Advert
Advert
Suriye’de Oynanan PYD Oyunu
Emin YAPRAK

Suriye’de Oynanan PYD Oyunu

 

Domuzdan post gavurdan dost olmaz. Bu atasözünü unutmamak gerekir. Aslında Uluslararası ilişkiler sadece çıkar üzerine kurulu olarak değerlendirmek gerekir. Bunu yaparken de Müslüman olanların, mazlumların, mağdurların yanında yer alması gerekmekte ve onların ezilmesine olanak tanımamalıdır. Düşmanı bölerek onlara yaklaşmak, savaşın hile olduğunu değerlendirmek hep ele alınması gereken durumlardır.

Bugün Suriye’de zalim, gaddar Esed’e komşu olmaktansa Salih Müslim’e komşu olmak daha uygundur. Çünkü yıllar içerisinde olaya baktığımızda Esed ailesinin sadece halkına değil herkese düşmanlığı meydandadır. Rusya’ya yakın olan Esed karşı ABD’ye yakın bir Kuzey Suriye veya Rojava’nın oluşturulmaya çalışılması ve ABD’nin orada beş tane yeni üs kurarak yerleşmeye çalışması vazgeçemeyecek bir stratejidir.

Obama’nın yapmadığını Trump yaptı. Bir yanda Türkiye’nin üst düzey bürokratı ile görüşürken bir yanda da PYD’nin her türlü silahla silahlanması için Milli Savunma Bakanlığının yetkilendirildiğine dair kararname imzalamaktadır. İşte bu anlayış bile onlara yaklaşımın nasıl olması gerektiğini bize açıklamaktadır. Kendi kontrollerindeki bir pazarı ABD kaçırmayacaktır. Çünkü bu silahlara gidecek olan para fakir olan ve bir devleti bile bulunmayan Suriye Kürtlerini uzun süren bir borçlanma anlaşması ile ABD’ye mahkum etmiş olacaktır. Türkiye’nin devlet olarak yıllar önce İncirlik ve diğer NATO üsleri için imzaladığı anlaşmaya karşılık olarak ne kadar zor durumda kaldıklarını hatırlamakta fayda vardır. IMF’ye karşı borçlanma ancak çeyrek asır sonra sıfırlandı fakat onun karşılığında iç borç stoklarının artmasına neden oldu.

            İşte ABD, Türkiye ile sıcak temas sağlarken 15 Temmuz’da yapamadığını fiili olarak yaparak Kuzey Suriye’yi meşrulaştıran bir özerk yönetime kendi güdümünde onay vermiş olmaktadır. Bu da bunda birkaç gün önceki Rusya, İran ve Türkiye’nin Suriye’de anlaştıklarını ilan ettikleri hamleye karşı gerçekleştirilmiş bir hamle olarak karşımıza çıkmaktadır. Amaç yine aynı olmaktadır. Kapalı kapılar ardında Rusya ile ABD’nin anlaştıkları haritaya diğer ortaklarını da dahil ederek meşrulaştırma anlayışı olarak değerlendirilmesi gereken bir devletlerarası politika olarak karşımıza çıkmaktadır.

            Ortadoğu oyununda ve alanında Rusya ve ABD’nin vazgeçilmez olduklarını, kendi dışlarında bir oyuna izin vermeyeceklerini göstermekteler. Kendi aralarında Ortadoğu’da yeni haritalar çizmekteler. Irak’ı böldükleri gibi şimdi Suriye’yi de bölmeye çalışırken kendi aralarında paylaşmaya çalışmaktalar. ABD, IŞID veya DEAŞ ile korku salarak Suriye’de meşru olan küçük devletler oluşturmaya çalışmaktalar. Rusya’nın güdümünde bir Esed yönetimi ve ABD denetiminde Rojava yönetimi ile anlaşmış durumdalar. Türkiye’de mağdurun, mazlumun yanında yer alırken zarar etmeye devam etmektedir. Çünkü Suriye halkı dahil kimse Türkiye yönetimini tam anlamıyla anlamamaktadır. Türkiye insanı, komşusuna yardım ederken onlar ise kendi çıkarlarını düşünmekteler. Türkiye’nin hiçbir şeye ses çıkarmaması için ABD ve Rusya Türkiye’nin, bazı politikalarına onay vermekteler. Özgür Suriye Ordusu denetiminde bazı bölgeleri, Türkiye kontrolüne bırakmaktalar.

            Aslında PKK’dan uzak ve ayrı bir PYD’ye Türkiye yakınlık duyacaktır. Yahut Barzani denetiminde bir PYD işine gelecektir. Fakat PKK ile aynı çizgide olan bir yaklaşımına izin vermeyecektir ve izin verdiği oranda çeyrek asırdan fazla politikasına set çekmiş duruma gelecektir ki bu da kabul edilecek bir yaklaşım olmayacaktır.

            Türkiye insanın yararına politkalar geliştirilerek, düşmanı gözönünde bulundurarak Suriye sorununu anlamaya çalışmnak gerekir. Suriye halkı komşu ve Müslüman olabilir, ama Türk halkının bu kamburu uzun süre kaldırması da mümkün değildir. Türkiye’nin bu sorunu Suriye sınırları içerisinde çözmesi gerekir.

            ABD’nin tuzu kurudur. Onun içintek yol ekonomik olarak oradan faydalanmak ve söz sahibi olarak Dünya’yı yönettiğini ortaya koymasıdır. Dünya’daki herşey kendi insanına hizmet için vardır. Bu yönde faydalanmalarda bulunarak, anlamaya ve dünyaya anlatmaya çalışmaktadır. Onlar için başarı başkalarını aldatıp, Dünya zenginlikleri ve gücü kendi memleketlerine taşımaktan başka bir yaklaşım doğru değildir. Suriye hapishanelerinde kaybolan insanlar belki onların insanlarına organ yetiştirmekteler? Bunu kimse anlayamaz.

            Kendi çıkarları için her şeyi mübah sayan bir anlayış ile Dünya idare etmekteler. Dünya beşten büyüktür dediği için ve her yerde bunu dillendirdiği için Tayyip Erdoğan’ın önünü kesmek ve kendi emirlerinde yöneticiler getirmeye çalışmaları bunun göstergesi değil midir?  Türkiye yönetiminin 15 Temmuz olarak başına gelen Darbeyi hala sahiplenmiyorlar mı? Bu konuda yüzlerce kez istenilen suçluların iadesini hep pasifize etmediler mi?

            11 Eylül Olaylarında Usame b. Ladin’i suçlu görmek için mahkeme kararı beklediler mi? Kesin kanıtları var mıydı? Sokak ortasında eli arkasında olan müslüman, zenci silah taşıyor ve bana zarar verecek diye bir şarşör mermi boşaltma anlayışı Amerika anlayışı değil mi?

            Kısacası Türkiye kendinden başkasına güvenmemelidir. Recep Tayyip Erdoğan, ABD ziyaretinde yine diplomatik, karizmatik ve reislik özelliklerini kullanarak bir şeyler koparmadığı sürece Coniler devamlı üstün gelmeye çalışarak ve başkalarının ekmeğine, yaşam hakkına göz dikmeye çalışarak dünyayı yönetmek istemekteler. Halk için halka rağmen demokrasi yollarına başvurmadan ve Türk halkının istekleri doğrultusunda siyaset yapılmalıdır.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
FETÖ Operasyonu! Bu kez diyanete yapıldı-25 Gözaltı
FETÖ Operasyonu! Bu kez diyanete yapıldı-25 Gözaltı
Urfa Ramazan İmsakiyesi 2017-Şanlıurfa İftar Saatleri
Urfa Ramazan İmsakiyesi 2017-Şanlıurfa İftar Saatleri