Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya Urfalı gazetecilerden Antakya’ya çıkarma

Urfalı gazetecilerden Antakya’ya çıkarma

Şanlıurfa’dan 20 kişilik bir gazeteci grubu Hatay (Antakya)’nın tarihi ve ören yerlerini gezdi. Gördükleri kadarıyla bile özellikle Antakya’yı çok sevdiklerini belirten gazeteciler, gezmeleri için herkese tavsiye edeceklerini söylediler.

Giriş Tarihi: 17 Ocak 2013 Perşembe 22:52
Urfalı gazetecilerden Antakya’ya çıkarma

Gezi ve incelemeye Şanlıurfa'dan Mithat Nebi Şengöz, Mehmet Dener, Ali Uzun, Ömer Aslan, Rauf Maltaş, Ahmet Hamdi Çiçek, Mücahit Yolcu, Zeki Altundağ, İbrahim Halil Ayhan, Ömer Salih Ünlü, Yusuf Yolcu, İsmail Yaprak, Abdullah Toprak, Aziz Çiftçi, İbrahim Halil Ötegeçili, Şeyhmus Aydoğdu'dan oluştu

 

Şanlıurfalı gazeteciler, Antakya’ya çıkartma yaptı. Amanos Dağlarının kıyısından Ak Denizin kıyısından inen Şanlıurfalı gazetecilerden oluşan 20 kişilik ekip, kentin doyumsuz manzarasına hayran kaldı. Farklı inançların, kültürlerin yaşadığı, tarihi dokusu, korunmuş yemek kültürü, yemyeşil doğası ile Hatay, Şanlıurfalı gazetecileri büyüledi. Roma İmparatorluğu’nun Roma ve İskenderiye’den sonra en büyük kentinde, özgün lezzetlerden tarih ve doğaya kadar, aradıkları her şeyi bulan Şanlıurfalı gazeteciler, Hatay’ın akıllarında künefe tadında bir kent olarak kaldığını söyledi.

 

BÜYÜK İLGİ DUYDULAR

İş koşuşturmasından çoğu zaman yalnızca haberlerde karşılaşan gazetecileri A Haberin Şanlıurfa Temsilcisi ve muhabiri Mücahit Yolcu’nun organizesi bir araya getrdi. Şanlıurfalı gazetecilerin Hatay’daki ilk durağı Urfa’da eğitim hizmetlerinde bulunduğu sırada hayatını kaybeden Mehmet Özyurt köyü olan Karlısu Beldesi oldu. Hatay’ın saklı cenneti olarak tabir edilen Karlısu Beldesinin yöresel kahvaltısıyla gezilerine başlayan Şanlıurfalı gazeteciler,

Harbiye Beldesinde, gökyüzü ile yar yüzü arasındaki tabiat harikası şelalelerin önünde bol bol hatıra fotoğraf çektirdi. Antakya'nın Harbiye Beldesinde, Yunan Deniz Tanrısı Peneus'un kızı Dafni ile Apollon arasında geçen aşkın efsanesini yöredeki işletmecilerden dinleyen Şanlıurfalı gazeteciler, şelalelere “Apollon’un gözyaşları” benzetmesi yapılmasına büyük ilgi duydu.

TEPSİ KEBABIN TADINA BAKTILAR

Harbiye’deki safarinin ardından Dünya’da gece ışıklandırması yapılan ilk cadde olan Kurtuluş Caddesini gezen Şanlıurfalı gazeteciler, Habib-i Neccar Camii içinde Hz. İsa’nın havarileri Yunus ile Yahya’yanın kabirlerine tanık oldu. Osmanlılar tarafından inşa edilen caminin dört metre altına daracık merdivenlerden inerek Habib Neccar türbesini de ziyaret eden Şanlıurfalı gazeteciler, Ekinciler Beldesinde Antakya’ya özgü tepsi kebabını Mert Kasap’tan yedi.Köprü Başında künefe ile peynirin ateşle dansına şahit olan gazeteciler, Hatay künefe’de künefin tadına doyamadı. Asi Nehri kıyısından şehrin dar ve ara sokaklarında dolaşan Şanlıurfalı gazeteciler, tarihi Antakya evlerinin yanı sıra tarihi çarşılar da alış veriş yaptı, turizme katkıda bulundu. Şanlıurfalı Gazeteciler, hayran kaldıkları Hatay’dan ayrılırken duygu ve düşüncelerini şöyle paylaştı;

ANTAKYA HUZUR KENTİ

www.balikligol.com yazarı ve muhabiri Ömer Aslan; “Günün stres ve çalışmasından bir günlük’de olsa Habib-i Nacar’ın memleketi, etnik kimlikleri içerisinde höşgörü ile barındıran dünyanın en eski kentlerinden Antakya’da insan huzur buluyor. Gazetecilerin bir birlerinin kuyusunu kazan değil, kutsal bir meslek yaptıklarını kanıtlarcasına birlik ve beraberlik içerisinde Hatay’a gezi düzenlediler. Hatay Şanlıurfa gibi bir mozaik kentidir. Şanlıurfa, Mardin, Hatay gibi illerimizde hoşgürü ile yaşam sürdükçe, büyüyen ve gelişen bir Türkiye olmaya devam edeceğiz.  Bu güzel birliktelikte yer almaktan ziyadesiyle mutlu oldum. Yol arkadaşlarıma, tüm organizasyonda emeği geçen Urfalı, Gaziantepli ve Hataylı dostlara teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

 

HATAY ÇOK ÖZEL BİR ŞEHİR

A Haber Şanlıurfa Temsilcisi ve Muhabiri Mücahit Yolcu: “Hatay ve özelikle Antakya bende Urfa’nın tarihini canlandırdı. Tarihi Urfa evlerine benzer Antakya evlerine şahit oldum. Ama belediyecilik anlamında daha çok işin olduğunu gördüm. Harika bir kent, nezih bir tabiatı var ama cevrede gördüğüm dağınıklık, moloz yığınları her tarafın çakır çukur olması bakımsızlığı beni şaşırttı. Umarız bir dahaki gelişimizde Antakya’yı daha düzenli bir kent olarak görürüz.” dedi

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com