Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya TYB’de Tasavvuf heyecanı

TYB’de Tasavvuf heyecanı

Türkiye Yazarlar Birliği Şanlıurfa Şubesinin bu haftaki konukları Harran Üniversitesi Öğretim Görevlilerinden Prof.Dr.Abdullah Ekinci

Giriş Tarihi: 13 Ocak 2013 Pazar 22:03
TYB’de Tasavvuf heyecanı

ve Sosyolog Yar.Doç.Dr. Şevket Ökten, Doç.Dr. Mehmet Nuri Güler ile Doç.Dr. Kaplan Üstüner, TYB’nin bu Cuma sohbetinin konusu da Divan şiirinin kaynaklarından biri olan Tasavvuf oldu.

Gecede, TYB Şanlıurfa Şube Yönetim Kurulu üyeleri ve üyeler Mehmet Sarmış, Mehmet Akcan, Mehmet Akbaş, Eyyüp Azlal, Müslüm Abacıoğlu, Abdülkadir Karcabey, Gül San, Yunus Emre Gayberi, Mahmut Kaya, Seyit Ahmet Kaya, Mehmet Polat, Abdülkadir İkbal, Salih Bencik, Gazeteciler Birliği Başkanı Veysel Polat ile Konya Yazarlar Birliği üyesi gazeteciler Ali Sait Öge, Kerem İşkan, İsa Gökhan Duysak ile konuyla ilgili fikir alışverişinde bulunuldu.

Şanlıurfa’ya hor bakıyorlar

Karşılıklı sohbet ile geçen gecede kaynaklar ve bir hikaye anlatarak sözlerine başlayan Harran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümü Öğretim Görevlilerinden Doç.Dr. Kaplan Üstüner, Divan şiirinin kaynaklarından biri olan Tasavvuf konusunda bilgiler verdi ve Cuma sohbetine katılanların sorularını cevapladı.

Tasavvufun ilahiyatçıların konusu olduğunu belirten Doç.Dr. Kaplan Üstüner, “Ancak ben Edebiyatçı olmam hesabıyla divan şiirinin kaynaklarından birisi olduğu için kısaca anlatmak istedim. Tasavvufun etrafını cami, ağyarını mani bir tanıtımı yoktur. Her mutasavvuf kendine göre tanımını yapar. Mesela tasavvuf; güzel ahlaktır. Hakk’a boyun eğmektir. Kovulsa bile sevgilinin kapısında diz çökmektir. Zira sevgili tektir. Yani tasavvuf Allah’a bağlanmaktır. Bireyin iç dünyasını aydınlatmayı esas tutar. Bilginin işselleştirilmesi esastır. Tasavvuf, kal değil hal ilmidir. Yani bilgi değil, bilginin işselleşmesidir. Tasavvuf yaşanılır, anlatılmaz. Yani söyleyen bilmez, bilen söylemez misali. Irak ve Horasan mekteplerinde tasavvufçular yetişmiştir. Osmanlı döneminde 1071’den itibaren Anadolu’ya kapılar açılır ve Devrişler gelmeye başlar. Muhiddin-i Arabi’nin de Anadolu’ya gelmesi o yıllardadır. Tasavvuftan sonra tarikat dönemi başlar. Devlet tarikat erbabına tekke ve zaviye yapıyor, onlar da devlete yardım ediyor” dedi.

Doç.Dr. Kaplan Üstüner, 15 yıldır Hocalık yaptığını, sevgiliyi anlatabilen bir öğrenciye rastlayamadığını söyledi.

Sohbet, TYB Şanlıurfa Şubesinin Balıklıgöl Rızvaniye Camii külliyesindeki yerinde hazır bulunanların karşılıklı fikir alışverişleriyle sona erdi.

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Bu habere de bakabilirsiniz

Zehra Ünal: TV’lerdeki dizi ve programlar evlilik dışı ilişkiyi özendiriyor

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com