Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Müslüm Azizoğlu

Barış Havarileri


Müslüm Azizoğlu
17 Nisan 2015 Cuma 12:10

Ta Habil ve Kabilden beri Yeryüzünde fitne ve fesat çıkaranlar, Dünyayı modern bir puthane haline getirip, vahşi bir ormana çevirenler, kendi karanlık ve kirli emellerini gizlemek için  hep Barış havariliğini yapmışlardır.

Kabil’in; heva ve hevesine uyarak, kendi kafasından uydurduğu gayri İslami hükümleri cebren ve hile ile yürürlüğe koymak için en fazla kullandığı kavram BARIŞ kavramı idi. Tek taraflı olarak, Minyatür beyni ile sadece dünyevi Hırs ve tamah, siyasi kin ve iktidar için başlatmış olduğu savaşı barış adı altında sürdürmüştür.

Daha sonra gelen Tüm Tağutlar ve Firavunlar da aynı yolu takip ederek aynı taktiği uygulamışlardır. Kendi heva ve heveslerini tatmin için yaptıkları her çılgınlık ve katliamları barış kılıfı ile kamufle etmişlerdir. Kendi ikbal ve istikballeri için İnsanların erkek evlatlarını öldürdüler. Kız çocuklarını ise metres olarak kullanmak için diri bıraktılar. İnsanlara her türlü işkenceyi, zulmü, baskıyı ve şiddeti reva gördüler. Bizzat Allah tarafından görevlendirilen ve Buna karşı Çıkan ve bunları engellemeye çalışan peygamberlere de fitneci dediler, savaşçı dediler. Kendilerini Barışçı, Allah ın görevli Peygamberlerini de savaşçı ilan ettiler.

Bununla da yetinmeyip birçok peygamberi gaddarca, barbarca ve hunharca Şehid ettiler. Peygamberleri ve onlara iman edenleri Yurtlarından çıkardılar, mallarına el koydular.

Çağdaş Firavun olan Batı ve Büyük Şeytan Olan ABD nin durumu da tıpkı Kur’an’da bahsi geçen FİRAVUNLAR VE TAĞUTLAR ın durumu gibidir. Çünkü Batı; Roma ya, Roma; Yunanistan’a, Yunanistan; Mısıra, Mısır ise Firavuna dayanır. Batı ve ABD; İslam topraklarını toptan işgal ederek Müslümanların zenginliklerine el koydular, talan ettiler. Hatırlanacağı gibi Batı ve ABD tüm bu karanlık ve kirli savaşları Barış adı altında yapıyorlardı. Sureti haktan gözükerek şeytanlıklarını, zorbalıklarını gizleyebilmeyi başardılar. Güya İslam topraklarına Özgürlük, Hürriyet ve Barış getireceklerdi. Müslüman kitleleri bu kavramlarla manipüle ederek işgal ve istilalarını sürdürdüler. Osmanlı Topraklarını parçalara böldüler, Müslüman Kitlelerin arasına sun-i sınırlar koydular, mayınlar döşediler hep BARIŞ dediler. Anadolu Topraklarını İşgal ettiler, Milyonlarca insanı şehid ettiler adına BARIŞ dediler. Müslüman Kitleleri birbirlerine karşı silahlandırdılar, birbiriyle çatıştırdılar, savaştırdılar hep Barış dediler. İslam topraklarını kan gölüne çevirdiler, Milyonlarca insanı, aç, bi ilaç, susuz, ekmeksiz, evsiz, ailesiz bıraktılar, perişan ettiler hep Barış dediler.

Atom bombası icat ettiler, Nükleer enerjiyi kullandılar, katliam üstüne katliam yaptılar hep BARIŞ dediler. Afganistan’ı, Irak’ı, Uganda’yı işgal ettiler, Barış dediler.

Mustafa kemal Rehberliğinde Bu coğrafyada baskıcı, dayatmacı, tek tipçi LAİKÇİ bir Rejim kurdurdular Adına barış dediler. Tüm dinlere ve bazı DİLLERE savaş açtılar, men etiler, yasakladılar adına BARIŞ dediler. Müslümanların Kutsal değerlerine her türlü saldırıyı meşru gördüler adına BARIŞ dediler. Kur’an Kurslarına ve Kadınların örtüsüne el uzattılar Adına BARIŞ dediler. Sonra da çıkıp Müslümanlara hitaben ya; “Hep birlikte, barış içinde yaşamak zorundayız. Fitne ve fesat çıkarmaya, kargaşa oluşturmaya tevessül etmeyin. Laiklik her şeyin teminatıdır” diyerek nutuk çektiler. Laiklik maskesiyle Haydutluk yaptılar. Laiklik balyozu ile kitleleri dizayn etmeye çalıştılar ve adına da hep BARIŞ dediler. Bu rezillikleri yapanlar Türkçü LAİKLERDİ.

Şimdi de LAİKÇİ Kürtçüler ortaya çıktı. Bu defa Laikçi Kürtçüler de Laikçi Türkçüleri Taklit etmeye başladılar. Kendi demokratik-Laik –Seküler fikir ve düşüncelerini ve Siyasi görüşlerini paylaşmayan Müslüman Kürt Halkını dizayn etmeye başladılar. Laikçi Türkçülerin 70 yılda yaptıkları zulümleri ve ölümleri onlar da 30 yılda yaptılar. Hepsinin ortak söylemi BARIŞ, ama ortak eylemleri ise hep SAVAŞ. Sağ gösterdiler, hep sol vurdular. Sağ ellerinde silah, sol ellerinde ise BARIŞ sloganını eksik etmediler. Barış kavramını en fazla kullananlar, en fazla savaşanlardır. Hal bu ki bu coğrafyada yaşan farklı din, dil ve ırklara mensup haklar arasında hiçbir zaman savaş olmamış, aksine halklar kendi aralarında hep barış içinde yaşamışlardır. Halkları savaşa sürüklemek isteyenler hep İKTİDAR sarhoşluğunu yaşayan Egemen güçlerdir. Savaşı başlatanlar onlar olduğu halde Barışı da onlar istiyorlar, bu işte bir samimiyetsizlik vardır. Aldatma ve kandırma vardır.

Adam, adama misafir olmuş. Zaman yokluk ve yoksulluk zamanıdır. Ev sahibi hazırda bulanan yemekten sonra çayı alıp getirmiş. Misafir; ev sahibine, kardeş  Çayı ve şekeri yanıma indir, Ben kendim çayımı doldururum ve  ben zaten kırtlama çay içerim  demiş. Ev sahibi dediğini yapmış. Ama bir de bakmış ki, Kıtlama çay içerim diyen Misafir; her bir yudum çayla bir iki tane şeker birden götürüyor. Şekerdanlıkta şeker bitmek üzere. Hemen misafirin önünden şekerdanlığı kaldırmış ve ; “Ya arkadaş senin yaptığın Kıtlama değil, ev sahibini zırtlama dır. Hain adam, sen kırtlama adı altında benim şekerimi bitirdin. Demiş. Barış havariliği yapan Savaşçıların durumu da bu misalde gizlidir.

Dikkat ederseniz hep Barıştan bahsedenler; en kirli ve en karanlık savaşı egemenlik ve sömürü için sürdürenlerdir. Böyle bir barıştan istifa ediyoruz. Barış söylemi zümrüdü anka kuşu misali sevimli bir çağırışımdır, söylemdir,  ama eylem ise savaştır. Demek ki barış demek, savaşın devamı demektir.

Bir dönemler “ sol ellerini kaldırarak, kahrolsun ağalık” diyenler hep köy ağalarının çocukları idi. Kahrolsun ABD diyenler hep Amerikan kotunu giyen ve Amerikan Mal borasını cebinden eksiltmeyenlerdi. Kimse kimseyi kandırmasın. Eylem ve söylemlerde Samimi olmak lazım Barış güvercinlerini uçurtmakla barış gelmez. Savaş pozisyonlarıyla barış sağlanmaz.

Barıştan bahsedenler eğer gerçekten de söylemlerinde samimi iseler Evrensel ve kurtarıcı ilkeleri ihtiva eden İslam a gelsin. Çünkü bu; Allah ın emridir. “ Ey iman edenler! Hep birlikte BARIŞA girin.(İslam olun. Şeriata teslim olun) Sakın Şeytanın peşinden gitmeyin.( Gayri İslami sistemlere göre yaşamayın. Firavuni ve Tağuti rejimlere göre hareket etmeyin) Çünkü O, apaçık düşmanınızdır.” Bakara suresi ayet 208.

Demek ki İslam dışı tüm beşeri düzenler ve rejimler şeytanidir. Bu rejimlerin kendileri savaş halıdır. Bu rejimlere göre yaşayanlar BARIŞÇI OLAMAZLAR.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com