Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Ömer YILDIRIM

Ah Davam!...


Ömer YILDIRIM
22 Nisan 2014 Salı 18:55

Dava, uğrunda ölümü göze alabilme sözüdür. Mukaddes emanet, cana yoldaş olmaktır. Aşk şarabından doya doya içmek ve kendinden geçmektir. Sakilerden şarabı alıp yola çıkmak ve yolda kana kana içmektir. Sevda yolunda canını, malını, hayatını, enerjini feda etmektir. Buram buram Nebi kokan bir ırmak. Her devirde sevenlerini kendine âşık eden, kendi yolunda süründürerek, yürüyerek, koşarak gelenlerin olduğu bir mesaj. Devir geçtikçe tazelenen, gençleşen hayat kaynağı olan bir kaynak. Sevenlerin gün gittikçe artığı, gül gibi kırmızı taze kan veren bir sevda türküdür.

 Dua eden, yana yana yalvaran yakaran, ümmeti için her an dua dua inleyen, sesini tüm kainata duyurmaya çalışan, gece eşinden izin alarak en çok aşık olduğu aşkına yalvaran, davasında emin olan, bir anneden daha şefkatli olan, bir yiğitten daha kahraman olan, savaşta herkesin arkasına sığındığı, istişarenin hakkını veren, bütün sahabelerin öne çıkan özelliklerin kendisinde tümüyle mükemmelce cem ettiği, bazen kendisine ‘'sağ eline güneşi, sol eline güneşi koyalım dediği'' ancak bir an olsun düşünmeden bütün malu-mülkü reddettiği bir Rehberi Azim'in arkasından gitmektir dava adamı.

Koşturan insanların yorulma yerine canlandığı, aşk-u şevk aldığı bir emaneti taşıma duygusuyla hayat bulduğu, şehit kanıyla sulandığı, sulandıkça destanlaşan bir kameti devasanın dal budak saldığı nurani bir şehrani…

Bazen gece yürüyüşü yaparak, bazen bir toplumda bulunarak, bazen tefekkür dallarında yürüyerek, bazen Kuran'ın bir dalına tutunarak adımların atıldığı, bazen de sevda türküleriyle, ezgileriyle, marşları ile yoğrulan duygu akımlarının en coşkun seline dokunduğu bir cananı sohbette bulunma halidir.

İman burcunda yol almada etrafa koşma anıdır. Can hıraş bir titreme ile acaba birileri ya cehenneme giderse korkusuyla kalbin durur gibi olmasıdır. Geceleri aydınlık, gündüzleri sevdaya adanan ruhlarla olmak ve dünyanın kirli bulaşıcı cenderesinden kalbi uzak tutmaktır.

Fedakârlık davanın olmasa olmazıdır. Bazen fedakârlıkta öyle bir ileri gitmektir ki; ‘‘Ya Rab, vücudumu o kadar büyük yap ki, cehennemi ben doldurayım ve oraya başka kulun girmesin'' diyebilmektir. Başka bir dönemde "Gözümde ne cennet sevdası ne cehennem korkusu var. Milletimin imanını selamette görürsem cehenneme girmeye dahi razıyım. Vücudum yansa da gönlüm gül, gülistan olur" derler gürleyerek. Bir başka devirde başka bir yiğit yol alır dava yolunda "Karşımda bir yangın var. İçinde evladım tutuşmuş yanıyor. Var gücümle bu yangını söndürmeye koşarken birileri tökezletmek için bana çelme atmış... Ne ehemmiyeti var. Bu büyük yangın karşısında bu basit hadiseyle uğraşmaya değer mi?"  diyebilmektir.

Maddeye tutsak olmayan, manaya kapalı kalmayan ruhların hakiki meydanıdır. Ortak akılla rahat alınan yol, istişareden ve içtihattan nasipli hareket, adanmışlık ruhu ile kaim haldir dava. O yolun yolcusunun hiçbir zaman dünyevi ve uhrevi kaygısı olamaz, korkudan nasip almaz, endişe ve tereddüt yaşamaz.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com