Advert
Advert
Advert
Peygamberler Neden Gönderildi?
Osman Aslan

Peygamberler Neden Gönderildi?

 

İnsan şu muhteşem memlekette gözlerini açıp baktıkça görür ki var olan her şeyde bir gaye bir maksat bir sanat bir mükemmellik her tarafı kuşatmış.

Nasıl ki bir ressam resim sergisi açar yaptığı mükemmel sanatları teşhir eder ve bu sergiye meraklı ve ilgili olanları çağırır. Âlemlerin rabbi olan Sani’ Zülcelal(Azamet Sahibi Sanatkâr) şu dünya ve kâinat sergisini açarak kendisini bildirmek ve tanıttırmak istemiştir.

Aklıyla idrak eden, merak vasıtasıyla sorgulayıp öğrenen ve yapılan harikulade işler karşısında hayret ve muhabbetle değerlendiren insanı yaratmıştır. Şu dünya memleketine gelen insan merak vasıtasıyla birçok sorulara cevap aramaktadır.

Bu soruların en can alıcı olanları ise: Neciyim?Nereden geldim? Nereye gidiyorum?Sorularıdır.Tarihte bu sorular için birçok cevaplar verildiğini görmekteyiz.

Bunları derinlemesine araştırıp kategorize edildiğinde en önemlilerini dört gruba ayırabiliriz.

Birincisi;bütün kâinat, mevcudat kendi kendine oldu.

İkincisi ise bütün mevcudatı sebepler yaptı.

Üçüncüsü ise bütün mevcudatı tabiatyaptı.

Tabii bu üç yolun akıldan uzak olduğunu aklını kaybetmeyen idrak edecektir/eder. Çünkü yaratılan bir şey başka bir şey yaratamaz. Bilakis kendisi muhtaçtır. Muhtaç olan ihtiyacının karşılanması için tekrar muhtaç olanlardan yardım istiyorsa yaratıcı olamaz. Yani her şey kendisine muhtaç ancak kendisi hiçbir şeye ve kimseye muhtaç olmamalıdır.

Bir dördüncü yol ise İslam’dır. İspat ve delile dayanır. Akla uygundur. Çünkü der bir çiçeği yaratmak için bütün kâinatı yaratmak lazım. Çiçeği yaratan anasırı Erbaa dediğimiz hava, su, toprak ve güneşi yaratması gerekmektedir. Çiçeğin yaşaması bu unsurların birbirine uygun bir şekilde uyum içinde çalışması gerektirmektedir. Bütün kâinatın dizginini elinde tutan her şeyi yaratabilir. Buda bize gösteriyor ki bu kâinatıntek bir yaratıcısı var.O da Allah’tır. Bu hakikati nerden biliyoruz.

Elbette peygamberler ve semavi kitaplardan öğreniyoruz. Bütün Peygamberlerin aynı davaya imza bastıklarını görüyoruz. Bu dava ise tevhittir. Bu davayı gösteren ifade ise “Lâ ilâhe illâllah” kelimesidir.

Peygamberlerlik müessesesi ise Allah'ın insanlar arasından seçtiği ve diğer insanlara Allah'ın dinini, emir ve yasaklarını bildirmeleri için görevlendirdiği şerefli yüce kimselerdir.

“Nitekim kendi aranızdan, size ayetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik.(Bakara, 2/151) İnsanların böyle rehberlere ihtiyacı vardır. Çünkü bilmediklerimizi sadece aklımızın yardımıyla öğrenemeyiz. Cenabı Allah, insanları hidayete götürecek insanlara en güzel ve en doğru yolu gösterecekSemaviKitaplar ve Peygamberler göndermiştir. Peygamberler; insanların takatinin fevkinde ellerinde mucizelerle beşeri hidayete çağıran elçilerdir.

Peygamberler Allah'ın emirlerin insanlara bildirmiş ve bildirdikleri hakikatleri önce kendileri yaşayıp bizlere örnek ve rol model olmuşlardır.Hakkı ve batılı öğretmişlerdir. Kur'an-ı Kerim, bize dosdoğru yolu gösteren Peygamberlerle ilgili şöyle ifade eder; “Hiçbir ümmet de yoktur ki, içlerinde bir uyarıcı geçmiş olmasın.(Fatır, 35/24)

İnsanlara en güzel örnek Allah'ın Peygamberleridir. Allah Teâlâson Peygamber Hz. Muhammed (sav)'i en mükemmel örnek olarak göndermiştir.Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmuştur: "Yemin olsun ki Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için Resulullah güzel bir örnektir." (Azhab Suresi:21)

"Karıncayı emirsiz, arıyı yasubsuz(Arı Beyi) bırakmayan kudret-i ezeliye, elbette beşeri nebisiz bırakmaz." (Mektubat, Hakikat Çekirdekleri)

Hayvanları bile lidersiz ve rehbersiz bırakmayan AllahAzze ve Celle, Kâinatın yaratılış gayesi olan insanı rehbersiz bırakmaz. İnsanın niçin ve neden yaratıldığını ve nereden gelip nereye gideceğini hem anlatarak ve hem de yaşayarak bildirecek bir rehbere ihtiyaç vardır. Bu ihtiyacı ise, gönderilen Peygamberler karşılamışlardır.

Evet, insanları İnsan-ı Kamil mertebesine çıkaracak mutlak rehber peygamberdir.Hâlıkımız, bize en büyük muallim ve en mükemmel üstad ve şaşırmaz ve şaşırtmaz en doğru rehber olarak Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselam tayin etmiş ve en son elçi olarak göndermiş.

Peygamberler de insandır. İlk insan, ilk peygamber Allah’ın eğitiminden geçtiği gibi, peygamberler de insanlar için bir eğitimcidir, muallimdir. Onlar gibi yer, içer, hastalanır, evlenir, savaşta dişi kırılır vb. Bir insan olarak nasıl yaşanacağı konusunda canlı bir örnektir. Şu âyet-i kerimeyi bir de bu açıdan düşünebiliriz:“Eğer yeryüzünde yerleşmiş gezip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten, peygamber olarak bir melek gönderirdik.” (İsra, 17/95)Peygamberlerin(as) insan nev’inden(insanlardan) seçilmesinin birçok hikmeti vardır.Bediüzzaman Hazretleri peygamberlik müessesiniPeygamberimiz(sav) şahsında şu şekilde izah etmiştir:
“İşte, o zat, bir saadet-i ebediyenin muhbiri, müjdecisi, bir rahmet-i bînihâyenin(nihayetsiz) kâşifi(keşf eden) ve ilâncısı ve saltanat-ı Rububiyetinmehâsininin(güelliklerinin) dellâlı, seyircisi ve künûz-u esmâ-i İlâhiyeninkeşşâfı(İlahi İsimlerin hazinesinin keşfedicisi), göstericisi olduğundan, böyle baksan-yani ubudiyeti(ibadet) cihetiyle-onu bir misal-i muhabbet, bir timsal-i rahmet, bir şeref-i insaniyet, en nuranî bir semere-i şecere-i hilkat(yaratılış ağacının neticesi) göreceksin. Şöyle baksan yani risaleti cihetiyle bir burhan-ı hak(hak bir delil), bir sirac-ı hakikat(parlayan hakikat), bir şems-i hidayet(güneş gibi doğru yola götüren rehber), bir vesile-i saadet görürsün.”(6. Reşha)

Hz. Peygamber'in (sav) risâlet ve nübüvveti temelde, diğer bütün peygamberlerden önce idi. Nitekim O, bir hadislerinde: "Allah'ın ilk yarattığı şey, benim nûrumdur"(bk. el-Mevahibul-Ledünniye, Aclunî, 1/265-266) buyurmaktadır. Diğer bir hadislerinde de; "Hz. Adem henüz çamur ve balçık arasında debelenirken, Ben peygamber idim" ferman etmektedir. Demek ki, O'nun peygamber olarak planlanması, herkesten önceydi.

Sen olmasaydın, âlemleri yaratmazdım”(Acluni, II: 164; Hakim el Müstedrek, II: 615) hadis-i kutsisi gösteriyor ki kainatın çekirdeği Hz. Muhammed(as)dır.Evet, Allah, kâinatı O’nun yüzü suyu hürmetine yaratmıştır. Kâinat, Allah’ı anlatan bir kitapsa bu kitabın tercümanı Hz. Muhammed (sav)’dir. O olmasaydı, kâinat kitabı okunamayan, anlaşılamayan bir sır olarak kalacaktı. Dolayısıyla, Hz. Muhammed(sav) olmasaydı bu kâinatın sahibini tanımayacak ve marziyatını bilemeyecektik. Öyle ise O’na varlığın yaratılış sebebi denebilir. O’nu, kendinden önce gelen her peygamber, O’nun davasını tasdik etmiş, O’nu ümmetlerine anlatmış ve haber vermişledir.

İşte, İnsanın belli işlerle sorumlu ve yükümlü tutulabilmesi ve bundan dolayı onlara sevap ve ceza verilebilmesi için bilgilendirilmesine, bunun için de peygamber gönderilmesine ihtiyaç vardır. Böylelikle ahirette insanların “bilmiyorduk, peygamber gönderilmedi” diye Allah’a karşı mazeret ileri sürmelerinin peşinen önüne geçilmiş olmaktadır: “Biz müjdeleyici ve sakındırıcı olarak peygamberler gönderdik ki artık peygamberlerden sonra insanların, Allah’a karşı bir bahaneleri olmasın…” (en-Nisâ 4/165).

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Urfa'da İş-Kur'dan kaç kişi alınacak? Kontenjanı açıklandı
Urfa'da İş-Kur'dan kaç kişi alınacak? Kontenjanı açıklandı
Başbakan Yıldırım, Balıklıgöl’ü ziyaret etti
Başbakan Yıldırım, Balıklıgöl’ü ziyaret etti