Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya Yalçınkayanın cübesi

Yalçınkayanın cübesi

Giriş Tarihi: 25 Şubat 2010 Perşembe 11:07
Yalçınkayanın cübesi

En yüksek yargılama makamında oturan kişinin gerçekleri düşünme ve arama çabası yerine duygusal yorumlar yapması kınanması gereken bir davranıştır.

Yargı sistemimizin ve yargıç kalitemizin sınavdan geçtiğini gözlemliyoruz. Hatta devlet krizi çıkmaya başladı bile. Kriz ortamında soğukkanlı düşünmek çok zordur.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç maalesef çok haklı. Psikiyatride kriz yönetiminde evde gerilim olduğunda aile terapisi yapılmaz. Sorunlar soğutulur bu arada veriler toplanır sonra daha köklü terapiye başlanır.

Sayın Başbakanın yanılgısı

Yargı gerilimi varken ve yoğun üst rütbeli tutuklanmalar esnasında yargı reformunu konuşmak en yanlış zamanlamadır. Bu sebeple kurucu meclis çözümü ciddiye alınmalıdır.

Muhtemelen Sayın Başbakanın kişisel yönteminden kaynaklanan önemli konuları erteleme alışkanlığı siyasete zarar vermeye başladı. Yargı reformunu tartışmak için çok kötü bir zaman. Bu nedenle yargıçların sağduyuları ve insafları daha ön plana çıktı.

Bugünlerde yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı algısı resmi sistemin geleceği ile yakından ilgilidir. Balyoz Güvenlik harekatı nedeniyle 20 civarında üst rütbeli subay tutuklandı. Darbe davası aslında siyasi bir davadır ama yargılama siyasi olmamalıdır.

Aynı şekilde rövanşist duygularla hareket edenler alternatif dava olarak siyasi partileri kapatma davalarını görmektedirler. Aynı kural burada da geçerlidir. Davalar siyasidir ama yargılayanlar siyasi davranmamalıdırlar.

Türkiye'de hukuk sisteminin adil olmadığının bazı kanıtları vardır. Kürsü bağımsızlığının olup olmadığını anlamaya çalışalım.

Kürsü bağımsızlığı yok mu?

Mahkeme kürsüsünde devleti hakkını savunan savcı mahkeme heyetinin seviyesinde oturur. Vatandaşın hakkını savunan avukat sanıklarla aynı seviyede temsil edilir. Demek ki kürsüde devletin ali menfaatleri için kişisel hukuk feda edilebilecek bakış hakimdir.

Aynı durum halkın seçtiği kişileri yargılayacak makam Anayasa Mahkemesi için de geçerlidir. Anayasa Mahkemesinde kürsünün hem bağımsızlığı hem de tarafsızlığı şüphelidir.

Çünkü Anayasa Mahkemesinin üyeleri seçilirken kamu vicdanının demokratik temsili oluşmamıştır. Fakat AYM'si kamu vicdanı adına adaleti dağıtması gerekmektedir. Bugünkü AYM'si kamu vicdanını değil Cumhurbaşkanlarının vicdanını temsil etmektedir.

Verilen kararlara vatandaşın güvenmemesi nedeniyle sistem yıpranmaktadır. Yargıtay başsavcısının kürsüde temsili adil değildir.

Cübbedeki mesajlar

Yargıtay Başsavcısının cübbesini incelerseniz ne yargıda ne de askeri kıyafetlerde bu kadar haşmetli, uyarıcı, irkiltici ve agresif olanını bulamazsınız. Bu kadar gösterişli, ihtişamlı ve savaş rengi olan kırmızının hakim olduğu cübbe dünyada başka bir ülkenin başsavcısında olduğunu sanmıyorum. Tabii Uganda hariç.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya "Her parti için kapatma davası açılıp açılmayacağı kendi fiilleriyle ölçülür. Bunu partiler zaten hisseder'' demişti. Son olarak ta henüz inceleme yapılıyor kovuşturma ve soruşturma olmadığını ifade ederek aba altından sopa göstermeye devam etmiştir.

En yüksek yargılama makamında oturan kişinin gerçekleri düşünme ve arama çabası yerine duygusal yorumlar yapması kınanması gereken bir davranıştır.

Demek ki sayın başsavcı bu cübbenin hakkını veriyor. Amacın korkutmak, sindirmek ve gözdağı vermek olunduğu yüksek yargı makamında olan bir insan tarafından ifade edilmiş oldu.

İdeolojik ön yargılara dikkat

Medeni ülkeleri medeni olmayan ülkelerden ayıran en önemli fark hukuka saygıdır. Sözden anlamayan vahşiler başkasının hakkını dikkate alma ve önyargısız karar verebilme becerilerini öğrenemedikleri için cebir ve şiddetle eğitilirler.

Sözden anlayan medeni topluluklar ise ikna ve inandırma yöntemi ile eğitilirler. Tehdit, korkutma veya sindirme yöntemini olağan yöntem olarak kullanan bir anne, baba veya devlet adamı kim olurda olsun maalesef vahşi adam kategorisindedir.

Demek ki bizim devletimiz de yasalar kanunların belirlediği adaleti dağıtırken hakikata göre değil resmi ideolojiye göre davranma biçiminde kodlanmıştır.

Yargı elitlerinin sınıfsal çıkarı belirleyici olmamalıdır. Üst yargının alt yargıya vesayeti ve ideolojik yargıç realitesi Türkiyemiz'de acı bir gerçektir.

Maalesef ideolojik yargı medeniyetsizliktir.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan - Haber 7ntarhan@gmail.com

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Bu habere de bakabilirsiniz

Zehra Ünal: TV’lerdeki dizi ve programlar evlilik dışı ilişkiyi özendiriyor

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com