Ömrünü Nasıl Harcadın Müslüman?

20 Temmuz 2016 Çarşamba 09:57


Gerçek bir Müslüman boş yere hiç vaktini harcamamalı, nefsine uyup saçma sapan filmlerle, dizilerle, magazinlerle programlarla tamamen insanın ömrünü heba eden ömür törpüsü ile bir daha ele geçmeyecek kıymetli zamanını heba edip, müsrifçe harcayıp eyvah diyeceği günlere koşmamalı.
Gerçek bir Müslüman “moda” adı altında zülmani gelişmeleri, takip edip kişiliğe insanlığa uymayan, bırakın giymeyi bakarken hicap duyduğumuz giysi denilemeyecek kesip biçerken, gayet cimri davranılan hiç bir şeyi kullanmamalıyız. Kılık kıyafetlerimize özen göstermeli ve daima temiz tutmalıyız.
Müslüman hanımlar göz boyamak dikkat çekmek için vücut hatlarını belli eden şeytani tesettüre giremezler girmemeliler. Bayanların vücut hatlarını belli eden giysileri, giymemeleri Allah tarafından emredilmiştir. Sadece yüzleri, elleri ve ayakları görülebilir. Yüzü örten peçe takmak dahi doğru değildir.
Evinden dışarıya toplumun içine çıkan hanımlar Allahın emrettiği biçimde kıyafetlerine dikkat etmeli özen göstermeliler. Bedeni teşhir eden kıyafet denilmeyecek elbise diye sattıklarını kesinlikle uzak durmaları ve asla kullanmamalılar.

Hanımlar kendilerine mahrem olan erkeklerin bulunduğu bir mekânda yüksek sesle gülüp kahkaha atmamaları onlar ile imalı konuşmamalı el kol Gül buna benzer hallerle işaretleşmemeli. Teknolojiyi kullanırken yüzünü asla saklamamalı kendi yüzünden hariç manken yüzleri, gözleri kullanıp içinin zülmani düşüncesini Müslümanlık adı altında göstermemeli, Allahın sadırları yani kalpleri çok iyi bildiğini kesinlikle akıldan çıkarmamalı özellikle yüz çehre asla örtülmemelidir. Yüz kimliktir.
Birbirlerine namahrem olan insanların sanal ortam dediğin güruhta görüşmeleri uygun değildir.
Eve gelen misafirleri güler yüzle “Hoş geldiniz, safa getirdiniz” diyerek samimi bir şekilde karşılayıp ağırlayıp, uğurlamalıyız.

Büyüklerimizin veya misafirlerimizin yanında onlar ile karşılıklı sohbet etmek yerine kendi âlemimize çekilip telefonla, bilgisayarla buna benzer başka bir işle meşgul olmamalıyız. Ailemizin de bu yöndeki davranışlarına tutumlarına engel olmalıyız ki her birimizin asli vazifelerini yaptırmayan zaman'ımızı yok eden kutucukların içine girip Allahın bizim için bahşettiği eş, evlat ve sevdiklerimizle geçirmemiz gereken Zaman'ı heba etmemeliyiz.
Övgü alma, şımartılma, bencillik, ukalalık, cehalet, cimrilik, kin ve nefret, haset, şehvet gibi içimizi kemiren bizi ateşe götüren hastalıklardan muhakkak Allah’ı zikrederek bu kötü huylardan kurtulmaya çalışmalıyız. Karşımızdaki insanlara parası, malı mülkü veya başka çekicilikleri için değil dünyalıklar için değil, Allah için eşit değer verebilmeli ve o yönde tavrımızı halimizi sergileyip gösterebilmeliyiz.

Haftada en az bir defa muhakkak Allah rızası için banyo yapmalıyız. İnsanların bulunduğu ortamlarda topluluklarda toplu taşımalarda camilerde kötü kokmamalıyız. Elbiselerimizi mümkün mertebe sık değiştirip güzel kokular sürünmeli ve kullanmalıyız. Bilhassa ter, sigara, soğan, sarımsak gibi kokulu yiyecek tükettiysek çok dikkat etmeliyiz. Başkalarına rahatsızlık vermek öncelikle kendimize büyük saygısızlık olur. Güvenilir olmalıyız, er dediğin insan dediğin sözüyle bağlanır sözüyle kişilik kazanır. Sırlara sahip çıkmalıyız, ketum olmalıyız. Hiç kimseye ihanet etmemeliyiz sevgi kalıbında yalan varsa sana en güzel cevabı ihaneti verir. Emanetleri ehline teslim etmeliyiz. Beğenmediğimiz kişiler hakkında onlara zarar verecek, kovacak, taraftar toplayacak ve küçük düşürecek eylemlerden iftiralardan çok sakınmalıyız bilmeliyiz ki bu yaptığımızın bin beterini en kısa zamanda hak bize yaşatırda eyvah demenin faydasını göremeyiz. Yemekten önce ve sonra ellerimizi yüzümüzü yıkamalıyız mümkün mertebe abdestli gezmeliyiz. Yemek duası ile yemeğe başlamalı yemek duasıyla bitirmeliyiz. Aç gözlülük, tahammülsüzlük Kötü alışkanlıklardan mümkün mertebe uzak durmalıyız. Düşünmeden konuşmamalıyız önce susmak dinlemek hayat düsturumuz olmalı.

Gerçek hak bir Müslüman takva sahibi olup kalbinden, elinden, belinden, dilinden emin olunan kimsedir.
Devletimizin malını, mülkünü, parasını yemek, hak etmediğimiz yere maaş veya yardım almak, devletimizin imkânlarından Hakkı'mız olmadan faydalanmak, vakıf, dernek malı geliri yemek, yardım örtüsü adı altında nefsine pay çıkartıp kendince bu gelirden hisse almak, aldırmak, göz yummak, mahal vermek çalmak, dolandırmak, aldatmak buna benzer vicdanların kabul edemediği hareketlerde bulunmak, tüm yapılması hiç bir şekilde kabullenilmeyecek İslam’ın kesinlikle haram kıldığı ve hiçbir doğru Müslüman’ın yapamayacağı hususlardır.
Bu tarz işlere bulaşanlar, yapanlar, yaptırtanlar sadece kendilerini aldatmaktadırlar. Gerçek bir Müslüman asla bu tarz davranışlar da bulunamazlar. Bir yerden herhangi bir haber alınca doğru olup olmadığını detay ve ayrıntılı bir şekilde araştırmadan konu hakkında karar vermemeliyiz. Bilmediğimiz dini konuları diyanetçilere, ilahiyatçılara, namaz vaiz memurlarına, yetkisiz tarikat ve cemaatlere değil, kalbi her saniye Allah’ı zikrederek ehli zikir olan Hak mürşide veya hacet namazı kılarak Allahü Teâlâ’ya danışmalıyız. - 21-ENBİYÂ / 7: Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, Zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun. 16-NAHL / 43: Ve Biz, senden önce, kendilerine vahyettiğimiz ricalden (erkeklerden) başkasını (resûl olarak) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o takdirde Zikir ehline (daimi zikir sahiplerine) sorun!

İnsanlara karşı asla ve asla ön yargılı bir şekilde bakmamalıyız. Bir konuyu objektif tarafsız bir şekilde araştırıp incelemeden gözümüzle görmeden o konu hakkında yorum yapmamalıyız… Bilmediklerimize “Bilmiyorum” diyebilmeliyiz… Bilirmiş gibi yapmamalıyız yalan yanlış bilgilerle hem kendimizi hem bize itibar edenlerin iki âlemini mahvetmemeliyiz. Ayette dediği gibi Allah bize şah damarınızdan daha yakın. Doğru tektir sadece Allah'ın sözüdür 50 - KAF / 16: Ve Andolsun ki insanı Biz yarattık. Ve nefsinin ona ne vesveseler vereceğini biliriz ve Biz, ona şah damarından daha yakınız. Kutsal değerlerimize, ecdadımıza, ümmete, vatana, millete zarar vermek isteyenlere asla göz açtırmamalıyız göz yummamalıyız. Her daim şuurlu, dikkatli ve uyanık olmalıyız. Rehavetlere kasvetlere kapılıp yozlaşmaya veya zaman tuzağına asla yenik düşmemeliyiz. Ve dilimiz her daim dudaklarımız kapalı Allah” zikriyle meşgul olurken, fizik bedenimizle de dünya maişeti rızkımız için çok çalışmalıyız… Her iki cihan içinde çok gayret etmeli ve Allah’ın olmazsa olmaz derecedeki öncelikli Kur’an'da bildirdiği emirlerini yerine getirebilmeliyiz.

Allah’ın, resulüne, devrin imamına (Zamanın Halifesine),mürşidine ve diğer tüm insanlara karşıda daima samimi ve her daim dürüst olabilmeliyiz… Allahın resulü, devrin imamı, mürşid, vatan, millet sevgisi ve saygısı her daim yaşam biçimimiz olmalıdır. Evvela mutlak insan olabilmek, hayata gelmemizin sırlarını idrak edip mutluluğa, huzura, sevgiye erişebilmek için önce bizleri yaratan Allaha karşı takva sahibi bir kul olup, Hakk’a ve halka hizmet ederek insanların mutluluğu için çalışabilmek en büyük erdem ve davranış biçimimiz olmalıdır. Âlemlerin Rabbi olan Allahın en önemli emri olan (takvanın)yani hakiki imanın sahibi olabilmek için Rabbimizin bizlere emanet olarak üfürdüğü verdiği ruhumuzu yaşarken Allaha ulaştırmayı kalpten bir istekle, samimi olarak dilemek. Bu yönelişimizi Rabbimize ispat etmek bizi Allaha ulaştırmaya vesile olacaktır. Hak mürşidi hacet namazı ile arayıp tabi olmak, ruhumuzu, fizik bedenimizi, nefsimizi ve irademizi Allaha teslim ederek gerçek Müslüman vasıflarına sahip olarak, Salih bir kul olmak için tüm çabamızla bu hak yola canı gönülden baş koyabilmeliyiz… Aynı Hz. Muhammet Mustafa S.A.V efendimiz ve sahabesi gibi. Bu sözler önce kendi nefsime ve bu kardeşim ne diyor diye canı gönülden okuyup hayatına geçirmek isteyen tüm insanlaradır...


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.