banner2

Nilgün Müjdeci:Türkiye’de bir daha 28 Şubatlar olmayacak


ŞANLIURFA - Memur-Sen Şanlıurfa Şubesi Kadın Komisyon Başkanı Nilgün Müjdeci, ”28 Şubat Post Modern Darbesini” 20. yılında kınadı.Sendika binasında düzenlenen basın açıklamasını okuyan Müjdeci,28 Şubat’ın o MGK toplantısının toplantı tarihiyle anılsa da aslında 90’lı yılların başında başlayan ve 2000 yılının ilk çeyreğine kadar devam eden bir darbeler süreci olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

Müjdeci, milleti ve beklentilerini önemseyen siyasetin güçlenmesini irtica tehdidi olarak niteleyenlerin gerçekte vesayetlerinin ve buna dayalı paylaşım zeminlerinin yok olmasından, güçlerinin irtifa kaybetmesinden korktuklarını dile getirdi.

İnsanı ve onurunu yok sayan bir vesayet terörü estirildi

Nilgün Müjdeci, “Küstahça bir tavırla bin yıl süreceği deklare edilen 28 Şubat, küresel istikbarın yerli müstekbirleri tarafından gerçekleştirilmiş bir darbe olma yanında, çalışma hayatından ekonomiye, eğitimden medyaya, asker ve sivil bürokrasiden belediyelere, siyasetten meclise ve hatta hükümeti devirmeye varan geniş bir yelpazede hem dini değerleri hem de mütedeyyin insanları doğrudan hedef almıştır. Öyle ki bu amaçla insanı ve onurunu yok sayan bir vesayet terörü estirildi. Bütün ülkede vahşi bir toplum mühendisliğine girişildi.Siyasal zeminde var olan vesayetin, sosyolojik düzlemde de var edilmesi için üniformalı bir mimari çalışma yürütüldü. Vesayetlerinin keskinliğini göstermek için namaz kılandan oruç tutana, başörtüsüyle görev yapandan üniversiteye devam edene hemen herkes kamu hizmeti görmekte ya da almaktan men edildi. Yaptıklarının doğru olduğunu göstermek için ikna odaları kuracak kadar yoldan çıkan bu güruh ikna edemediklerinin haklarını imha etmeye yeltendi.Milletin parasıyla kurulan üniversiteler milletin başörtülü kızlarına turnikelerle yasaklandı. Yetmedi önce İmam Hatiplilerin üniversiteye gidiş yolu sonra da İmam Hatipler kapatıldı. Bütün bu dayatmalar, zorlamalar ve zulümler sadece kamu hizmetleriyle sınırlı kalmadı, vesayet treninin özel sektör vagonları da kendi mecralarında benzer zulümler yaşattı ve kendi alanlarıyla sınırlı bir av başlattı.Bu süreçte milyonlarca kişi “Batı Çalışma Grubu” tarafından fişlendi. Bu sayede fişleyen ve vesayete boyun eğmeyenleri dışlayan bir devlet pratiği hakim kılındı. Kişiler ve sermaye grupları yanında mütedeyyin kişilerin yoğunlaştığı sivil toplum kuruluşlarına da jandarma ve polis eliyle operasyonlar düzenlendi, yalan bilgiler, sahte belgelerle ve her yanı vesayet kokan manşet haberlerle bu kuruluşların müntesipleri baskı altına alındı, hukuki varlıkları sonlandırıldı. Daha da vahimi bu insanlar brifingli yargı mensupları tarafından hukuksuz bir şekilde hapse atıldı. Bu yolla toplumun bütününe yönelik bir korku atmosferi oluşturuldu. Milli Medya büyük bir baskı altına alındı. Anadolu sermayesine, “Ya vesayete boyun eğeceksin ya vesayete kurban gideceksin!” tehdidiyle cumhuriyet tarihinin en büyük sermaye kıyımı gerçekleştirildi” diye konuştu.

Referandumda evet diyeceğiz

Memur-Sen Şanlıurfa Şubesi Kadın Komisyon Başkanı Nilgün Müjdeci,şöyle konuştu: “Milletimizin bu bilinci yüklenmesinde ve gereğini yerine getirmesinde siyasi öncülerin etkisinin anılması ve unutulmaması vefa gereğidir. Bu çerçevede 28 Şubat darbecilerinin doğrudan hedef aldığı 54. Hükümetin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın hiç şüphesiz özel bir yeri var. O milletinin ifadesiyle “Savunan Adam” kimliği ile 28 Şubat’ın darbe ikliminde milleti adına çalışmaktan, milleti için yönetmekten ve bu kadim coğrafyanın öncü devleti olan Türkiye’yi iç çatışmadan koruma refleksinden hiç vazgeçmedi. İçeride güçlü, medeniyet coğrafyasıyla iş birliği içerisinde küresel sömürü sistemine karşı direnç geliştiren Türkiye idealiyle siyaset yapmaya, herkesi kucaklamaya, inandığını söylemeye ve yaşamaya devam etti. Bu noktada millet iradesinin hâkim olmasında ve inkıtaa uğratılmamasında büyük emeği olan Necmettin Erbakan hocamızı saygı ve minnetle yâd ediyor, yüce Allah’tan onun için rahmet diliyoruz.Bir daha bu ülkede 28 Şubatlar olmayacak. Çünkü bu millet artık iradesine sahip çıkma noktasında rüştünü ispat etmiştir. Bu bağlamda, darbe üreten sistemin ve darbeci düşüncenin bütün tortularıyla ortadan kalkması için 16 Nisan’da yapılacak anayasa değişikliği referandumu yepyeni bir imkândır.Memur-Sen olarak, Millet ve Emek İçin “EVET” diyeceğimizi ilan ettiğimiz referandumun milletten onay almasıyla kurulacak yeni Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile darbe üreten bürokratik oligarşi ve vesayet sistemi tümüyle ortadan kalkacak, milletin dirayeti ve etkili karar alma mekanizmalarıyla darbe niyeti niyet edenlerin kursağında kalacaktır.”
(RUHA AJANS)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4

banner3