Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ben Ve Sen


29 Nisan 2012 Pazar 17:55
Yaratıcımız, yaşatıcımız ve Rabbimiz olan Allah a sonsuz hamd olsun. Cihanşümul bir şeriat ve evrensel kurtarıcı bir nizam ile gönderilen hayat mektebimizin muallimi Tek Önder Peygamber sav’me salât olsun. Gökteki yıldızlar mesabesindeki sahabe-i Kirama ve kıyamet gününe kadar onları takip eden ve edecek olan mücahit ve muttaki müminlere selam olsun.
           Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz,
           Sen kıvrıl ben gideyim son peygamber kılavuz…
 Mısraların sahibi şairül şuaraya da selam olsun.
Ey dostum! Bundan böyle Ne benden sana Rükû, Ne senden bana kıyam! Yalnız mazide kalbimdeki muhabbetten birkaç kelam! Unutma Tevhidin gereği Tağutlara isyandır başındaki LAM!
Ey Dostum!
Benimle senin misalin; Gece karanlığında ateş yakan ve O yakmış olduğu ataşı aydınlık zannederek ateşe girmeye çalışan kelebekleri ateşten uzaklaştırmaya çalışan yorgun ama itidal ve istikrar sahibi adama benziyoruz. Ben seni ateş çukurunun tam kenarından alıkoymaya çalışırken sen hep O çukura düşmeye çalışıyordun.
 
 Ben seni hep TEVHİD e ve CEMAAT e dost olmaya davet ettim. Ben seni garip diyarda, uhuvvetin ince zarında, vahdetimin bir parçası, kula kulluğun murakabesinden ihfa etmeye, birçok zamanlar da secde anlarımın sahne kahramanı olarak görmeye çalıştım.
Ben seni Tefrikanın düşmanı, cemaatin dostu olarak görmek istedim. Aramızdaki vahdetin Temadi eden bir sembolü olan sohbetlerimi Hicret şehrinin vahdet sarayında zat-ı âlilerinize verdim. İçi ibrahimi, dışı yusuf’i olan sabru sebatta imtihana tabi oldum. Senin için Eyüp mağarasından, Yusuf kuyusuna seslendim.
Müslüman’ı; Meşakkat mektebinde okuyan, çile dersini alan, çile ile yoğrulanan, karanlığın arkasında sabırla aydınlığı gözetleyen insan olarak sana tarif etmiştim. Seni sürekli sabırlı ve metanetli olmaya davet ettim. Çünkü Müslüman sabrın canlı tercümanıdır. Sabrı olmayan ve mü’min kardeşini affetmeyen hakiki Müslüman olamaz. Her dinin ve her düşüncenin bir sınırı olduğunu, İslami düşüncenin de sınırı sabır olduğunu, sabrı olmayanın haram ve zulüm dairesine ayak basmasının kolay olacağını sana söylemiştim.
 Zira sabır haram ile helal arasında bulunan ilahi bir mayındır. Ancak gelinen süreçte sen hep Tefrika taşları ile meşgul oldun. Cahili asabiyetle mağrur ve mağlup oldun. Toplumsal ahval ve şeraitin; tıpkı hırsızlık malı olan motiflerin süslediği sanatın hissini vermiştir. Çünkü size anlattıklarım bir ceviz kabuğunu doldurmamıştır. Temennim kalbin zarını kalbin aşkını kırmamıştır. Zira temennim hep nefretinize mucip olmuştur. Yine de umarım takdire şayan olan fehmiyat ve anlayışınız temadisi ve araştırması HAYIR caddesini aşmasın, şerr ovasına da bulaşmasın. Temennim sadece hakk ihya edilsin. Maziden ders alarak, hal ve istikbalini ona göre sürdürmelisin. Tedbirde hata edip takdirde bahane aramazsın. İnanç sözlüğümüz hakkında şüpheye düşmezsin. Şunu unutma ki inanç sözlüğümüzde küsmek, kızmak, kin gütmek ve haddi aşmak yoktur. İslami vahdet şüpheden uzaktur. Şeytanın hilesi Müslüman’a Tuzaktır. Bilmelisin ki sözünde durmamak küfre yakındır. Ahde vefa küfürden uzaktır. Teenni ile hareket etmek Allah tandır. Acelecilik şeytandandır. Fıtratı kabul etmek islamdandır. Fıtratı kabul etmeyenlerin akıbeti hicrandır. Bu dünya Müslümana zindandır. Cefası çoktur, sefası yoktur, belası her andır. Yerminci asır serapa hüsrandır. İnsanlık âlem için İslam gufrandır. Çile ehli için sabır felahtır. Teenni gıdadır. Ey dostum, evet dostum! Sana Allah için bir hayli küstüm.Verdiğinin zerresini görmediğim dostum.Siyaset ağında sana postum.İcraat meydanında BOŞANMIŞ dostum.Hayal sarayında sizin için eskimiş botum.Unutma ne potum ve ne de tarafsız otum.İhmal dan ziyade ihmal eden kodum.Ey dostum! Yaram peygamber dilindeki fermandır, sabırla dalgalanan harmandır, muttaki müminlerin sadrındaki volkandır. Esedler ve şeddatlar götüren küheylandır. Zaman hayâlın bırakıldığı zamandır. ŞIH Müslüm mü O Allah’ın huzurunda diz çöküp ağlayandır. Ne çağlayandır ve ne de üryandır. Ebedi günde muhtacı gufrandır. Ey dostum! Sen tembellik, kibirlik ve tenkit cübbesini bırak. Vaktın vak kıyamına kalk. Bunu bize emrediyor cenabı-ı hak.
Ey dostum Dinle sana nasihat edeyim. Zira DİN nasihattır. Karacaoğlan der ki;
 Dinle sana bir nasihat edeyim
Hatırdan gönülden geçici olma.
Yiğidin başına bir iş gelince
Onu yâd illere açıcı olma…  Ziya paşa’nın darb-ı mesel olmuş şu beyti ise calibi dikkattir.
“Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.”

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com