Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya Yazarımıza Büyük Ödül!..

Yazarımıza Büyük Ödül!..

Giriş Tarihi: 10 Ocak 2011 Pazartesi 12:08
Yazarımıza Büyük Ödül!..

Şanlıurfa Gazeteciler Birliği tarafından düzenlenen 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü etkinlikleri Çerçevesinde Makale dalında birincili derecesi alan yazarımız ve sitemizin yöneticisi Mehmet Guli Aslana ödülü Şanlıurfa Baro Başkanı İrfan Güven Tarafından verildi.


Törende bir konuşma yaparak gazetecilik tarihi hakkında bazı konulara değinen GAP Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kemal Kapaklı “Yürürlüğe giren 1961 anayasası 1960 öncesine bir tepki olarak dünyanın beklide sayılı en özgürlükçü anayasası olarak ortaya çıkmıştır. Anayasanın 12. Maddesi basın hürriyetini anayasa teminatı altına alırken akabinde 10 Ocak tarihinde yürürlüğe giren 212 sayılı yasa Türk basının da bir devrim niteliği taşıyan yenilikler gerçekleştirmiş. Her şeyden önce 212 sayılı yasanın birinci maddesi gazetecileri fikir işçisi nitelendirerek o güne kadar devam eden patronlar gazeteciliğine son vermiş gazeteyi gazeteye yapan gazetecileri n gerçek kimliklerini kendilerine tanımıştır. İşte o tarihten itibaren 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır” dedi.


GAP Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kemal Kapaklı’nın ardından kürsüye gelerek tüm basın mensuplarının 10 Ocak Gazeteciler Günü’nü kutlayan Şanlıurfa Gazeteciler Birliği Başkanı Veysel Polat ise “Öncelikle 10 Ocak çalışan gazeteciler gününün camiamıza ve meslektaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum, kutluyorum ve tebrik ediyorum. Türkiye değişimler geçiriyor. Devlet yapımız değişiyor, demokrasimiz gelişiyor. Bu anlamda eski alışkanlıklarımızın ve eski yapılarımızın değiştiğini görüyoruz. Şimdiye kadar daha özgür bir basının, bağımsız daha bağımsız devletten de bağımsız batı sanatlarına uygun bir basının var olma mücadelesini biz veriyoruz. Aynı şekilde son 30 yılda gelişen, büyüyen dinamizm kazanan Urfa’da da basının var olma mücadelesini veriyoruz. 10-15 yıl öncesine kadar birkaç kurumun kontrollü baskısı altında kalan Urfa basının bugün çok çeşitlendiğini ve renklendiğini görüyoruz. Buda Urfa’mız için bir sevindirici gelişmedir” dedi.


Basının gelişmesi için Birlik olarak bir takım çalışmalar içersinde olduklarını da sözlerine ekleyen Başkan Polat “Basın tabiri caizse bir memleketin bir şehrin aynı zamanda motor gücüdür. Demokrasinin gelişmesinin ilerlemesinin motor gücüdür, ben o şekilde görüyorum. Genç bir lise öğrencisiyken ben mesleğimi seçerken yüksek tahsil alanımı belirlerken ideal bir meslek yerine gazeteciliği seçtim. Okulda gördüğümüz sistem içerisinde yerini biz yasama yürütme adına denetimi yapma kamu adına halk adına toplum adına rejimin işleyişini kurumların işleyişini denetleyen bir kurum olarak görüyoruz. Meslek olarak saygın bir meslek, kutsal bir meslek, yalnız Türkiye’de çok konuşulur, çok konuşulan bir tabirdir 3 meslekte ya da 3 alanda insanların eğitmeni diploması aranmaz, siyaset, müteahhit gibi gazetecilik alanına giren insanlarımıza biz diploma ve eğitim düzeyini sormuyoruz.  Müteahhit alanında artık bir takım düzenlemeler yapıldı artık eskisi gibi değil en azından bir takım kabiliyetler referanslar isteniyor. Siyasetimizde de inşallah halkın seçimiyle mevzi kazanan insanlar kendi kendilerine çeki düzen vererek toplumun ihtiyaçlarını karşılamak durumundalar. Gazetecilik alanında da toplumun saygısını desteğini hak edecek kişilerden oluşması gerekiyor. Bu kendi kendine oluşmaz bu alanda toplumun iyi örnek olacak insanları göz önüne koyması gerekiyor. Yanlış yapan gazetecilik mesleğini şahsi çıkarları için basın çıkarları için kullanan kişi ve kurumları da toplumun iyi refleksini göstermesi gerekiyor” diye konuştu.


 


“GAZETECİLİK FEDAKARIK İSTER”


Şanlıurfa Gazeteciler birliği Başkanı Veysel Polat’ın ardından gazetecilere seslenen Vali Yardımcısı Ferhat Burakgazi ise “Gazetecilik mesleği fedakârlık isteyen zor şartlarda yapılan önemli bir meslektir. Basın mensupları hem fikren hem de bedenen ağır ve yıpratıcı bir görev yapmaktadır. Ayrıca şartları ve imkânları ne olursa olsun görevlerini en iyi şekilde yapabilmek için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan toplumda önemli bir saygınlığı olan kişilerdir. İlimizde bu önemli göreve katkıda bulunan yerel ve ulusal basınımızın güzide temsilcileri olan basın mensuplarımız yurttaşlarımızın sesi olma ve kamunun zamanında haber alma hakkına katkıda bulunma görevini ilkeli, tarafsız ve sorumlu gazetecilik anlayışı içerisinde başarıyla yerine getirmeye devam edeceğine inanarak tüm basın mensuplarımızın, basın camiamızın 212 sayılı kanunun kabulünün 50. Yıl dönümünde 10 Ocak çalışan gazeteciler gününü kutluyor ve programımızın düzenlenmesine emeği geçen herkese teşekkür ediyorum”


 


“GAZETECİLİK KUTSAL BİR MESLEKTİR”


Törene katılan Şanlıurfa Milletvekillerinden A. Emin Önen ise gazetecilik mesleğinin kutsal bir meslek olduğunu ve basın mensuplarının Urfa’da bir takım sıkıntılarla karşılaştığını belirterek “Gazeteci arkadaşlarımın 10 Ocak Çalışan gazeteciler gününü canı gönülden tebrik ediyorum. Tabi tüm meslekler kutsaldır, bütün mesleklerin içinde zorluklar vardır ama sizin yaptığınız meslek hem kutsal hemde büyük zorlukları olan bir meslektir. İçinde fedakârlığı ve sorumluluğu barındıran insanlara bilinçli doğru haberi ulaştırmada ve insanlara doğru haberi doğru yöntemlerle ulaştırmada size gerçekten büyük görevler düşüyor. Tabi Türkiye’de bu konuda birçok ödül alan basınımızın güzide temsilcileri var ama bugüne vesile ederek inşallah umut ediyoruz ki Urfa’da da bu ödülleri devamlı kılacak geleneksel hale getirecek bir gün olsun ve bundan sonrada inşallah bu ödüller daha geniş katılımlarla sayın başkanın dediği gibi yerlerini bulsunlar” dedi.


 


“800 YILA YAKIN BİR CEZAYLA YARGILANIYORUM”


Törene katılan Taraf Gazetesi Muhabiri Mehmet Baransu ise “Ben bir basın mensubu olarak daha bayram kutladığımızı görmedim. 1994’de bu mesleğe başladım. Henüz bir bayram yaşamadım. 1994’den beri her yaptığımız haberden sonra ya davalarla ya tehditlerle muhatap olduk. Gazetecilik gerçekten zor bir meslek, yani şöyle zor bir meslek yerel veya ulusal buralarda gazetecilik yapmak daha zor çünkü hakkında haber yaptığınız kişiyle hele de olumsuz bir haber yapmışsanız o kişiyle karşılaşma oranınız daha yüksek. Bundan ötürü gerçekten gazetecilik çok zor bir meslek. İstanbul’da haber yaptığınız zaman yine kaçabileceğiniz yerler var ama burada adresiniz belli her şeyiniz belli, stresli bir meslek sorumluluk isteyen bir meslek hatalara açık bir meslek zamanla yarışıyorsunuz ya da dar alanlarla ilgili gizli açıklığı olmayan konularla ilgili haber yaptığınız zaman inanılmaz baskılarla da karşı karşıya gelebiliyorsunuz. Sayın vekilim Ak Parti döneminde hiç olmadığı kadar basının özgür olduğunu söyledi ama ben biraz aynı kanıda değilim. 212 yasasındaki yıpranma payı Ak Parti döneminde gazetecilerin elinden alındı. Bence buradan Ankara’ya taşıyabileceği konu bu olmalı, hükümetle konuşabileceği konu bu olmalı, Türkiye’de son 3 yıldır bir takım operasyonlar oluyor. 3 yılda 7 bine yakın dava var. Bunlarla en fazla muzdarip olanlardan biride benim, yani hesaplamadım ama topladık geçen yaklaşık söylüyorum 800 yıla yakın bir cezayla yargılanıyorum ve işin komik tarafı hani yaptığım şeyler suç değil, yazdığım şeyler suç değil, Sayın Bakanımız Bülent Arınç bu konu ile ilgili bir çalışma söylemişti. Adalet Bakanı bu konuyla ilgili bir açıklama yaptı ama 2-2,5 yıldır henüz gerçekleşmiş bir konu yok. İşin garip tarafı biz İstanbul’da yazıyoruz ama yerel gazetelerde bu bölgelerde aynı konuları yazan arkadaşlarda var ve onları maalesef bizde duyamıyoruz bilemiyoruz. Urfa ile ilgili bildiğim birkaç gazeteci var Antep’le ilgili bildiğim birkaç gazeteci var. Onlarda yargılanıyorlar ve ceza alıyorlar. Basın özgür mü? İşte 3 yılda birkaç soruşturma ile ilgili 7 bine yakın dava açılıyorsa burada oturup basın ne kadar özgür olduğunu bir düşünmek gerekiyor. Evet belki bugün basın patronları hükümetleri yönlendiremeyebiliyor ama başka sahipler başka yerler gazetecilerin üzerinde çok büyük bir baskı yapıyorlar. Hani bunu paylaşayım mı paylaşmayayım mı diye düşündüm ama meslektaşız bu nedenle paylaşmak istiyorum. Geçtiğimiz günlerde bir davam vardı. İşte sabah mahkemeye gidecektim tutuklanabilirdim de karar aşamasındaydı ve kızımda o gün tatile gidecekti ve aynen bana şunu söyledi; Baba tatilden döndüğümde seni evde mi göreceğim yoksa hapiste mi diye sordu. Zorlu süreçlerden Türkiye geçiyor. Benim hani bugün söyleyebileceğim bir özeleştiri yapmamız gerekiyor. Hem kurum her kişi buna meslektaşlarımız da dâhil kamu kurumlarındaki kişilerde dâhil bir algı değişikliği olması gerekiyor. Türkiye’de bir devlet olgusu var. Devletin üstün olduğu olgu var. Bir takım olgular var Türkiye’de bunların değişmesi gerekiyor. Bir şey yapılacaksa bir kanunda yapılacaksa işte burada devletten daha önemli olarak bireyin dikkat alınması gerektiğini düşünüyorum. Zaten bireyi dikkate aldığımız zaman devleti de otomatik men korumuş olacağız. Bireyin özgür olduğu zaman hukuk karşısında diğer vatandaşlarla veya kamu kurumdaki kişilerle eşit olduğumuzu bildiğimiz an o zaman çok güçlü bir devlet olacağımızı düşünüyorum. Arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Gerçekten gazetecilik buradan göründüğü gibi değil. İşte görüntü çekmek mikrofon tutmak yazmak dışarıda göründüğü gibi değil gerçekten, işte televizyonda bir spor yazarı konuşur bizler gideriz bir maça, o maçta görüntü çekeriz oradaki vatandaş o televizyondaki yorumcu arkadaşa kızar ve onun öcünü bizde alır. İşte dayak yersiniz başka şeyler olur. Bu uğurda hayatını kaybedenler var. Basın şehitleri var. Bugün içeride olan 130 yılla yargılanan hatta hapis cezası alan gazeteciler var. Yani tek yaptıkları şey devletten farklı düşünmek, aslında farklı bir şey yazmak, fikir suçluları ve maalesef bunun karşısında işte almış oldukları cezalar ortada, evet bir şans sayın vekilimizin burada olması bence bu konuların mecliste yüksek sesle gündeme getirilmesi gerekiyor. Çünkü eğer biz bunları yüksek sesle dile getiremezsek yarın siz iktidarda olmayabilirsiniz başkaları iktidarda olabilir veyahut döner sizi de aynı şekilde suçsuz yere cezalandırabilir. Biz herkesin hukuk yönünde eşit olduğu bireysel hakların eşit olduğu bir ülke özlemi içerisindeyiz. Biz hani bir mücadele veriyorsak ben kendi adıma sadece bunun mücadelesini veriyorum. Vatandaş Mehmet Cumhurbaşkanı Abdullah Gül kadar değerlidir, Başbakan kadar değerlidir bu anlayışla hareket etmek gerekiyor. Çünkü sonuç olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’de bir vatandaş Abdullah Gül’dür. Eğer bunu yakalayabilirsek sanırım Türkiye’de ki birçok sorunu halletmemiş olacağız gibi geliyor. Çok teşekkür ediyorum çokta uzatmakta istemiyorum, sınırları da aşmak istemiyorum. Açıkçası bu tip programlarda da nasıl konuşulacağını da bilmiyorum. Eğer bir hata ettiysem de misafirliğime verin. Bütün meslektaşlarımın ben gazeteciler gününü kutluyorum. Ama umuyorum ki inşallah gerçekten kutlayabileceğimiz bir gazeteciler günü olur o gün coşkuyla kutlarız. Bugün böyle bir şey var mı? Bugüne kadar hiç olmadı inşallah bundan sonra olur. Burada bulunan herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.


YukleResim.com



YukleResim.com


< YukleResim.com


YukleResim.com

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com