Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Bakan Çelik, Şanlıurfa için bir şans


17 Ocak 2012 Salı 10:34
Çalışma ve Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in Şanlıurfa’dan milletvekili adayı gösterileceği tarihlerde verilen tepkileri hepimiz hatırlıyoruz. “Memlekette adam mı kalmadı?” türünden eleştirilerden tutun “İthal aday istemiyoruz” tepkisine kadar parazit sesler çıktı.
Bu tepkileri Sayın Çelik’e gazeteci-yazar aynı zamanda yeğenim olur Müslüm Aktürk, İstanbul’da bir törende iletmişti. Sayın Çelik’in cevabı arasında dikkatimi çeken şu cümle olmuştu: “Beni, sizin de çok iyi tanıdığınız Bursa Valisi Harput’a sorun!”
Sayın Çelik o tepkiler arasında Şanlıurfa’ya geldi ve sakin, toparlayıcı ve özellikle hoşgörü tavırlarıyla kendisini Şanlıurfalıları kabul ettirdi. Aktürk’ün bir yazısında belirttiği gibi, Bakan Çelik, gerçekten iyi bir tercih oldu Şanlıurfa ve Şanlıurfalılar için.
Şunu hep savunurum: Bir ilin kabinede bir milletvekilinin bulunması çok büyük bir avantajdır. Hele hele Faruk Çelik gibi sözü dinlenen, hükümetin önemli isimlerinden birine Şanlıurfa’nın sahip olması gerçekten bir şans.

Şimdi bize düşen bu şansı çok iyi değerlendirebilmek. Sonuçta belki önümüzdeki dönem Faruk Bey, belki başka bir ilden aday gösterilebilir. Bu nedenle bu dört yılı dolu dolu kullanmalıyız.

Dönemin başbakanlarından biri için iki il çok önemliymiş. Bu illerden birinin seçmenleri hep şahsi talepleri için Başbakan’ı ziyaret ederlermiş. “Şunun tayinini çıkar, bunu şuraya ata” şeklinde. Diğer ilin seçmenleri ise kalıcı, büyük, maliyetli yatırım taleplerinde bulunurmuş. Başbakan bu durumu bildiği için, kendisini ziyarete gelenlerden basit taleplileri kabul edermiş. Diğer ilin seçmenlerini ise atlatmaya çalışırmış…
Sayın Faruk Çelik’in, boş işler için değil yatırımlar için ziyaret gelenlere daha çok önem vereceğine inanıyoruz. Zira “4 yılda 400 proje” gibi önemli bir vaadi var Şanlıurfalılara. Bu nedenle boş işlerle uğraşacak zamanı da yok ama biz yine bir hatırlatmada bulunmak istedik….

ADİL PAYLAŞTIRMA

Yola çıktığımız arkadaşımızı iyi seçmeliyiz. Bu, her konu için geçerli. Evlilik yapacağımız zaman sadece kendimize eş değil çocuklarımıza anne-baba diye de seçmeliyiz evleneceğimiz insanı. Ya da ortaklık yapacağımız insanı çok iyi analiz etmeliyiz. Bir işin sonunda zarar etmek ya da çok iyi gelir elde etmek var. Yola çıkacağımız arkadaşımız, acaba her iki sonuca karşı nasıl tepki gösterecek, bu şartları düşünüp öyle karar vermeliyiz. Aksi halde keçi için kendini hazırlayan ancak aslana yem olan kurdun durumuna düşüleceğini asla unutmamalıyız… İşte aslan, kurt ve tilkinin bu konudaki hikayeleri:
Aslan, kurt ve tilki arkadaş olup avlanmaya çıkmışlar. Günün sonunda, bir öküz, bir keçi ve bir de tavşan avlayan kafadarlar avlarını bir mağaraya getirmişler. Aslan kurda dönerek “Hadi bakalım, şu hayvanları paylaştır da karnımızı doyuralım.” demiş.
Kurt ezile büzüle: “Ey büyük sultanım. Şu öküzü siz buyurun, keçi benim, tavşanda tilki kardeşin olsun.” şeklinde görüş belirtmiş.

Aslan birden çok kızmış. Ve “Bre küstah. Sen kim oluyorsun? Ben varken sana pay etmek düşer mi?” demiş ve bir pençe darbesiyle kurdu yere sermiş. Bu kez tilkiye dönüp “Öyle aval aval bakma da paylaştır şu avları bakalım.” diye emir buyurmuş.

Tilki “Pay etmek haddim değil ama madem emir buyurdunuz söyleyeyim. Tavşan sabah kahvaltınız, öküz öğle yemeğiniz olur. Keçiyi de akşam yersiniz.” şeklinde pay etmiş.

Aslan bu paylaştırmadan çok hoşlanmış ve tilkiye, bu kadar adil bir paylaştırmayı nereden öğrendiğini sormuş. Tilkinin cevabı tahmin ettiğiniz gibi ; “Şu haddini bilmez kurdun halinden öğrendim.”

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com