Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Müslüm Azizoğlu

Anayasa Hukuku Ve Devlet


Müslüm Azizoğlu
10 Mart 2016 Perşembe 13:28

Anayasa Hukuku Ve Devlet

Anayasa hukuku siyasi iktidarı/otoriteyi/gücü elinde tutan zümrelerle yönetilenler arasında; yetki,hak,görev ve sorumlulukların karşılıklı olarak belirlenmesinden meydana gelen yazılı ve yazısız hukuka anayasa veya sosyal sözleşme denilir.

Başka bir ifade ile Bir Devletin; Siyasi, iktisadi ve ictimai çerçevesini ve iskeletini belirleyen yazılı ve yazısız tüm hukuki ilkelerine anayasa adı verilir.

Yeryüzünde Allah ın Hakimiyet gücünü kabul etmeyenlerin ve Kendilerini ilah zannedenlerin ve Zorbalıkla iktiadrı elinde bulunduran ve insanları kendilerine kulluğa,köleliğe davet eden yöneticilerin ister yazılı olsun,ister olmasın anayasa hukukuna ihtiyaçları yoktur.Çünkü bu zümrelerin kendi iktidarları için yapmayacağı hiçbir çılgınlık yoktur.

Her Ülkenin ve Her devletin kendi inançlarına,örf ve adetlerine göre yaşadıkları bir anayasası vardır.

Allah u taalaya iman eden ve O’na ibadeti temel esas kabul eden insanların gerek kendi aralarında ve gerekse kendileri ile iktidar sahipleri arasındaki sosyal sözleşmeleri İslam Şeriatine dayanır. Zaten Müslümanların kendi aralarında bir Ulul Emr/Reis/İmam/Halife ve Başkan seçmelerinin sebebi,İslam dinin temel esaslarını ve hükümlerini hakkı ile eda edebilmeleridir. Buna mukabil Kendi heva ve heveslerine göre hüküm icad eden; kralların,tiranların,zorbaların ve Ulusal meclislerin sınırlarını çizdikleri egemenlik anlayış ve işleyişi tamamen keyfi,küfri ve cebri olduğu için Siyaseti zelime denilen bu anlayış ve işleyişe Gayri İslami ve İnsani anayasa denilmiştir.Bu noktada gerek devlet ve gerekse Siyasi rejim açısından, egemenlik ihtirasının sonu olmadığı için bir çok teori ortaya atılmıştır.Dolayısı ile Hidayete/Şer’i Şerife/İlahi hükümlere tabi olan insanlar ile Dalalet üzere olan/heva-i nefislerine tabi olan/beşeri sistem ve ilişkilere tabi olan insanların sosyal sözleşmeleri ve anayasaları taban tabana birbirine zıttır. Zaten İnsanlık Tarihi de Vahye tabi olan,anayasalarını İslam’a göre düzenleyen İslam Ümmeti ile heva ve hevesine,ideolojilere tabi olan ve anayasalarını Şirke ve Küfre dayandıran küfür Milletinin mücadelesi ile doludur.

Müslüman olan toplumlar ve onların seçtikleri iktidarlar anayasalarını İslam şeriatine göre ayarlamak zorundadır.Halkı Müslüman olan ve bu Müslüman halk tarafından seçilen Hükumetler ve iktidar sahipleri Anayasalarını hazırlarlarken buna son derece riayet etmek zorundadırlar.Bu bir mecburiyettir.Şu anda Türkiye’de Gücünü Hak’tan ve Halk’tan aldığını iddia eden Ak Parti iktidarı yapacağı/hazırlayacağı anayasayı bu temel ilkeler üzerine bina etmek zorundadır. Bu temel ilkeler hiçbir şekilde değiştirilemez ve değiştirilmesi düşünülemez,teklif dahi edilemezler. Bu temel ilkeler Şunlardır.

  1. ALLAH IN HÜKÜMRANLIĞI ESASTIR VE ALLAH A İTAAT ŞARTTIR.                                                                                                

Hz.Adem den bu yana Hz. Adem de dahil tüm Peygamberler İnsanları Allah a Kulluğa ve hükümranlığını kabul etmeye ve hayatlarını HİDAYETE tabi olarak devam ettirmeye, Tağutu Red ve inkar etmeye davet etmişlerdir. Nitekim Kur’an-ı Kerimde: “ Andolsun ki biz, Allah a kulluk edin ve TAĞUTtan sakının diye(emretmeleri için) her Ümmete bir Peygamber gönderdik…”Hükmünü beyan buyurmuştur.

Başka bir ayette Hz. Yusuf as ın dili ile bütün insanlığa bir emirle çağrıda bulunulmuştur. “ Sizin Allah ı bırakıp ta taptıklarınız, kendinizin ve atalarınızın tapmış/takmış olduğu (kuru)isimlerden başkası değildir.Allah bunlara hiçbir delil indirmemiştir.HÜKÜM sadece Allah ındır.Allah kendisinden başkasına ibadet etmemizi emretmemiştir.Doğrusu DİN budur.Fakat insanların çoğu bilmezler.” Yusuf S.A 40

Başka bir ayeti kerime de ise: “ (Sana şu talimatı verdik) Aralarında(anayasa olarak) Allah ın indirdiği ile hükmet ve onların hevalarına/arzularına/Laik sistemlerine uyma. Allah ın sana indirdiği hükümlerden bazılarından seni saptırmamalarına dikkat et. Eğer Hükümden yüz çevirirlerse(anayasalarını Laik ilkelere göre yaparlarsa)bil ki (bunla) Allah ancak günahlarının bir kısmını onların başına bela etmek ister. İnsanların birçoğu(anayasal olarak İslami ilkelere uymadıkları için)zaten yoldan çıkmışlardır.(Dalalete ve sapıklığa girmişlerdir.)”Maide s.a 49

Allah u taalanın hükümanlığını kabul etmeyen ve Allah ın indirdiği hükümlere göre anayasa yapıp, O hükümlerle hükmetmeyenler; Kafir, Zalim ve Fasıktırlar. Nitekim; “Kim Allah ın indirdikleriyle hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir” Maide 44 “Onlar zalim olanlardır” Maide 45 “Onlar fasık olanlardır” Maide 47

Dolayısıyla Müslüman Toplumların Sosyal sözleşmelerinin ilk maddesi; Allah u taalanın Hükümranlığını kabul edip/teslim olup, hükümlerini anayasal güvence altına almaktır.Bu kabul ve teslimiyet aynı zamanda İmanın bir Rüknüdür.Bu hüküm kıyamete kadar hiçbir güç tarafından değiştirilemez.

  1. Anayasanın ikinci maddesi Resul-i Ekrem sav e İtaattır. Resul-i Ekrem sav yeryüzünde Allah’u taalanın siyasi ve hukuki hükümranlığını en güzel şekilde yaşayarak tebliğ ve talim etmiştir. Ve Yüce Allah Şöyle buyuruyor. “Hayır,öyle değil,Rabbine Andolsun ki, Onlar aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem yapıp,sonra senin verdiğin hükme,içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar” Nisa 65. Gerek iktidar sahipleri ve gerekse Müslüman Halkın Allah ın bu hükümlerine karşı gelmeleri ve buna riayet etmemeleri mümkün değildir.
  2. Hilafet/İmamet/Başkanlık ve Reislik İnsana mahsustur.Demek ki,Mü’minlerin/ Müslümanların sosyal sözleşmelerinin/anayasalarının üçüncü maddesi ve temel prensibi; İnsanların yeryüzünde Allah u taalanın halifesi olduğunu kabul etmektir.Dolayısıyla Hakimiyet/Hükümranlık kayıtsız ve şartsız Allah u taalaya, Yeryüzündeki iktidar ve yönetim/idare ise Allah ın izni ile İnsana mahsustur. Nitekim Kur’an-ı Kerimde; “Allah içinizden İman edenlere ve salih amel işleyenlere vaad etmiştir; hiç şüphesiz,onlardan öncekileri nasıl güç ve iktidar sahibi kıldıysa, onları da yeryüzünde güç ve iktidar sahibi kılacaktır” En Nur 55 Hükmü beyan buyurulmuştur. Bu ayeti kerimede Üç temel ilke biraradadır. b-Siyasi Mahiyeteki Hilafet/İdare /İktidar herhangi bir şahsa,guruba,ve Aileye değil, bütün Ümmete aittir. Müslüman Toplumlar anayasalarını yaparlarken bu temel şartlara riayet etmekle mükelleftirler.
  3. c-Allah u taalaya İman eden ve bu imanlarını Salih amellerle bezeyen, söz ve amelde gerçek Mü’min olanlar; Yeryüzünde Allah u taalanın halifesi olduklarının şuurundadır.Müslümanlar diğer sahte ilahlara ve Tağutlara itaatten tamamıyle uzaktırlar.Kendilerini ihlasla Allah a iman ve ibadet etmeye vakfetmek zorundadırlar.
  4. a-İslam Şeriatına göre kurulan Devlette; Müstakil Hükümranlık statüsü değil,Vekalet sistemi esastır.Çünkü Hükümranlık kayıtsız ve şartsız Allah a mahsustur.Ona ait bir haktır. Yeryüzündeki iktidar ve Otorite ise Onun halifesi olan İnsana mahsus kılınmış bir haktır.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com