Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Cennet NEVA

Bize İyi Dirlik Gerek


Cennet NEVA
30 Eylül 2015 Çarşamba 12:28

Biz gelmedik dava, (kavga) için, bizim işimiz sevi için, dostun evi Gönül'lerdir, Gönül'ler almaya, Gönül'ler yapmaya geldik. Yunus Emre mübareğin dediği gibi, aynı çatı altında yüzlerce kişi yaşıyoruz eskiden olduğu gibi yedi, sekiz yâda on, oniki kişi değil. Gelişen teknoloji ve artan nüfus oranında kat ve kat yükselen binalar, getirisi olarak da bir çatı altında yüzlerce kişi oturuyoruz. Daha da dışa bakalım bir mahalle bir semt bir şehir ve bir ülke. Üstümüzde gök kubbe bizlere musahhar edilen, biz insanlar için yaratılan dünya, şükürler olsun dört mevsim, ağaçlar, birbirine benzemeyen yüzlerce meyveler, sebzeler, bitkiler daha akla hayale gelmedik yemiş türleri, yiyecekler hatta yine biz insanların hizmetine sunulan nice hayvan çeşitleri. Bunları düşündüğümüz zaman ne kadar şükretsek az.

 

Geceler gündüzlerden fark edilmeden ayrılırken, Bahar'lar, yazlara yazlar kışlara dönerken her şey bir uyum halinde, işte (Sultan Süleyman'ın şairi (Mahmut Abdul  baki) nin dediği gibi, Baki kalan gök kubbede bir hoş sada imiş. Biz insanlar için çeşit çeşit yaratılan ve tek çeşit olmasını bile dünenemedigimiz bütün bu nimetlerin içersinde, biz insanları da çeşit, çeşit yaratan Rabbimiz değilmidir? Renkleri dilleri konuşmaları örfleri adetleriyle insanlarda çeşitlilik arz eder. Bu denli çeşitli insanlar aynı gök kubbenin altında beraber birlikte yaşamak durumundayız. Biz dünyanın her türlü nimetinden yararlanan ve akıl sahibi insanlar her yaradılışta olduğu gibi bir uyum bir ahenk içerisinde yaşamak durumundayız. Paylaşılmayan toprak mı? O kimselere kalmayan nimetler herkese açılır ve doyana kadar yer, fazlasını asla yiyemez... Her şeyin bir uyumu vardır, uyum dışına çıkan hemen fark edilir. Fark ettirmeden yaptığını da  toplumun zararı için her ne yaparsa dışa vuranı kanunlar, dışa vurmadan gizli zarar verenleri, birbirine ailesine veya topluma, işte onu da yaradan her şeyi görüyor ve biliyor.

 

Hangi yaptığımız şey, iyi ve kötü yanımıza kar kalır sanıyoruz. İyinin semeresini iyi, kötü halimizin semeresini kötü, olarak mutlaka ve mutlaka görür ve alırız. Bunları biz demiyoruz bizi yaratanın bir kanunu var, bunları da bir hak mürşid vasıtası ile insanların kullanma kılavuzu olan, Kur’an'ı Kerim'de açıklamış. Bizler bu ayetlerin hepsini anlayamayız bazıları muhkem ayetler bazıları müteşabih ayetler. Bu ayetlerin muhkem olanlarını bizler anlayabiliriz, amma müteşebbih olanları illa bir hak mürşid yardımı ile bize anlatır öğretir ve Allah'a hakiki bir kul olmamızı sağlarlar.

 

Neden anlattım bunları? Bu memleketimizde de dünyada da yaşanan bütün bölüşülmezlik çekememezlik kendini üstün görüp hatta ve hatta kendi elindekiyle yetinmeyip başkasının olan her şeye göz dikme ve diğer art niyetler, bütün bunlar nefsin afetleridir. Allah seni ayırmış mı?  Sen soğan ekmek yesen de, başkası envai çeşit yiyeceklerle beslense de, hangi halinden belli hiç kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur. Ne Türk ne Arap ne Kürt ne Laz ne Çerkez ne beyaz ne siyah her kes insandır ve Rabbimizin ayırmadığını sen nefsinin ve nefsine yandaşlık eden şeytanın peşinden gidip yapmış olduğun daha fazla zararı kendi kaşığına koyarsında farkında olmazsın. Peki, sana ne kadar ömür biçildi, bu ömrü Allah'ın dediği gibi Kur’an'ı Kerim'de bizlere bildirdiği gibi yaşasan. Biraz önce verdiğim (Mahmut Abdul bakinin) dediği gibi (baki kalan şu gök kubbede bir hoş sada imiş) bir güzel sözümüz başkası için yapmış olduğumuz Allah için davranış hep biz kazanırız, ne olur şu imtihan dünyasında ne kadar yaşayacağımızı, bilmediğimiz şu ömürlerde, çabucak geçen çocukluk, gençlik, yaşlılık, halleri, ne zaman geldik bu Çağlar'a bir düşünün. Kardeşlerim bu mesele Türk Kürt meselesi değil, bu mesele 19 tane nefsin afetine, şeytanın aldatmasının da  birbirine verilen destekle meydana geliyor.

 

Size bir örnek vereyim şahit olduğum Doğu değil Batı'da bir köyde aslında şehre çok yakın güzel bir köy.  İşler bizim sandığımız gibi Türk, Kürt meselesi değil. Köye girdiğin ilk anda yol tek bir arabalık yol, yani yanından bir araba asla geçemez, bırakın arabayı insan geçemez karşı yönden bir arabayla karşılaşırsanız, yeniden başladığınız noktaya yani köyün girişine dönmeniz gerekecek. Köylü yeni yaptığı villa  tipi evleri üç katlı dört katlı bir karış toprak benim olsun nasıl olsa yıkamazlar diye, yolun karşı tarafı duvarını yolun dibine kadar getirmiş gelen geçen araba kanat taksın da geçsin köye, olacak iş değil. Başka bir köyde birine bir meyve koparıp vermemek için gölgesine oturacakları bir ağaç dikmemişler. Bütün bunlar hepsi akraba hepsi Türk sebep birbirlerinden toprağı bir karış fazla olsun bir birlerine faydası olacak bir ağaç dikmemeleri, kuş konar biri gelir gölgesinde dinlenir, hayır efendim, nefslerine uysunlar hasislik, çekememezlik etsinler. Soruyorum sizlere hani ırk ayırımı bir kaşık suyu bile birbirlerini boğarken vermezler nefsini kendine arkadaş eden düşünmeyen insanlarımız var.

 

Yani bütün bunlar o bu, ırk, falan değil şeytanın, nefsinin hırs, kıskançlık, tamah, kibir afetlerine binmişler dörtnala gidiyorlar da nereye? Kim nereye ne götürmüş. Bu gök kubbenin altında her çeşit insan dili, dini, rengi ne olursa olsun bizi gören yaratan rabbimi bilerek seveceğiz gözeteceğiz kardeş, kardeş yaşayacağız. Yoksa kimse bana dokunamaz demesin. Şeytanlaşmış insanları kendimize güldürmesin. Hak cihana doludur,
Kimseler Hakkı bilmez
O'nu sen senden iste,
O senden ayrı olmaz

 

Dünyaya inanırsın, 

Rızka benimdir dersin,

Niçin yalan söylersin, 

Hiç, senin dediğin olmaz

 

Dünyaya gelen geçer,
Bir bir şerbetin içer
Bu bir köprüdür geçer,
Cahiller onu bilmez

 

Gelin tanış olalım,
İşin kolayın tutalım
Sevelim sevilelim,
Dünya kimseye kalmaz

 

Yunus sözün anlar isen,
Mani'sini dinler isen
Sana iyi dirlik gerek,
Bunda kimseler kalmaz…

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com