Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Ömer YILDIRIM

28 Şubat Soğuğu


Ömer YILDIRIM
5 Mart 2012 Pazartesi 18:45
28 Şubat aslında devam eden bir zulmün son kertelerinden biriydi. Şubatların ağabeyleri, kardeşleri çoktu. Ama diğerlerinden farkı postmodern olmasıdır. Aslında beklenen bir durumdur da. Türkiye’nin tarihine bakarsanız her 20-30 senede bir darbe ile güç tazelenmiş ve yeni duruma insanlar uyum sağlamadan,  taşlar yerine oturmadan yeniden darbelerin zemini hazırlanmış ve yeniden yeni güçler ortaya çıkmıştır.Her darbeden sonra veya öncesinde çok çalışan demokratik hükümetler oluşmuş ancak tarih ve zulüm unutulunca yeniden bozulmalar olmuştur.
 
Meşhur bir söz vardır ‘‘Tarih tekerrürden ibarettir’’. Evet maalesef şimdiye kadar hep aynı senaryo ve aynı şeyler yaşanmış taraflar açısında. Şahsen bu sefer azda olsa daha umutluyum, dindar kesim daha bilinçli durumda ama bu seferde kendi hegomanyalarını koruma adına yeni bir baskı ve çatışma durumu ortaya çıkma ihtimali var.
 
28 Şubat en çok Radikal grupları ve sistem gibi düşünmeyen gruplara zarar verdi, bu süreçte yüz binlerce insan mağdur, mazlum ve şehit oldu (Zehra Vakfı Başkanı İzzettin Yıldırım gibi). Tabii bu süreç içinde en az zararla kurtulmak isteyen ve sürece bir şekilde yardımcı olan veya ses çıkarmayan onlarca grupta çok az zararla kurtuldu ve şimdilerde de zaten güçlerine güç katmış durumdalar. Ama zararsız atlatan hem İslami kesimden hem de farklı düşünceden insanlar oldu, hepsi bir şekilde zarar gördü.
 
Bediüzzaman’ın çok güzel bir sözü var diyor ‘‘ Her gecenin bir sabahı, her kışın bir yazı var’’ gerçekten şimdilerde yaşananlar da kışın sonunda yaşanan baharı bize göstermektedir.
 
28 Şubat’ an sonra çok şeyler değişmekti, radikal düşünce tarzı zayıfladı, ılımlı ve demokratik düşünce tarzı ön plana çıktı. Ayrıca İslamcılıktan, dindarlığa bir geçiş yaşandı. Artık insanlar dış görünüşü ile İslam’ı yaşama, gösterme yerine, içten ve daha yüzeysel yaşamayı seçti.
Radikal söylemler yerine ılımlı bir dil kullanılmaya başlandı. Önemli bir nokta olarak dindar kesim devletçi bir zihniyet yapısını kabul edip, milliyetçi-devletçi-dindar üçlemesi ile kendini meşrulaştırma yoluna gitti. Bu değişim dindarlar için büyük bir handikap oldu eskide eleştirdikleri birçok şeyi kendileri benimsemeye ve yapmaya başladılar.
 
Kendileri, başkalarını şikâyet ederken, sonrada aynı argümanları ve aynı hareketleri yapanları çocukça düşünce yapısına sahip olduklarını düşünüyorum. Daha önce mağdur olmayı şikâyet edenler şimdilerde aynısı yapıyorlarsa ben bu noktada samimiyeti ve dini anlayışlarını sorgulamak zorundayız.
 
Yeni postmodern (Demokratik sivil ) darbeler yaşanmaması dileklerimle.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com