazılar göze çarpıyor. Lokanta işleten bir Konyalıyla karşılaşıyoruz, kebapçı ustası Urfalı. Az daha ilerliyoruz BJK şubesine rastlıyoruz.

Hüseyin Yiğit Emirdağ ilçesinin Tezköyü´nden. Brüksel´e 1979 yılında gelmiş.

Yani 31 yıl önce köyü Tezköy´den çıkarak, Brüksel´e yerleşmiş.  Hüseyin Yiğit şu anda ´Sınar Sarraf´ adı altında kuyumculuk yapıyor. Güzel bir dükkanı var. İçeriye özel kilit sistemi ile giriliyor. Hüseyin Bey önce içeriye girecek müşteriye bakıyor, uygun görürse düğmeye basıyor. Kapı öyle açılıyor.  Hüseyin Bey ilk geldiğinde cam işine girmiş. Sonra 8 yıl marketçilik yapmış. 20 yılda restoran işlettikten sonra şimdi kuyumculuk yapmaya başlamış. 4 çocuğu iki evi var. Çocuklarının ikisi yanında çalışıyor. Diğer küçük olan ikisi okuyor. Eskişehir Ziya Paşa Caddesi´nde de evi var. Hüseyin Bey ´Halimizden memnunuz´ diyor.

 

BRÜKSEL'DE TRAFİK

SORUNU

Brüksel'de trafik sorunu çok az. Belli yerlerde bulunan bisikletler var. Kart sistemiyle çalışıyor. Kartını okutuyorsun ve bisikleti alıp işini bitirdikten sonra yerine bırakıyorsun. Bisiklet yolları var ve bisikletliler kesinlikle kasklı olurlar ve sırtlarında trafik işareti bulunur. Bizim bisikletçiler gibi yoldan yola geçmiyorlar, kendi yollarında giderler.

Yayalar ise "kesinlikle" yaya işaretinin olmadığı yerden geçmezler. Kazaen biri yola inse tüm araçlar durur yayanın geçmesini beklerler. Kimse "havalı kornasına" sonuna kadar basmaz ve geçene "el kol işareti" yapmaz.

Restaurantlarında yemekler öncelikle bayanlara verilir ardından erkeklere sıra gelir. Brüksel'in en güzel(!) hobisi akşam bir cadde de ayaküstü bir şeyler yemek ve içki içmek.

Tatlıları çok meşhurdur ve hemen hepsi çikolata ağırlıklı (Bizim her şeye sos olan isot gibi) cinsel arzularda sınır yok gibi. 

Dini inançta sorun yok. Herkes dini inancı neyse onu yapar. Hıristiyanlık ağır basar. Bazen sıcaklık derecesini gösteren gösterge t (Haç) şeklinde, bazen de trafik ışıkları t (Haç) şeklinde karşımıza çıkıyordu.

Roma ise daha da Hıristiyanlığın ağır bastığı ve neredeyse t (Haç) işaretinin olmadığı bir binayı göremezsiniz. Vatikan devletini içinde barındıran enteresan yapıdaki tarihi şehirde her cadde ve sokağın ismi ile binanın ismi mutlaka Hıristiyan azizlerden almıştır. VATİKAN ağırlığından dolayı eğlence mekânları çok azdır. Nereye gitsen, ister iş merkezi, ister banka ister lokanta, kimse kimseyi ittirmez ve sıranın kendisine gelmesini bekler.

Bir de Avrupa genelinde mi böyle, çok sıkı güvenlik tedbirleri var. Bıkkınlık derecesinde arama yapıyorlar.

Aile kavramından oldukça uzaklar. Restaurantta masalar 2 kişilik. Sokaklarda ve caddelerde çocuklara rastlanılmıyor. Yetkililer endişeyle "yaşlanıyoruz, Sizin ise genç nüfusunuz heyecan veriyor" diyorlar.

Onlarda oturmuş bir sistem var. Ve herkes kendi alanında kalıyor. Kimse kimseye müdahale etmek istemiyor.

Buradaki sıcaklığı orada görmek mümkün değil.

Buradan gazeteci arkadaşlarım için de bir çift söz edeceğim. Avrupa Birliğine girelim diye yanıp tutuşmadıklarını, Türkiye'nin güçlü olduğunu ve toparlanarak AB'yi geride bıraktıracak potansiyele sahip olduğumuz tavrı vardı. Bu tutumlarından dolayı tebrik ediyorum.

Velhasıl güzel ve faydalı bir gezi yaptım. Bu geziye davet eden Avrupa Birliği Bilgi merkezinden Nimet İnce'ye, AB Bilgi Merkezi Samsun sorumlusu ve bizimle gelen Müberra Genç, Oasis görevlisi Tayfun Akçığ, Gazeteci arkadaşlarım ve emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Ayrıca Türk Hava Yollarına (THY) çok teşekkür ediyorum. Başka ülkelerin hava yollarıyla seyahat edince THY’nin yüksek kalitesini ve müşteri memnuniyetinin ne kadar güzel yaptıklarını gördüm. Bu anlamda THY Genel Müdürü Temel Kotil ve onun şahsında Pilotlara, Hosteslere ve tüm çalışanlarına başarılar diliyorum. "Seyahat ediniz sıhhat bulunuz" tavsiyesinin faydalarını aldım ve sindirdim.  BİTTİ.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com