Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Müslüm Azizoğlu

Allah’ın Kullarını Allah’ı Sever Gibi Sevmek!


Müslüm Azizoğlu
11 Mayıs 2015 Pazartesi 11:24

İslami hayatın şartlarından bir tanesi de sevgi inkılabıdır. Gerek inanç ve gerekse amel dünyasında Allah sevgisinin her şeyin aslı ve esası olmasıdır. Yani Müslüman kişinin mükellef bütün sevgisini Allaha ve Allah’ın emrine uygun bir hale getirmesidir. Allah için sevgi; Aklın vahiy ile buluşmasıdır. Alnın secde ila kucaklaşmasıdır. Mü’minin mü’min ile ülfet ve muhabbet etmesidir. Tevhid nizamının heva ve hevese tercih edilmesidir. Kulları; Allah ı sever gibi değil, Allah için sevmesidir.  

Sevginin veya sevgi duygusunun Allah tan başkasına yönelmesi veya Allah ile birlikte kim olursa olsun Allah’ın Kullarını, Allaha denk olacak bir şekilde sevilmesi beraberinde şirki ortaya çıkarır. Yüce Allah şöyle buyuruyor;

“İnsanlardan kimi de, Allah tan başka endatlar/ tanrılar/ denkler ediniyorlar da onları Allah ı sever gibi seviyorlar. İman edenlerin Allaha olan sevgileri ise (onların kinden) çok daha fazladır. Keşke zalimler azabı gördükleri zaman(anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allaha ait olduğunu ve Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.” Bakara a.165

Bu ayeti kerime; Neyi, niçin, ne kadar, ne şekilde sevmenin ölçüsünü bize veriyor. İlahi manada Muhabbet son dere hayati bir öneme haizdir. İnsanlar, kendileri gibi olan diğer insanlara bazen O kadar muhabbet duyarlar ki; O insanların emirlerine, nehiylerine, arzu ve isteklerine itaat ederler de Allah a isyan derecesine varır. Şüphe yok ki, Böyle yapmak, gerek Allah ı inkar ederek olsun ve gerek olmasın manay-ı Üluhiyette onları Allah a ortak koşmak olur. Bunların bir kısmı bu şirki tasrif ederler. Firavunlara, Nemrutlara, krallara, Tağutlara, Laik önderlere ve Demokrasi kahramanlarına yapıldığı gibi onlara açıktan açığa ilah, mabud namını vermekten çekinmezler. Kurtarıcımız, Rabbimiz, Tanrımız derler.

Diğer bir kısmı ise aynı muameleyi Allah adına yaparlar. Şeyhlerini, üstatlarını, hocalarını Allah ı sever gibi severler, Veliyi nimet tanırlar. Onların Muhabbetini mebde-i hareket haline getirirler. Allah a yapılacak şeyleri onlara yaparlar. Allah’ın emrine uygunluk derecesini düşünmeden onların rızalarını almağa çalışırlar. Allah a isyan olan birçok işlerde bile onlara itaat ederler.

Bunun için Evliya ve Enbiyaları mabud derecesine çıkaranlar da büyük bir gaflet ve dalalet içindedirler.     

Allah’ın Enbiyası ve Evliyası melekleri gibi sevgili kullarını severken bu ayet-i kerimenin mazmununu iyi düşünmek, onlara karşı olan muhabbetleri Allah muhabbeti derecesine çıkarmaktan son derece kaçınılmalıdır. Zira Allah için sevmekle, Allah ı sever gibi sevmek arasında çok büyük fark vardır. Allah ı sevenler elbette ki Allah yolunda gidenleri de severler, Lakin Allah gibi değil, Allah yolunda bu sevgi ile onlara ittiba ederler. Müslümanlar Peygamberleri, velileri ve hocaları severler ancak bu sevgi, Hıristiyanların Hz. İsa hakkında yaptıkları sevgi gibi olmamalıdır. Çünkü onlar sevgi ile Hz. İsa’yı Allah derecesine çıkardırlar.

Bundan ötürü Peygamberimiz sav bir hadis-i şeriflerinde “Hıristiyanların Hz. İsa’yı aşırı severek övdükleri gibi, beni aşırı övmeyin. Bilin ki, ben de bir kulum. Benim için Allah’ın kulu ve Resulü deyin.” Diye uyarmıştır. Yüce Allah Bakara suresinin 166. Ayetinde de şöyle buyuruyor;

“İşte O zaman( görecekler ki, daha dünyada iken )kendilerine uyulup arkalarından gidilenler, uyanlardan hızla uzaklaşırlar ve O anda her iki tarafta azabı görmüş, nihayet aralarında bağ kopup parçalanmıştır.” 167.ayette ise devamla “ (kötü liderlere) uyanlar şöyle derler: Ah keşke bir daha dünyaya geri dönmemiz mümkün olsaydı da, şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi, bizde onlardan uzaklaşsaydık! Böylece Allah onlara, işlerini pişmanlık üzüntü kaynağı olarak gösterir ve onlar artık ATEŞTEN çıkamazlar.”

Demek ki; Bu dünyada Allah’ın emir ve nehiylerini düşünmeden bazı kimseleri kendilerine Lider ve önder edinenler ve böylece batıl ve atıl yola girenler, ahirette O lider ve önderlerin kendilerine uyulmalarından dolayı çektikleri azap sebebiyle kendilerini terk ederek onlardan uzaklaştıklarını görürler. Ancak iş işten geçmiştir. Uyan ve uyulan her iki taraf ta içine girecekleri azabı görecekler ve ondan kurtuluşun olmadığını hasretle anlayacaklardır. Dünyadakinin tam tersine bu defa Uyanlar konuşurlar ama artık hiçbir faydası olmayacaktır. Evet; Gayri İslami düzenler olan, Demokrasi-Laiklik, sosyalizm vb. Rejimleri ayakta tutmak için bağırıp çağıran Liderlerin arkasında giden ve ben Müslümanım diyenler bu ayet-i kerimeleri iyi tefekkür etmeleri gerekir.

Bir de Şeyhlerini, hocalarını, üstatlarını aşırı medh ederek, överek onların önlerinde el pençe divan durarak, Onları Allah ı sever gibi sevenler de bu korkun kategoriye girdiklerini bilmelidirler. Eğer kullar Allah yolunda ise Allah’ın belirtiği ölçü kadar onlara itaat edilir ve sevilirler. Yok, eğer Onlar Allah yolunda değillerse kesinlikle kendilerine ne itaat edilir ve ne de sevilirler. Bu Allah’ın hükmüdür ve Allah’ın tayın ettiği hudutlardır.


YORUMLAR
  • yorum2015-05-11 20:58:43mahmut olgun

    Allah sevilmeye en layık olanıdır ve kendisine şerik kabul etmez...

  • yorum2015-05-11 17:24:48Mehmet CENGİZ

    Kalemine sağlık sayın hocam tam isabetli bir yazı,aynı konuları bendenizde çok yazdım sakallı hüsnülerden tenkitler aldım.Tapınaklar dedim,ağlama duvarları dedim,din marketlerini açanlar dedim demeyede devam ediyorum.Bizim görevimiz tebliğidr yazmakta bir tebliğ koludur.Lider,efendi,meşrep sevgisi hatta top sevgisi dinin önüne geçmiştir. Allah muhafaza çok tehlikeli bir durum ve çıkmaz. Yazınızı çok isabetli bulduğum için selam ve saygılarımı sunuyorum.Yazmaya devam

Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com