banner2

ŞANLIURFA ŞEYH MES’ÛD TEKKESİ


 Anadolu’ya gelen dervişler değişik mezhep ve tarîkatlara mensup idiler. Özellikle XI. yüzyıldan itibaren Anadolu’da yaşanan gelişmelerin, sosyo-kültürel ve dinî çeşitlilik, sosyo-ekonomik ve siyasî istikrarsızlık gibi unsurların bu dinî grupların faaliyetlerini kolaylaştırdığı söylenebilir. Bilhassa Anadolu’nun kırsalında yaşayanlar tasavvuf akımlarına mensup şeyh ve dervişlere ve onların sosyal kurumları olan Tekke /zâviyelerine büyük ilgi gösteriyorlardı.2 Bu minval üzere Yesevîlik tasavvuf anlayışının Anadolu’ya yayılış sürecine baktığımızda, Anadolu’nun birçok bölgesine Yesevî tarîkatının öğretilerini yaymaya çalışan Yesevî halife ve dervişleri görülmektedir. 3 Şeyh Mes’ûd’un da aynı görev ile Urfa’ya gelip burada ikâmet ettiği kuvvetle muhtemeldir.
Şeyh Mes’ûd tekkesi, bölgenin iklim koşulları göz önünde bulundurularak, yaz aylarının yakıcı sıcağından korunmak için şehrin güneyinde yüksek bir tepeye inşa edilmiştir. Bu tekke, konumu itibariyle stratejik bir yerdedir. Zira tekke, Urfa kalesinin dışında binâ edilmesi hasebiyle ribat görevini de yerine getirmiştir. Yani hem yolun güven ve emniyetini sağlamak, hem de yolcuların şehre girmeden önce burada dinlemeleri açısından önemli bir vazife ifa etmiştir. Tekke, Selçuklu mimarî tarzında inşâ edilmiştir. Tekkenin doğusunda bulunan eyvanın bodrumunda Şeyh Mes’ûd’un türbesi vardır. Şeyh Mes’ûd’un türbesinden başka kız kardeşine ve müritlerine ait dört mezar daha bulunmaktadır.1 Tekkenin içinde mürîdlerin çilehâneleri, mescid ve misafirlerin gece yatacakları odalar mevcuttur.
Ayrıca kalıntılardan yola çıkarak, tekkenin üst kısmının yarı açık olduğu, avlusunda bulunan havuzda yağmur suyunun toplandığı ve bu suyu da değişik amaçlarla kullandıkları kanaatine ulaştık. Tekkenin kuzey duvarında bulunan kitâbeye göre tekke, 1684 yılında Osmanlıların Urfa valisi Ali Paşa tarafından ilk kez restore edilmiştir. Bu kitâbeye göre, Urfa Ulu Camii de aynı tarihte Ali paşa tarafından tamir edilmiştir. Tekkenin ikinci restorasyonunun 1717 yılında Ömer Bey adlı şahıs tarafından yaptırıldığı, tekkenin duvarındaki kitâbeden de anlaşılmaktadır. Tekkenin, kuruluşundan 1887 tarihine kadar faal olduğu vesikalarla ortaya konulmaktadır.
Örneğin, Şeyh Mes’ud Tekkesi hakkında verilen Ocak 1887 tarihli arz dilekçesinde, vakıflara bağlanan bu tekkenin, Halep vilayetine bağlı merkez sancak olan Urfa sınırları içinde bulunduğu, bu zâviye vakfının mütevelliliğine berât-ı şerifle mutasarrıf olan Hacı Mukim oğlu Şeyh Mustafa’nın getirildiği ve çocuksuz olarak vefat ettiği belirtilmektedir. 2 Tekkeyi inşa ettiren Şeyh Mes’ud’un ismi halk arasında “Şeyh Maksud” olarak yanlış bir şekilde bilinmektedir. Urfa halkının en çok ziyaret ettiği tekkelerden biridir. Özellikle kadınlar, Çarşamba, Cuma ve Cumartesi günleri tekkenin çevresini mesire yeri olarak kullanırlar.
Kaynak : Şanlıurfa'da Dinin Hayat

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4

banner3