Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Röportaj Tekbir Giyim sahibi Mustafa Karaduman'la islami giyinme üzerine

Tekbir Giyim sahibi Mustafa Karaduman'la islami giyinme üzerine

Tekbir Giyim’in Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karaduman, hedeflerindeki önceliğin büyümek ve çok kazanmaktan ziyade, kadınların İslami ölçülerde giyinmelerini sağlamak olduğunu söyledi.

Giriş Tarihi: 26 Şubat 2013 Salı 22:42
Tekbir Giyim sahibi Mustafa Karaduman'la islami giyinme üzerine

Türkiye, tesettür sektörüyle tanışalı çok fazla olmadı. 21 yıl kadar öncesine kadar kadınlar geleneksel şekilde örtünürdü. Her bölgenin kendine has giyim tarzı vardı. Kadınların nereli oldukları, hangi bölgede yaşadıkları elbiselerinden, başörtülerinden anlaşılabilirdi.

Sonra, 1992 yılında Tekbir Giyim diye bir firma çıktı ortaya. Kadınları daha renkli, daha albenili giydirmeye başladı. Yetmedi, defileler düzenledi. Güzel mankenlere, belki de hayatlarında ilk defa başörtüsü taktırttı. Önceleri tepki de çekti bu faaliyetler.  Özellikle de muhafazakar kesimden eleştiri geldi. Bazı yazarların hedefinde “Karaduman” kardeşlerin büyüğü Mustafa Karaduman vardı. Gerekçe şuydu: Başka yerde soyunarak poz veren mankenlere dünyanın parası ödeniyor. Ayrıca, böyle tesettür mü olur?

Mustafa Karaduman ise şöyle diyor: “İnancım belli amacım belli. Buna rağmen, belki (duygusal davranıp yanlış yaparım) korkusuyla din alimlerine danıştım. Buradaki amaç mankenleri teşhir etmek değil, böyle bir düşüncenin haram olduğunu bizde biliyoruz. Amacımız, tesettürü yaymaktı, hala da o düşüncedeyiz…”

Yazarımız Müslüm Aktürk, Mustafa Karaduman’la Tekbir Giyim’in Mahmutbey’deki merkezinde görüştü. İşte, 21 yıl önce Fatih’te küçük bir dükkanda başlayan ve bugün dünya genelinde 100 mağazaya ulaşan tesettürün öncüsü Tekbir Giyim’in hikayesi…

AKTÜRK: Belki anlatmaktan bıkmışsınızdır ama okurlarımız için bir kez daha sormak istiyoruz; Tekbir Giyim nasıl doğdu, babadan kalma bir meslek mi, nerede başladınız?

KARADUMAN: Malatya doğumluyum. İstanbul’a göç ettiğim 1969 yılına kadar dayımın yanında marangozluk yapıyordum. İstanbul’a geldiğimde konfeksiyon işiyle uğraştım. 1978’de fason üretimine başladık. Aydınlı grubunun bayan giyimini üstlenmiştik. Tecrübe kazandıktan sonra inancım göre bir tasarım yapmak istedim. Ancak mini etek furyasının olduğu, kızların iç çamaşırlarının görünmemesi için eteklerini çekiştirdiği çok zor bir dönemdi. 12 Eylül darbesinin üzerinden henüz iki yıl geçmişti. İşte böyle bir zamanda, 1982 yılında tesettür sektörüyle tanıştırdık Türkiye’yi…

AKTÜRK: Kendinize nasıl bir hedef belirlemiştiniz?

KARADUMAN: Hedefimiz ayaklarımızın üzerinde durabilmekti. Amacımız tesettürü yaymaktı. Büyümeyi, para kazanmayı, zengin olmayı hedeflemedik. Zaten piyasa bizim tarzımıza hazır değildi. Henüz mağazamız da yoktu. Toptan satış yapıyorduk. Ancak esnaf tesettür tarzı mal almaktan çekiniyordu. Kime, nasıl satacağını bilemiyordu. İş başa düşmüştü ve 1982 yılında ilk mağazamızı Fatih’te açtık.

AKTÜRK: 12 Eylül döneminde böyle bir sektöre girmeniz riskli olmadı mı?

KARADUMAN: Mağazamızın açılışı Kenan Evren’e kadar gitmiş. O da bir paşasına “Gidin bakın, gerekirse kapatın” demiş. Paşası ise “O mağazası kapatırsak millet bizi İslam düşmanı gibi görür” diyerek Evren’i ikna etmiş. Onun dışında bir sorun yaşamadık.

AKTÜRK: Sizin bir de defile tartışmanız olmuştu. Özellikle muhafazakar kesimden sert eleştiriler almıştınız. O dönemi anlatır mısınız?

KARADUMAN: Amacımızın tesettür giyimi yaymak olduğunu az önce anlatmıştım. Şimdi böyle bir amaç için mankenleri kullanmışız, bunun neresi günah, neresi suç? İnancım belli amacım belli. Buna rağmen, belki ‘duygusal davranıp yanlış yaparım’ korkusuyla din alimlerine danıştım. Buradaki amaç mankenleri teşhir etmek değil, böyle bir düşüncenin haram olduğunu bizde biliyoruz. Amacımız, tesettürü yaymaktı, hala da o düşüncedeyiz…

AKTÜRK: Defilenin karma yapılması da tepki çekmişti.

KARADUMAN: Evet, o konuda da sıkıntı yaşadık. Biz de sadece kadınlara yönelik olmasını istedik ama adam gelip, “Ben eşimle lokantaya gittiğimde kapıda mı bekliyorum?” dedi. Bir başkası da, “Çekim için gelen erkek gazeteci yok mu? Medyaya yansıdığında defileyi herkes izlemeyecek mi?” diye sitemini dile getirdi. Bu nedenle defileyi karma yaptık ancak erkekleri ayrı bir tarafa oturttuk. Bu kez de basında ‘harem selamlık defile’ şeklinde haberler çıktı.

AKTÜRK: Defile beklentilerinizi karşıladı mı?

KARADUMAN: Evet, sadece Türkiye’de değil dünyada ses getirdi. Bizim de beklentimiz bu yöndeydi, bu vesile ile tesettürü dünyaya duyurmuş olduk. Daha sonra da defilelerimiz devam etti, sanırım 30’ya yakın defile gerçekleştirdik.

AKTÜRK: Size tesettürün öncüsü diyebilir miyiz?

KARADUMAN: Hayır, tesettürün öncüsü, terzilerin piri Hz.İdris (Aleyhisseslam)’dır. Tesettür Hz.Adem (Aleyhisselam)’dan beri var. Biz sadece Türkiye’de öncü olduk, Türkiye’de ‘tesettürün mimarisiyiz’ diyebiliriz.

AKTÜRK: Mustafa Bey, örtünmenin de bir adabı, kuralı var. Dinimiz, kadının dikkat çekecek şekilde örtünmesine de izin vermiyor. Mağazalarınıza baktığımızda çok cicili bicili elbiseler görüyoruz. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

KARADUMAN: Dikkat ettiyseniz, biz üç çeşit giyim üretiyoruz. Özel günler için ürettiğimiz elbiseler var, o tür giysiler kadınların kendi aralarında bir araya geldiklerinde giyecekleri, yani sizin cicili biçili dediğiniz türden... Günlük giysilerimizde bile elbisenin boyu topuğa yakındır. Bir de dış tasarımımız var, o da gezmede, çarşıda giyilen modellerimizdir.

AKTÜRK: Tesettür giyimin Türkiye’deki öncüsü oldunuz. Şimdi ise bu alanda farklı markalar da yer aldı. O firmaları kendinize rakip olarak görüyor musunuz?

KARADUMAN: Biz bu anlamda bir okul gibiyiz. Bizi örnek almalarından dolayı mutlu oluruz. Ayrıca bizim kulvarımız farklı. O firmalar genelde genç kesime, 20 yaş altına hitap ediyor. Bizim hitap ettiğimiz kesimin yüzde 25’i genç, yüzde 25’i orta yaş üstü, yüzde 50’si ise orta yaş grubu.

AKTÜRK: Peki, pastadaki payınız küçülmedi mi?

KARADUMAN: Türkiye’de örtünen kadınların oranı 2002 yılında yüzde 70’lerdeydi. 28 Şubat yüzünden bu oran bugün yüzde 60’lara kadar düşmüş durumda. Buna rağmen ne bizim ne de diğer firmaların pastası küçülmez. Çünkü yüzde 60’a hitap ediyorsunuz, talep oldukça fazla. Tesettür giyimi artık her mağazada bulabiliyorsunuz. Vakko’ya gidin orda da kadınlara yönelik tesettür giyim var artık.

AKTÜRK: Tekbir Giyim kadınlara yönelik üretim yaparak başlamıştı. Son dönemlerde erkeklere de kapılarınızı açtınız…

KARADUMAN: Son dönemde dünyayı etkileyen krizden ister istemez biz de etkilendik. 10-15 yıl önce tekstil Türkiye’nin bir numarasıydı. Ekonominin yüzde 48’i tekstil sektörünün elindeydi. Şimdi durum çok farklı. Biz de bu krizden daha az etkilenmek için 2008 yılında erkek reyonunu da açtık.

AKTÜRK: Erkekler için de tesettürü düşünüyor musunuz?

KARADUMAN: Hayır, şimdilik bütçemiz buna müsait değil. Böyle bir sektörü sıfırdan alıp topluma kabul ettirmek kolay değil. Kadında bunu dünyaya kabul ettirdik, hedefimizde başarılı olduk ancak erkek için şimdilik göze alamıyoruz.

AKTÜRK: Son olarak şunu soralım; Fatih’te tek mağazayla başladığınız Tekbir Giyim’in bugünkü konumu ne durumda?

KARADUMAN: 7 kardeşimle birlikte yürüttüğümüz Tekbir Giyim, 80’i Türkiye’de olmak üzere dünyada 100 mağaza sayısına ulaştı. Bu mağazalardan 45’i kendimize ait, diğerleri bayilik şeklinde hizmet veriyor. Mahmutbey’de kurduğumuz 7 katlı, 17 bin 500 metrekare kapalı alanda üretim yapan merkezimizde ve mağazalarımızda 750, tedarikçilerimizle birlikte 3 bin 500 kişiye istihdam sağlıyoruz. Son olarak tekrar şunu söylemek istiyorum; Hedefimizde büyümek, gelişmek gibi bir düşünce yok. Amacımız tesettürü bütün dünyaya sevdirmek. Aslında tesettür bütün semavi dinlerin emri. Rahibelerin giyimine baktığımızda bunu açıkça görüyoruz…

www.balikligol.com

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com