banner2

Tan Urfa'da referandum kararını açıkladı

 

Şanlıurfa’da halk toplantısında konuşan DTK Eş Genel Başkanı Leyla Güven referandumda katliamlara, tecride ve diktatörlüğe ‘Hayır’ diyeceklerini söyledi.

 

Anayasa değişikliğine ilişkin referandum sürecinde HDP ve DBP’nin başlattığı halk buluşmaları devam ediyor. 16 Nisan tarihinde yapılacak olan referanduma neden ‘Hayır’ diyeceklerini halka anlatan partililerin bugün ki programına HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, DTK Eş Genel Başkanı Leyla Güven, DBP Eş Genel Başkanı Salih Yıldız, HDP Meclis Üyesi Ziya Çalışkan, HDP, DBP yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. HDP İlçe binasında gerçekleştirilen etkinlik demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için saygı duruşu ile başladı.

‘AĞALIKTIR, DİKTATÖRLÜKTÜR, PADİŞAHLIKTIR’

 

Başkanlık sisteminin dünyada örneklerini olduğunu söyleyen Tan, Türkiye’de getirilmek istenilen başkanlık sistemi ile diğer ülkelerdeki sistemin çok farklı olduğunu söyledi. Dünyanın demokratik ülkelerinin 3’te 1’inde başkanlık isteminin olduğunu vurgulayan Tan, “Aslında başkanlık sistemi dünyanın bir çok ülkesinde var. Ancak mesele başkanlık sistemi değil, başkanlığında kuralları var. Sınırlı yetkileri var. Bakın, Amerika başkanlık sisteminden bahsettik, nasıldır bu sistem valiyi de emniyeti de sen seçiyorsun. Bunlara halk karar veriyor, o eyaletin meclisi karar veriyor. Meclis kabul etmezse kimse kimseyi tayin edemez. Ancak Türkiye’deki başkanlık sistemi nedir? Bir bakalım. Burada ki kanuna göre ‘rektörü, valiyi, kaymakamı ben atarım, istediğim şirkete istediğim fonu veririm’ bu yetki padişahlıkta bile yok. Bu yetki Sultan Abdulhamit’te yoktu. Türkiye’deki başkanlık sistemi ile birlikte getirilecek olan yetkiler bir kişiye verilemez. Bu hiç bir ülkede böyle değil. Bu ağalıktır, diktatörlüktür, padişahlıktır” dedi.

‘ÖNCE İÇ BARIŞIN SAĞLANMASI LAZIM’

 

Sorunun başkanlık sistemi olmadığını ifade eden Tan, “Anlaşılmalıdır artık mesele başkanlık meselesi değil, ben hükümete seslenmek istiyorum malum bizi çok iyi dinliyorlar. Bu yol yol değil. Bakın Türkiye’nin iç ve dış siyasetinin önünü tıkayan Kürt meselesidir. Önce iç barışın sağlanması lazım. Türkiye bu iç barışı sağlayamadığı ve Kürt meselesini çözmediği sürece karın ağrısı devam edecek. Her gün bir ülkeye yalvaracak” ifadesini kullandı.

‘DİKTATÖRLÜĞE, KATLİAMLARA, TECRİDE HAYIR DİYECEĞİZ’

 

Tan’dan sonra konuşan DTK Eş Genel Başkanı Leyla Güven’de, Kürdistan topraklarının dört parçaya bölünerek her parçada ki Kürdün asimile edilmesi için büyük bir çaba harcandığını ifade etti. Güven, ” Öncelikle tüm baskı, zulüm ve engellemelere karşı zulme boyun eğmeyerek toplantıya katılan herkese teşekkür ediyorum. Bizler yıllardır Kürdistan topraklarında baskı ve zulüm politikaları ile karşı karşıyayız. Bu şimdinin değil, yüzyılların politikasıdır. Geçmişte Kürdistan topraklarını dört parçaya bölerek Kürtleri yok etmeye çalıştılar ama başaramadılar. Ardından Dersim’de yaşandığı gibi katliamlarla bizi asimile etmek istediler. Bu katliamcı politikalarla bizi yok edebileceklerini, dilimizi, kültürümüzü unutabileceğimizi düşündüler. Fakat başarılı olamadılar. Biz dilimizi de kültürümüzü de unutmadık. Tekrar bir bütün olmak için de mücadele ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Ortadoğu ve Kürdistan’da önemli gelişmelerin yaşandığı bu süreçte kimse halkımızdan geri durmasını bekleyemez. Gerek ulusal birlik çalışmalarımızı gerek Bakur Kürdistan’ındaki çalışmalarımızı devam ettireceğiz” dedi.

16 Nisan’da yapılması öngörülen referanduma ilişkin şunları söyleyen Güven, “Başkanlık sistemi olarak ifade edilen tek adamcılık diktatörlük sistemidir. Biz Kürtler, demokratik bir coğrafyada birlik içinde yaşamak isteyenler; bu referandumda Cizre, Ankara, Suruç için ‘hayır’ diyeceğiz. ‘Hayır’ diyerek Kürdistan ve Türkiye halkları üzerindeki, kadınlar, işçiler, emekçiler, gazeteciler üzerindeki baskıyı kaldıracağız”ifadesini kullandı. RUHAAJANS

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4

banner3