Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Mehmet Emin KUŞ

Algı Psikolojisi Üzerine


Mehmet Emin KUŞ
4 Kasım 2014 Salı 10:31

İnsanlar ve toplumlar üzerinde etkili olabilmenin birçok yönü vardır. Para, güç kuvvet, zorbalık… yönetimi ele geçirerek… psikolojik baskı uygulayarak ve insanların algısını değiştirerek…

Psikolojik baskı; en etkili yöntemlerden biridir. İnsanları herhangi bir konuda psikolojik olarak hazırlamak; onlara veya onlar üzerinden yapacağınız şeyi yapmanızı kolaylaştırır.

Yapacağınız şeyin tepki çekmemesini veya kabul görmesini istiyorsanız, ilk önce onların algısını değiştirmeniz ve dolayısıyla toplumu gerçekleştirmek istediğiniz şeye doğru hazırlamanız gerekecektir. Bu yüzden önce algılarla oynamalısınız! Öyleyse önce ALGI nedir ona bakalım.

Kısaca algı:

“Psikoloji ve bilinçsel bilimlerde duyusal bilginin alınması, yorumlanması, seçilmesi ve düzenlenmesi anlamına gelir.

Algı, duyu organlarının fiziksel uyarılmasıyla oluşan sinir sistemindeki sinyallerden oluşur.

Örneğin, görme gözün retinasına düşen ışıkla, işitme kulağa gelen ses ile oluşur. Öğrenme, hafıza ve beklenti ile şekillenebilir.

Algı, bu "yukarıdan aşağıya etkileri" kapsadığı gibi duyusal girdinin "aşağıdan yukarıya" işlenmesini de içerir.

"Aşağıdan yukarıya işlemler", basitçe, düşük seviye bilgi kullanılarak daha yüksek seviyede bilginin (örneğin nesne tanımada şekiller) oluşturulmasıdır.

Yukarıdan aşağıya işlemler ile kastedilen, kişinin kavram ve beklentilerinin algıyı etkilemesidir. Algılama, sinir sisteminin kompleks işlemlerine dayanır, ancak bilinçsel farkındalığın dışında gerçekleştiği için çoğu zaman kişilere zahmetsizce gerçekleşir.”

Yukarıda kısa ve öz olarak ALGI hakkında uzman kaynaklardan aldığımız bilgileri sizinle paylaşarak, algının bilimsel olarak ne anlama geldiğini beraber öğrenmeye çalıştık.

Ancak bizi bu yazıyı yazmaya zorlayan bazı Saikler vardı. Bu yüzden onlar üzerinde durmaya çalışacağız.

Birincisi bu ülkede birçok etnik köken vardır. Bunların çoğu azınlık sayılır. Ancak bunun çoğunluğunu Türkler, ikinci sırada ise Kürtlerin geldiğini bilmeyenimiz yoktur.

Türkiye’de Cumhuriyetin kurulmasıyla beraber bu ülkede Kürtlere baskı ve asimilasyon uygulanarak Kürtler; Türkleştirilme politikasıyla karşı karşıya bırakılmışlardır. Bunu yaparken bir yandan da insanların hafızasına şu yerleştirilmiştir. “Türk-Kürt kardeştir.” “Etle tırnak gibiyiz” “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes Türk’tür” ve benzeri argümanlarla insanların algılarıyla oynanmış ve bu yönde başarılı da olmuşlardır. Öyle ki; zaman gelmiş, Kürdüm demek suç olmuş ve bir utanma hali almıştır, insanların hafızalarında.

Çünkü baskın ve resmi ideoloji öyle bir algı oluşturmuş ki insanlar kendi kendilerini inkar etmek zorunda bırakılmışlardır.

Hakeza bir alimden ve bir şeyhten soytarı çıkarmışlardır. Bugün Türkiye’nin en ünlü İslam alimlerinin torunlarının haline bakın ve onları tanıyıp kimin hangi alimin, hangi şahsiyetin torunu olduğunu öğrendiğinizde adeta şok olacaksınız.

Öyle bir değer yozlaşması yaşatılmış ve psikolojik baskı uygulanmış ki; Müslüman olduğu halde insanlar kıyafetinden utanır hale gelmişlerdir. Annesinin başörtüsünden, babasının sakalından utanan bir nesil yetiştirmiştir bu ülkenin baskıcı politikaları.

Bu ülkede yıllarca insanların zihin dünyasına şöyle bir algı yerleştirilmiştir; bir doktor, hemşire, avukat, siyasetçi vs.. başörtüsü takamaz. Bunu ancak hizmetçiler, hademeler, temizlikçiler takabilirler.

Toplumun hafızasına bir sakallı, bir örtülü lüks arabaya binemez, önemli makamlara gelemez, üst düzeyde siyasetçi olamaz. İdarede söz sahibi olamaz algısı yerleştirildi.

Ak partinin başa gelmesiyle beraber bu konularda (eksikler yok diyemeyiz tabi) ancak çok mesafe kat edildi. Daha özgürlükçü, daha dindar, daha çoğulcu bir toplum, yönetim ve siyaset anlayışı hakim oldu diyebiliriz.

Yazımızın genel akışıyla olmasa da, başlıkta ki konuyla paralel olan bir Fakıbaba meselesini de yazmadan geçemeyeceğim.

Efendim Şanlıurfa’mızın Efsane başkanı olan Sayın Ahmet Eşref Fakıbaba… Efsane diyorum çünkü gerçekten tarihte Urfa’da bu kadar ses getiren, tüm Türkiye’nin tanıdığı ve konuştuğu bir başkan yoktur. Tabi bu Sayın Fakıbaba’nın çok iyi olduğu, yada çok kötü olduğu anlamına gelmez. Bunun böyle olmasını tetikleyen birçok faktör vardır. Ve bu uzun bir araştırma konusudur.

Yalnız burada da yine başlıkta ki konumuz olan bir ALGI psikolojisine şahit oluyoruz. Son zamanlarda bazı çevrelerin ısrarla Urfa’ya Fakıbaba dayatmasını irdelediğimizde.. Isıtılıp ısıtılıp insanın önüne koyulan yemek gibi!

Geçmiş dönemlerde yakılan ceketleri, kutuplaştırılan Urfa halkını unutmadık. O dönemde Başbakan olan Erdoğan’ın Urfa’da yuhalatılması.. vs.

Şimdi son birkaç haftadadır bakıyoruz o gizli güçler yine sahnedeler, aslında kendileri yok, gölgeleri var. Çünkü geçmişte olanların unutulduğunu sanarak tekrar Sayın ‘Fakıbaba’ millete kurtarıcı olarak sunulmak isteniyor.

Öyle bir algı oluşturuluyor ki; sanki mevcut belediyeler hiç çalışmıyormuş gibi, hiç temizlik yapılmıyormuş gibi bir algı oluşturuluyor ve devamlı- ISRARLA- Sayın Ahmet Eşref Fakıbaba gündeme getiriliyor.

Oysa Sayın Fakıbaba, günah ve sevaplarıyla, doğru ve yanlışlarıyla beraber, hizmetini tamamladı ve gitti. Yani miadını doldurdu. Gözlemlediğim kadarıyla halkın çoğu da Sayın Fakıbaba’yı istemiyor.

Ama bazı derin çevreler, sanki Urfa halkının tamamı Fakıbaba’yı arıyormuş algısını oluşturarak geçmişte ki ceket olayı gibi tekrar Fakıbaba’yı servis etmeye çalışıyorlar. Bana göre bu beyhude bir çalışma ve taktiktir.

Kaldı ki, önümüzde bir yerel seçim yok, önümüzde ki seçimler milletvekilliği seçimidir. Milletvekilliği seçimlerinde belediyeyi gündeme getirmek, sanki belediye seçimleri varmış havası estirmek; ne kadar iyi niyetli bir yaklaşımdır bilemiyorum! Değerlendirmeyi siz değerli halkımıza ve okuyucularımıza bırakıyorum. Vesselam…


YORUMLAR
  • yorum2014-11-11 16:15:04algı

    Bazı algılar "salgın" hale gelirler. Hastalıkların en kötüsü ve tehlikelisi de sosyo -psikolojik algıdır. Fıtrat kaynaklı İslami ve İnsani dezenfekte ve tedavi aciliyet arz eder bunlar için. Nasılını, nedenini, Niçini araştırmadan ya sağdan ya soldan, ya önden ya arkadan vurun abalıya diye saldırırlar. Mal bulmuş mağribi gibi... Sayın yazarım sen aldırma, saldırma ve kaldırma buna dünya derler onda duyulan herzelere nihayet yoktur.

  • yorum2014-11-11 15:25:08mehmet ceceli

    tanısına değil yazar bey kanısına

  • yorum2014-11-11 15:23:57Fikirist

    Fikir fukarası fikirci.Fikrini kendine sakla..

  • yorum2014-11-11 10:04:06FİKİRCİ

    Ey! fikir namusundan yoksun kemalist, ulusalcı boş beyinler sizin kalemleriniz satılık diye herkesi öyle sanıyorsunuz değil mi? Yazıda öyle kalemi sattıracak kadar bir konu olmadığı halde neden bu kuyruk acınız neden yazara çatıyorsunuz? yazı bahane çamur atmak şahane değil mi? Kuş beyinliler. FİKİR NAMUSUNUZ BU MU?

  • yorum2014-11-10 17:00:50MUHSİN SERVET

    TAYYİP AMCAM BAZILARINI ÇİLEDEN ÇIKARMIŞ GİBİ KUYRUK ACILARI KÖTÜ

  • yorum2014-11-10 16:59:30Radikal Gazetesi Blog Yazarına

    Benim bir menfaatim varsa bulunduğum yerden evime yetişmek nasip olmasın ben haktan yanayım ama sizin yanlış düşündüğünüzün tanısına vardığım için sizi eleştirdim vallahide yok billahide yok menfaat falan peki siz doğru birşeyi eleştiriyorsunuz da yanlış düşünüldüğünü var sayıyorsunuz bu savunulan kişiler veya kurumlar size ne gibi zararları olduda bu kadar canınızı sıktılar

  • yorum2014-11-10 16:54:59adınız soyadınız

    burda birtane muhalefet var oda eskiden akpyi savunurdu ama akp onlara dokunmuş gibi çorbalarının içine isot koyup onların dilini,boğazını yandırmış gibi burdaki herkese saldırır olmuş tek kişi muhalefet ama farklı isimlerle yorum yapıyor

  • yorum2014-11-10 15:20:23Mehmet Kaya

    "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar" misali; yazar da doğruları yazdığı halde, birilerinin hoşuna gitmemiş demek ki!!! ben yazarı uzun yılladır tanıyorum, akrabam değil. yazılarını da takip ediyorum, yazar gayet derecede menfaatsiz ve doğruları yazan bir değerdir...

  • yorum2014-11-10 14:59:45TATAR RAMAZANA

    SEN NEDEN YALAKALIK YAPIYORSUN YAZARA PEKİ.Bİ MENFAATİN Mİ VAR?

  • yorum2014-11-10 14:58:26KARA KARTALA

    NEDEN YALAKALIK YAPIYORSUN YAZARA O HALDE.SENİN ALGI PSİKOLOJİN NE PEKİ?

  • yorum2014-11-10 13:54:18kara kartal

    Radikal Gazetesi blog yazarı.Mustafa TEPE Şanlıurfa büyükşehir belediyesi halkın oylarıyla seçilmiş daimi encümenidir elbette aktif roldedir bu yola halka ve hakka hizmet için gecesini gündüzünü hiç bir menfaat gözetmeden hizmete adamış bir siyasetçidir sizin yaranızı gocunduracak ne yaptıda yada nasıl bu bağlantıyı ortaya attınız doğrusu merak içindeyim.Evet akrabalar uzaktanda olsa emcümen birinin köşe yazarı akrabası olamazmı. Bu ülkenin sizin zihniyeti kıt olanlarında nasıl yönettiğini gördük batak halinde iken şimdi tam bataklıktan çıkacakken sizin gibilerinin piyasaya çıkması algı yönetimidir işte yazarımızın anlatmak istediğide bu...

  • yorum2014-11-10 13:45:59Mehmet CENGİZ

    Sinekler insanın en hassas yerlerine konmak ister.Halbuki o hassas yerlerin toplamı belki bir parmak kadardır,koskoca bir vucut varken, neden hep hassas yerlere konulur düşünün.Eleştirmenin namusu olmalıdır.Yazarın tapınağı siyaset şahıslar olmamalı,kalem ve fikrinin,düşüncesinin esiri olmalı..

  • yorum2014-11-10 13:33:45tatar ramazan

    bedih bey siz yazar beyin yazdıgını okumuş fakat anlamamışsınız . her insanın zekası bir olmaz yazıyı bnede okudum gayet güzel yamış. yazarın yazılarını okuyorum takıp ediyorum hiç birzaman taraf tutmamıştır.by

  • yorum2014-11-10 13:33:19KARA KARTAL

    BAKIYORUM DA BU YAZILAR BİRİLERİNİN ZORUNA GİTMİŞ OYSA GERÇEKLERİ GÖRECEK KADAR YALANLARI DUYACAK KADAR KITLIK İÇİNE GİRMİŞLER NEYE HİZMET HANGİ AKILA HİZMET ETTİĞİNİ BİLMEYENLER TEŞEKKÜRLER KÖŞE YAZARIM YAZDIĞINIZ GERÇEKLER İÇİN.

  • yorum2014-11-10 12:15:44Radikal Gazetesi Blog Yazarına

    Mustafa Tepe Eyyübiye Belediye Başkanlığı AKP yazar beyin akrabası.şu anda eyyübiye belediyesinde aktif rolde imiş.

  • yorum2014-11-08 17:08:50bedih satoğlu

    Öenmli olan Yazar Beyin görüşü doğrultusunda yorum yapmak,aksisi yazar tarafından ''bizim anlayışımızın kıt olduğunu cevaplamış.''Biz her şeyi ALLAH'INA KADAR ANLIYOR GELGÖRELİMKİ YAVAŞ YAVAŞ KARLAR ERİYOR BOK,TENEKELER VE KIRINTILAR AÇIĞA ÇIKIYOR.YAZAR EFENDİDE NE DEDİĞİMİZİ ANLIYOR ANCAK AĞABALARININ ZORUNA GİDER DİYE ''HE ''DİYEMİYOR.yOKSA BİZDE akp YE OY VERDİK AMA YERİ GELDİĞİNDE OLUMLU ELEŞTİRİLER YAPARIZ AMA BAZILARI KORKARLAR.

  • yorum2014-11-08 13:00:29Radikal Gazetesi Blog Yazarı

    Benim anlamadığım, siz geçen seçimler döneminden beri genel itibarıyla hep AK Partiyi savunan yazılar yazıyorsunuz. (Sizin gibi bir köşe yazarına ne teklif ettiler merak ediyorum). Neden yazılarınızda hiç AKP nin yaptığı yanlışlardan veya halkı nasıl yolduklarından, din- Allah-İman deyip nasıl çalıp çırptıklarından bahsetmiyorsunuz. Korkunuz kimden? Sizi tehdit mi ediyorlar? Yoksa sizde mi çalıp çırpıyorsunuz da sıranın size geleceğinden korkuyorsunuz? Lütfen bir daha yazılarınızda ALGI felan da demeyin. Bilmem algıymış, halka empoze ediliyormuş felan fışman. Peki sorarlar size, sizin yaptığınız da ALGI değil de nedir Yazar Bey? Siz devekuşu misali görmezden geliyorsunuz ama er yada geç foyanız ortaya çıkınca, halkın yüzüne nasıl bakacaksınız ok merak ediyorum...

  • yorum2014-11-07 20:50:57mehmet aydın

    bir insan kendi milleti içinde ihanet içindeyse ondan çok önemli gelişmeler bekleyemezsiniz. hele o insan mutfakla tuvalet arasında bir hortumdan ibaretse göbek büyütüp gerdan kırıyorsa ve asimilasyona tabi tutulmuşsa o karnından başka düşünemez. bakınız Sadi şirazi ne buyuruyor. çok yiyen çok uyur. çok uyuyanın aklı dumura uğrar. başarılar yazar kardeşim.

  • yorum2014-11-06 10:36:32Yazardan Bedih beye

    Bedih bey benim yazımın tamamından bunu anladıysanız, bu da sizin sorununuz! ben bir durum analizi yaparak, geçmişte bunların yaşandığını, ancak şimdi böyle olmadığını, bu konuda işlerin biraz daha iyiye gittiğinden bahsetmişim, siz işinize geldiği gibi yorumlamışsınız. yine de teşekkür ederim. Allah razı olsun...

  • yorum2014-11-06 06:20:40bedih satoğlu

    İnsanların yazarların çizerlerin akılları şimdi mi başlarına geldi.Yatıyorlar Kürt sorunu, kalkıyorlar kürt sorunu.Geçekten bu sorunların çözümünden yanamısınız? Yokas Şimdiki Borsada pu konu para ettiği içinmi konuyu ele alıyorsunuz.Benim anam zaza,babam kürt Benim bizim öyle bir sorunumuz yok 1316 doğumlu babam ölünceye kadar ayağı şalvarlı,başi küllahlı dilide Kürtçeydi.Ama babam senin gibi düşünmezdi.Çünkü bu ülke için şimdilerde siyonistlerin ve bizim insanlarımızdan bazıları ''fitne çıkartıkları yer olan '' hama humus ve rakkada 4 yıl askerlik yapmış yetim olan amcamı o topraklarda kayıp etmiş kan vermiştir .Bu günlerde Televizyon başinda yağlı keyifli klavye kabadayıları ellerinden geldikçe ayrıştırmaya yönelik yazılar yazıyorlar ve birilerini veya ''dini siyasi çıkar uğruna kullanarak rantınını devam ettirmek isteyenleri pof poflamaya çalışıyorlar.Tek sorun işsizlik Milli Gelirin Eşit Şekilde dağıtılmaması ve yıllardan bu tarafa Dini de kullanarak çıkar siyaseti yapmaktır

  • yorum2014-11-05 09:26:39Abdullah BARIŞ

    Algı yönetimi her zaman vardı. Ancak parelelciler sayesinde hem isim hem uygulama olarak daha çok farkına vardık. Yazınız için teşekkürler.

Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com