Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Müslüm Azizoğlu

Allah’a Kulluğu Reddedip Tağuta Kul Olmak


Müslüm Azizoğlu
31 Mart 2015 Salı 18:57

İnsanoğlunun yeryüzündeki asıl görevi Allah a kul ve köle olmaktır. Namı diğer Abd olmaktır. İtaat etmek, tevazuu göstermektir. Daha açık bir ifade ile Allah a isyan etmeden, ondan yüz çevirmeden ona itaat etmek ve boyun eğip ona ram olmaktır. Bu manada Allah’a ibadet eden, Allah ın indirdiği hükümlere razı olan ve itaat eden insanlara Abd ve kul denilmiştir.

Bu konuda yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde; “ İNSANLARI VE CİNLERİ ANCAK BANA İBADET ETMELERİ İÇİN YARATTIM” hükmünü beyan buyurmuştur. Ezzariyat suresi ayet 50.

Bu ayeti kerimeden de anlaşılacağı üzere İnsanların ve cinlerin yaratılış sebebi ve gayesi sadece ve sadece kulluktur, Abd olmaktır. Ubudiyettir. İlk İnsan ve İlk Peygamber Hz Âdem as dan Tevhid Mücadelesinin son Lideri Hz Resul-i Ekrem sav e kadar bütün Peygamberler İnsanları Allah a kulluğa davet etmişlerdir. Allah tan başka herhangi bir ilaha, güce, rejime, düzene, kanun ve ilkelere itaat etmeyi, boyun eğmeyi reddetmelerini emir buyurmuşlardır.

Bu konuda Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde; “ Andolsun ki, biz her Kavme: Allah a ibadet (kulluk edin, abd olun) edin, Tağuta Kulluktan kaçının diye (Tebliğat yapması için) bir Peygamber göndermişizdir.” Nahl suresi ayet 36. Hükmünü beyan buyurmuştur. Bu ayeti kerimeden de anlaşılacağı üzere Allah a kulluk noktasında bütün insanlar istisnasız bir şekilde uyarılmışlardır. Dolayısıyla Allah a Kul olma noktasında Tüm insanlar uyarılarak tebliğe muhatap olmuşlardır.

Peki Allah a kulluk nasıl olmalıdır.? Bir İnsanın ben Allah a inandım, ben Allah ın kuluyum demekle iş bitiyor mu? Elbette ki hayır!

Allah a kul olduğunu iddia eden insan; Allah ın indirdiği hükümlerin tamamına inanması ve O hükümlere göre hayatına yön verip, yaşamını şekillendirmesi lazımdır. Allah a kul olduğunu iddia eden insan; eğer Allah ın hükmünün dışındaki hükümleri kabul eder ve O hükümler doğrultusunda hayatını şekillendirir ise O zaman O Allah a kul ve köle değil, hayatını şekillendirdiği düzenlerin, meclislerin ve kişilerin kulu ve kölesi olmuş olur. Kur’an bunları; Tağut olarak ifade eder. Allah ın indirdiği hükümlere mukabil olmak ve onların yerine geçmek üzere hükümler icad eden, kanun ve yasalar koyan her güç TAĞUTTUR. Bu bağlamda beşeri tüm düzenler; Demokrasi, Laiklik, Kapitalizm, Komünizm, Liberalizm vb Düzenlerin tamamı Tağuttur. Daha doğrusu İnsanların hayatlarını, kendi yanından çıkardıkları kanun ve ilkelerle, yasalarla düzenlemeye çalışan bütün şeytani SİYASİ güçler TAĞUTUR.

 Düşünün bugün yeryüzünde Allah ın hükümlerine rağmen; tabir-i caiz ise beşikten mezara kadar İnsanların hayatlarını kendi heva ve heveslerine göre düzenleyen Meclisler, konsüller, Krallar, Kavimler arası kuruluşlar hepsi TAĞUT hükmündedirler.

Demek ki, Allah a kul olmak salt ve soyut bir iddia değildir. Hoş ve boş kuru bir iddia değildir. Allah ın emir ve nehiylerine göre yaşamayanlar Allah a kul olamazlar. Kime itaat ediyorlarsa, hangi kanun ve rejime göre yaşıyorlarsa onlara kul ve köle olmuşlar demektir. Bu konuda Yüce Rabbimiz yine insanları uyarıyor;

 “ İman edenler ( Allah a kulluğu kabul edenler ) Allah yolunda Cihad ederler. Küfredenler ise( Allah a kulluğu red ve inkâr edenler) Tağut yolunda savaşırlar.”  Nisa suresi ayet 76.

Bu ayet-i Kerime insanların bu iki sınıftan birisine dâhil olacağını belirtiyor. Ya Allah’a kul olacaksın veya Tağut a . Bu iki Halin dışında üçüncü bir hal yoktur.

Yine Rabbimiz Başka bir ayeti kerimede ; “ Sana indirilen Kur’ana ve senden önce indirilen kitaplara iman ettiklerini iddia edenlere bakmaz mısın? Onlar Tağutun huzurunda muhakeme olmak( hükümlerine teslim olmak) istiyorlar. Hal bu ki,(onlar) Tağutu inkâr etmekle(tekfir etmekle, Lanetlemekle) emrolunmuşlardır.” Hükmünü beyan etmiştir.  Nisa suresi ayet 60.

Bu ayeti kerimede açıkça anlaşılıyor ki bütün İdeolojilerin inkâr ve red edilmesi ve lanetlenmesi gerekir. Allah a ve Peygambere İman ettiklerini iddia ettikleri halde; İhtilaf ettikleri konularda ve problemlerde çözüm için Allah ın kitabı ve Resulün Sünnetine değil de, İnsanların kendi akıllarına göre, Demokratik – Laik ilkelere göre hüküm verilmesini isteyen insanların Kulluğunu Allah red etmiştir. Çünkü Bu boş ve geçersiz bir iddiadır.

Dikkat edilirse günümüzde İslam topraklarında Allah ın indirdiği hükümleri red ve inkâr eden veya kabul etmekle beraber “çağımıza uymaz” gerekçesiyle uygulamayan Cebri ve Küfri Siyasi güçler İktidarları ele geçirmişlerdir. Demokratik- Laik adındaki bu güçlere itaat edenler Allah a kul değil, onlara kul olmuş olurlar. Bakınız bu konuda Yüce Rabbimiz Yine Kur’an-ı Kerimde ; “ (Yahudiler) Allah ı bırakıp bilginlerini(hahamlarını);(Hıristiyanlarda) Rahiplerini ve Meryem oğlu Mesihi (İsa)yı  Rabler edindiler. Hal bu ki Onlara ancak tek İlaha kulluk etmeleri emrolundu. Ondan başka İlah yoktur. O, bunların ortak koştuklarından uzaktır.” Tevbe suresi ayet 31.

        Her ayette olduğu gibi bu ayeti kerime de nazil olduğu zaman Peygamber efendimiz hemen Sahabe-i Kirama Okudu. O esnada Hıristiyan Liderlerden Hatim İbn Adiyy geldi. Okunan ayeti kerimeyi işitti ve dinledi. Arap olduğu için Ayeti kerimeyi anladı ve Peygamber efendimiz’e; Ya Muhammed biz Allah ı kabul ediyoruz ve Rahiplere tapmıyoruz, kulluk etmiyoruz ki. Peygamber efendimiz sav de; Vallahi siz onlara tapıyorsunuz. Çünkü Allah ın değil de, Onların helal gördüklerini helal, haram gördüklerin de haram görüp kabul ediyorsunuz, işte bu şekilde onlara kulluk etmiş oluyorsunuz, diye buyurdular.

Görüldüğü gibi bu Hadis-i Şerif bizzat bu ayet-i kerimenin tefsiridir. Başka söze ve delile gerek bırakmayacak kadar hükmü açıktır. Allah a Kul olduğunu söyleyip de; Namaz ve diğer ibadetleri yerine getirmeyen Allah ın kulu değil, kendi nefsinin kuludur. Allah a kul olduğunu iddia ettiği halde Allah ın Nizamını, düzenini, sistemini değil de Beşeri sistemleri beğenen, kabul eden kimse Allah a değil, Beğendiği ve kabul ettiği ve ona göre yaşadığı Rejimin ve düzenin kuludur.

La ilahe; İlah yoktur, putçu rejimleri, Demokrasiyi- Laikliği, Tağutu Red ve inkâr ederiz diyerek haykıran ve sonra da İllallah; sadece Allah vardır, onun hükmü geçerlidir, ona itaat ederiz, kullukta bulunuruz diye tasdikte bulunan Mü’minler KUL olma şuurunu ve bilincini çok iyi tefekkür etmeli ve ayakta tutmalıdırlar.


YORUMLAR
  • yorum2015-04-02 14:20:18Mehmet CENGİZ

    Sayın hocam Allah razı olsun.Tüm olan bitenler küfür iman mücadelesidir.Tevhit inancı tekildir diğer görüşler ise çoüulcudur hepsi aynıdır.İslam ülkelerinde bugün Uluhiyet ve ubudiyet çatışması var.Müslümanlar uyanırlarsa bilhassa adil siyaset güçbirliği yaparlarsa galip elirler diye düşünüyorum.Tüm beşeri düzenler şirktir bunu kavramak şuur işidir anlayana çalışana ecir vardır inşallah.Saygılar hocam

Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com