Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Ömer YILDIRIM

Ailenin önemi ve içinde bulunduğu tehlikeler


Ömer YILDIRIM
22 Nisan 2014 Salı 18:55

Bu zamanda bütün enerjimizi sarf edeceğimiz ve en çok tehlikede olan kurumumuz AİLE’dir!

Aile toplumun temel taşı olduğu gibi devletlerinde temeli oluşturan ve ayakta tutan bir fabrikadır. Toplumlarda aile ne zaman bozulmuş ve evlilik kurumu aşınmış ise o toplumda ahlak ve kültür değerleri de yok olmuştur. 

Yıllarca batı toplumunu eleştiren ve İslam’ın aile üzerinde ne kadar hassas durduğunu söyleyen Asya toplumları da bu tehlikelerle maalesef karşı karşıyadırlar!

Özellikle ben bu yazımda Urfa da ve bölgemizde ailelerde görülen sıkıntıları yazmak istiyorum. Bizim bu sıkıntıların tabiî ki birçok nedeni olabilir ancak bu konularda hassas olmamız sanıyorum sorunu çözmede yardımcı olacaktır.

Aileleri etkileyen faktörler nelerdir;

Ailelerdeki huzursuzluklar,

Çevrenin aile üzerindeki etkileri,

Ailelerin yeni evliler üzerindeki baskıları,

Televizyon, bilgisayar ve diğer medya kuruluşlarının etkisi,

Eski yaşam şartları ve anlayışlar ile yenilerinin etkileşimi,

Gibi sebeplerden dolayı ailelerde büyük bir çözülme ve bozulma meydana gelmektedir.

 

Aileleri bir arada tutmak için çok ciddi çalışmalar yapılması gerekirken doğudaki insanlarımız maalesef sorunları bastırmakta ancak sorunları çocuklara yansımakta veya kendi psikolojik durumlarını bozmaktadır.

Yapılması gereken bu sorunları gerekli kurumlar veya gönüllü kuruluşlar tarafından bir an önce fark edilmesi ve hal yoluna gidilmesidir.

Artık evin erkeği şunu fark etmeli ki bayanlarımız yukarda saydığım etkileyici faktörlerden dolayı artık daha fazla şey istemekte ve birçok şeyinde farkındırlar bu istekler çoğu zaman direk söylenmese de farklı şekillerde yansıtılmaktadır. İslami kesimde öne çıkmış birçok bayan, programlarda ve dizilerde kadınlara yönelik birçok konuşma bizim bayanlarımızı etkilemektedir.  Bunun yolu erkeklerimizin kendi bakış açılarını biraz daha yumuşatıp olaylara daha geniş bir çerçeveden bakmasıdır. Biz zamanında önlem almasak hem ailelerimiz zarar görecek hem de mecburen şartlar bizim bu bakış açımızı yumuşatacaktır!

Erkeklerimizde yine çevreden ve medyanın etkisiyle, özelliklede çevredeki cazibelerden çok etkilendiklerini ve bunları kendi ailelerine de çoğu zaman dolaylı yansıttıklarını belirtmek gerekir.

Genel olarak hem erkek hem bayan karşılıklı empati yaparak etkisinde kaldıkları şartları düşünerek hareket etmeleri ve birbirini anlayarak sorunları çözmeye çalışmaları gerekmektedir. Bende farkındayım bu sorunları çözmek çoğu zaman konuşulduğu kadar kolay değil ama sanıyorum aklı selim, empati ve öz eleştiri ile karşılıklı oturulup konuşulursa daha kolay çözüleceğini düşünüyorum.

 

Doğuda bayanlarımız çoğu zaman okumamış ve az okumuş, erkeklerimiz ise az okumuş ve çoğu zamanını işte geçirmelerinden dolayı çocuklarımız maalesef başı boş kalmakta ve sokak eğitimi ile büyümektedirler.

Bizim bölgemizde somut olmasa da soyut bir aile parçalanmışlığı bulunmaktadır!

Biz çoğu zaman karın doyurma ile ailenin yetiştiğini düşünmekte onun ekmekten önce eğitim, sağlık ve iyi bir çevre ihtiyacının olduğunun farkında değiliz.

Aileler arasındaki kavgaların çocukların psikolojisini bozduğunu onların hayattaki bakış açılarını olumsuz etkilediklerinin farkında değiliz. Burada bir parantez açarak ‘‘ Çocuklar duymasın dizisinde anne-baba tartışacağı zaman birbirlerini mutfağa davet ediyorlardı, çocukların yanında kesinlikle tartışmamaya çalışıyorlardı!’’  bence bu örnekten alınacak çok dersler vardır. Ailelerde anne-baba arasında bazen tartışmaların olması doğal olmakla birlikte bunun çocuklara yansıtılması ve onların yanında yapılması kesinlikle çok tehlikeli ve zararlıdır!

Yine aileyi bir arada tutmanın ve eğitmenin en önemli yollarından biride onlarla her akşam yarım saat kitap okumak ve kesinlikle haftada bir istişare (fikir alışverişi) yapmaktır.

 

Çocuğun eğitimi konusunda Hz. Ali'nin şu sözü zikredilmektedir: "Evlâdınızı bulunduğunuz zamandan başka bir zaman için talim ve terbiye ediniz. Çünkü onlar sizin zamanınızdan başka bir zaman için halk olunmuşlardır. Çocuğun terbiyesinde sakın kusur gösterme; zira o, senin zamanından başka bir zaman için yaratılmıştır."

Yine Bediüzzaman da, temel dini eğitimin çocuklara küçük yaşta verilmesinin önemine dikkat çekerek, bunun yapılmaması durumunda ortaya çıkacak olumsuz sonuçlar üzerinde durmuştur.

"Bir çocuk, küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i imanî alamazsa, sonra pek zor ve müşkül bir tarzda İslâmiyet ve imanın erkânlarını ruhuna alabilir. Âdetâ gayr-ı müslim birisinin İslâmiyet'i kabul etmek derecesinde zor oluyor, yabani düşer. Bilhassa, peder ve validesini dindar görmezse ve yalnız dünyevî fenlerle zihni terbiye olsa, daha ziyade yabanilik verir. O halde o çocuk, dünyada peder ve validesine hürmet yerinde istiskal edip çabuk ölmelerini arzu ile onlara bir nevi belâ olur. Âhirette de onlara şefaatçi değil, belki dâvâcı olur: 'Neden imanımı terbiye-i İslâmiye ile kurtarmadınız?'

 

Çocuklarımızın iman, iffet ve itaate sadece çocukların Allaha karşı değil, ailesine kendisine ve milletine karşıda çok fazla zararları olmaktadır. İşte hastaneler, hapishaneler de bulunan insanların çoğu gençlik dönemlerinde yaptıkları hatalar yüzünden onların sıkıntılarını yaşamaktadırlar. Bunun önleyici kurumları ise aile ve eğitim kurumlarımızdır. Bu konuda daha hassas ve gayretli olmak zorundadırlar.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com