Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Ömer YILDIRIM

ANADİL VE ÖNEMİ


Ömer YILDIRIM
22 Nisan 2014 Salı 18:55

 Sizi taife taife, millet millet, kabile kabile yaratmışım; tâ birbirinizi tanıyasınız ve birbirinizdeki sosyal hayata ait münasebetlerinizi bilesiniz, birbirinizle yardımlaşasınız. Yoksa sizi kabile kabile yaptım ki; yekdiğerinize karşı inkâr ile yabani bakasınız, husumet ve düşmanlık edesiniz diye değildir!"(Ayet)

Anadilinin önemini ve kapsadığı alanları en iyi şekilde Konfüçyüs’e ait olduğu söylenen kısa bir öykü ile dile getirmek istiyorum.

Konfüçyüs’e (doğum I.Ö. 551) sormuşlar: “Eğer bir ülkede yönetici olsaydınız, ilk olarak ne yapmak isterdiniz?” Konfüçyüs cevap vermiş: ‘‘Kuşkusuz ilk iş olarak dili düzeltirdim.” Bu cevap üzerine dinleyiciler şaşırarak sormuşlar: “Niçin?” Konfüçyüs’ün karşılığı: “Çünkü eğer dilde bozukluk varsa, söylenen şey, söylenmek isteneni anlatmaz; eğer söylenen, istenen anlamı yansıtmazsa, yapılması istenen şey yapılmaz; eğer istenen yapılmazsa, ahlak ve sanat bozulmaya uğrar; eğer ahlak ve sanat bozulursa, adalet doğru yoldan çıkar; eğer adalet doğru yoldan çıkarsa, halk çaresiz bir bunalıma sürüklenir. Sonunda söylenen söz hakkında doğru karar verme fırsatı kalmaz. Böyle bir durumu önlemek, her şeyden önemlidir.”(Konuşma Sanatı, KONFÜÇYÜS ve DİL).

Dil insanlar arasında konuşmayı, anlaşmayı sağlayan iletişim aracı olarak tanımlanır.  Dil’in içeriği; bir milletin kendisini, yaşayışını, kültürünü, inancını, devlet anlayışını, tarih şuurunu, geleneklerini, göreneklerini, eğitimini, teknolojisini, mimarisini, müziğini, yeme-içme şeklini, giyimini, mutfak kültürünü, yatmasını, kalkmasını; başka bir ifadeyle folklorunu; iç ve dış dünyasını söz ve yazıyı kullanarak ifade ettiği, asla vazgeçilmesi mümkün olmayan şah damarı niteliğinde bir unsurdur. Eğer dili yok ederseniz dolayısıyla bütün bu yukarıda saydıklarımızda yok olmaya mahkûmdur!

Diller; farklı bir millet olarak tanımlayan insanların farklılıklarının temel kaynağıdır. Dil milletin varlık kaynağıdır. Bir bahçede ne kadar farklı renklerde gül olursa(sarı, kırmızı, mavi, siyah, yeşil…) o bahçe o kadar güzelleşir. Kâinatta Allah’ın her şeyi farklı yaratmasının sebebi de insanların o güzellikleri tatması, lezzetini alması, koruması, ve her şeyin sıradanlaşmasının önüne geçmektir. Bu anlamda yapılacak olan tek şey farklılığı korumaktır. Korumanın yolu da resmi, devleti yollardan geçmektedir!

Bir dilin toplum içindeki önemini çok iyi kavrayan dil bilimciler şöyle derler: Çağımızda bir halkı yok etmek istiyorsan onu fiziki olarak yok etmeye gerek yoktur. Bir halkın dilini yok edersen, o halk bir iki nesil sonra tümden yok olur. Sadece eğer varsa tarihteki eserleriyle adı anılır. Yani sadece adı hatıra kalır.

Bir dil ne zaman yok olma aşamasına gelir? Dil bilimcileri bu soruya şöyle cevap veriyorlar: Birincisi çağımızda bir dil okul ve yazı dili değilse, yok olma tehlikesi başlamıştır. İkincisi o dil sokaklarda konuşulmuyorsa, yok olma tehlikesi artmaktadır. Üçüncüsü o dili konuşanlar evin içinde de kendi dillerini konuşmuyorlarsa, yok olma tehlikesi son aşamaya gelmiştir.

 

Diller; farklı bir millet olarak tanımlayan insanların farklılıklarının temel kaynağıdır. Diller milletin varlık kaynağıdır. Bir dili yok saymak, yok etmek ait olduğu milleti de yok etmek, yok saymaktır.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com