Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

16-18 Mart


19 Mart 2012 Pazartesi 12:49
15 Martta başladı aslında; hem tv'de hem de sosyal medyada Halepçe anmaları ’’Unutmayacağız! Unutturmayacağız, tarihin utancı’’ gibi vicdani bazen de duygusal tepkiler. Ama beni en çok etkileyen Halepçe’ ye atılan nükleer nitelikli bombanın elma kokusu yayması o güzel kokuyla zehirlenmesiydi! Koku şiddetlendikçe nefesler kesiliyor, ciğerler yanıyor, deriler morarıp büzüşüyor, kokunun geldiği taraftan dönüp eve doğru koşarken yolda düşüp ölenler, kendini suya atıpta suyla yananlar ‘’ Zekice planlanmış bir katliamdı… En çokta çocuklar öldü. Tıpkı diğer katliamlarda ki gibi, yıllar sonra ülkelerine demokrasi getirecek olan o uzak memlekette ki adamlar, kendi memleketler ki o diktatöre hediye etmişlerdi bu elma kokulu zehri Hani çocukken okuduğumuz masalda kötü kalpli cadının pamuk prensesten kurtulmak için masal da kötü kalpli cadının pamuk prensesten kurtulmak için zehirli elma vermesi gibi kokuyu içlerine çektiler ve öldüler…
 Sadece Halepçe değildi üzüntümüz Suriye’de ki zulmü Dünya’ya göstermeye giden iki cesur gazeteci kayıp. Âdem Özköse ve Hamit Coşkun Suriye’nin çocukları ölümün kokusunu buram buram alıyorlardı 1 senedir. Hepimiz ümit ve dua ile bekliyoruz 10 gündür. İşin acı yanı ne biliyor musunuz  1 sadece izleyen kesimin Adem Özköse ve Hamit Coşkun  olayından sonra Esad’a nefret kusmaya başladı ‘’ Özgür Suriye!! ‘’ naraları atması. Kuyruk acısı olması mı gerekiyordu zulmü görmek için oysaki hepimiz kardeştik en önemlisi de insandık…
Pazar günü İstanbul, Ankara gibi birçok ilde Suriye direnişinin 1. Yıldönümü ile gazetecilerin bırakılması için mitingler yapıldı sayı azdı ama ses birdi yürekler birdi!
18 Mart ayrıca nevrozun erken kutlandığı gündü 3 gün erken 3 gün geç fark etmez ancak önemli olan bu günün amacına uygun; kardeşlik, dostluk, barış çerçevesi içinde kutlanılmasıydı ama ’’provokasyon servis ‘’ görevini layığı ile yerine getirdi yine pes!
Diyarbakır’ da ‘’ Eş başkan Selahattin Demirtaş’a suikast düzenlenecek’’ diyerek nevroz ateşini fitillediler sonrası malum. İstanbul’ da da Kazlı çeşme meydanı zaten ayrı bir savaş alanı.
Bu hareketler nevrozun efsanevi mimarı demirci Kawa’ nın kemiklerini sızlatıyordur!!! Ama her şeye rağmen nevroz piroz be!!!
Selam ve Dua ile
 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com