banner2

Küreselleşmeyi sürekli duymaktayız. İletişim araçlarının gelişmesiyle dünya küçük bir köy halini almıştır. Rekabet bilgiyi elde etmek değil bilgiyi kullanabilmek ve pazarlamak için yapılmaktadır. Türkiye 24 Hazirana doğru yol alırken çok büyük dönemeçlerden geçmiştir. Bu dönemeçleri uyanış, diriliş ve büyük yükseliş olarak isimlendirebiliriz.

Bu necip millet kendi medeniyetimizin ruh dünyasına girmeden ve kodlarımıza tekrar elde etmeden o kutlu yükselişin olmayacağını bilmektedir. Ve bunun için var gücüyle çalışmaktadır. Özellikle eğitimimizde milli ve manevi içerikli derslerin çoğalması bunun önemli bir göstergesidir. Ayrıca STK’ların yaptığı çalışmalarda önemli yer tutmaktadır.Diğer taraftantoplumları avucu içine alabilen en önemli etken olan maddi bağımsızlığı elde etmeliyiz. Çünkü maddi bağımsızlık olmadan tam bağımsızlık olmayacağı kesin ve kat’idir. Dolayısıyla maddi terakkimiz arttıkça batılı sömürgeci emperyalist devletler saldırıyorlar. Bu saldırı gün be gün çeşitlilik arz ederek artarak devam etmektedir. Biz biliyoruz ki Dünyanın kaymağını yiyen birkaç milyon elit monşerdir. Bunlar kendi çıkarları için her şeyi mubah gören nasipsizlerdir.Bunların dünyanın her tarafında kan ve gözyaşıyla beslendikleri herkesçe bilinmektedir. Onlar hiçbir zaman durmayacak.“Bizde durmayacağız.”Bu güruhun elindeki en büyük araç ise IMF’dir. Türkiye 1947’den sonra hazine altınla dolu ve hiç ihtiyaç yokken IMF’ye zorla borçlandırıldı. Bu kurum içinJoseph Stiglitz“Hastaları birer birer öldüren doktor” benzetmesi yapmıştır. Yani IMF kurulduğu günden bu yana hangi ülkeye bulaşmışsa o ülke batmıştır. Sömürgeciliğin modern adı IMF’dir. Çalışma sistemi ise şöyledir; dışarıya hiçbir mal satma, ama dışarıdan her şeyi al. Üstelik gümrük duvarlarını da kaldırınca da Neyle alacaksın? Nasıl alacaksın? Ancak içeriden borç alacaksın, o bitince IMF dışarıdan sana borç verecek. “Yani seni düşündüğü için sana borç verecek!!!” Tabi faiziyle veriyor. Dışarıyla ihracatın olmadığı için dolarlar gelmeyecektir. Dolayısıyla borcunu ödeyebilmen için tekrar faizi faizle kapatman gerekecek. İşte böyle kör bir kuyuya seni atar. Aldığın para ile yatırım yapman mümkün olmaz. Çünkü kazancın ancak faizleri karşılayabilir. Eğer karşılayamazsa o zaman batarsın. Batınca ne mi olur? Gelir gırtlağına yapışırlar. Param yok dersin o zamanda her şeyine haciz koyarlar önce, sonra ümüğünü sıkarlar. Elinde sıcak paran olmadığı için faizin faizini biraz erteleyeceğim dersin. O zamanIMF senin anayasanı değiştirir, topraklarını ve stratejik kuruluşlarını yabancılara hiç pahasına satar. Böylece tarımın ve sanayin yok olur. Bunların ayrıca uluslararası şirket ve bankaları vardır. Senin kuruluşlarını kelepir haline getirip bu banka ve şirketlerepeşkeş çekerler. İşte Türkiye IMF belasını bu ülkeden attığı günden bu yana hızlı büyümesini sürekli devam ettirmektedir. Şu seçim arafesinde yapılan kur oyunları da IMF’yi tekrar geri getirmek içindir. Ancak Türkiye’de bir uyanış bir diriliş çoktan başladı artık hiçbir güç bu dirilişi ve yükselişi durduramayacak. Çünkü sadece Allah’ın huzurunda baş eğen bir millet başka hiçbir şeyin huzurunda baş eğmeyecektir. Kenetlenen hiçbir topluma güçleri yetmeyecektir. İşte büyük Türkiye sevdalısı şu necip millet liderinin etrafında kenetlenmiştir. 15 Temmuz bunun en büyük delilidir.

Diğer önemli bir konu ise, bir toplumun uyanışı beyin göçü veren değil beyin göçü almasından anlaşılır. Son 10-15 senelik sürece baktığımızda da Türkiye’nin bilimdeki başarıları takdire şayandır. Bizim en birinci vazifemiz bilim üretip sonrasında da bütün insanların kardeşliğine dayanan bir küresel dünyada söz sahibi olup önemli rol oynayabilmektir. Buna inanıyorum ve müjdeler olsun diyorum. Dolayısıyla önümüzdeki 10-15 yıl içinde her alanda nitelikli insan kaynaklarının yetiştirilmesi elzemdir. Çünkü bilim, sanat, kültür, sanayi, medya ve siyaset gibi hangi alan da olursa olsun yetişmiş kalifiye elemanınız yoksa bu alanlarda mücadele etmeniz mümkün değildir. Hangi alanda zaafa uğrarsanız o alanda saldıracaklardır.  Son yıllarda savunma sanayini gelişmesi yetişmiş insan kaynaklarının etkisiyledir. Diğer taraftan bilimin, ilmin olmadığı yerde iç ve dış düşmanlar çeşitli ayak oyunlarıyla sizleri oyalarlar. Sadece başörtüsü hadisesi bile on yıllarca suni bir tartışma konusu yapıldı. Evet, beyinleri tefessüh etmiş içerdeki ve dışardaki güruh durmayacak belki, ancak bizlerde bir kere ayağa kalktık mı bir daha durmayacağımızı da iyi biliyorlar. Ve kıyamdayız millet olarak. Bu yükselişi bu şahlanışı durduramayacaklarını bildikleri için de her gün daha da hırçınlaşıyor ve kuduruyorlar. Dolayısıyla Türkiye’nin bugün kendi bölgesinde söz sahibi olması gösteriyor ki artık bütün dünyada söz sahibi olabilir/olacaktır İnşallah.

Bu necip millet imandan gelen ferasetiyle ve maddi kalkınmışlığın artmasıyla uyanışa geçti. Bu uyanış son yıllarda maddi ve manevi bir diriliş olarak kendini gösterdi. Öyle ki; içerdeki suni olaylar bitince dünyanın dört bir tarafındaki her türlü hadise bizimde gündemimizde yer tutmaya başladı. Artık dünyayı küresel bazda okuyup her türlü çalışmamızı o ölçekte yapmaktayız. Yani bu necip millet söz sahibi olmanın bilinci içinde özgüven patlaması yaşamaktadır. İnsanlar özgüvenleri düzeyinde yatırım yapar ve girişimlerde bulunabilirler. Bilim, inovasyon ve Ar-Ge ne kadar önemliyse sermaye de bir o kadar önemlidir. Hatta ikisi bir araya gelirse gerçek manada bir gelişimden söz edilebilir. Bu ikisinin bir yerde bulunması ise güvene bağlıdır. Bu güveni tesis eden Türkiye artık durdurulamayacak yükselişe geçmiştir. Artık dost ve düşman bilsin ki Vakit Türkiye Vaktidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Doğan 2 ay önce

İMF borçlanmayı 1950 yıllarda meraşal yardımı alan lider kimdi bir ara sağlı sollu asılan resimlerde vardı AKP nin işte aynı güruh şuan iktidarda

Avatar
Vatandas 2 ay önce

Ya olay imf ile sinirli bir olay degil ki. Turkiyenin bugun icinde bulundugu durum 2001 dekinden cik daha kotu ve umutsuz. Urfa gazetelerinde yazi yazip yalakalik yapmakla bir yere varilmaz, degerli bakanin dedigi gibi:"Çokta şeyimde değil"

banner4

banner3