Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya Suruç'ta Kürt ve Sınır Meselesi

Suruç'ta Kürt ve Sınır Meselesi

Giriş Tarihi: 25 Şubat 2011 Cuma 15:16
Suruç'ta Kürt ve Sınır Meselesi

Suruç'ta katıldığı panelde 'kemalist dostlarım bunalımda' diyerek kemalistlere gönderme yapan Radikal Gazetesi yazarı Oral Çalışlar bugünkü köşesinde Suruç'u ele aldı. Çalışlar, kürt meselesini ve Mürşitpınar kapısına değindi.

Çalıştar Suruç'u işte şu şekilde ele aldı:

 

Suruç'ta Kürt meselesi, sınır meselesi

'Suruç, Suriye sınırına 10 kilometre mesafede. Mürşitpınarı, bölgenin en eski sınır kapısı olmasına rağmen 1985 yılından bu yana kapalı.'

 

Hafta sonunu Urfa ve Suruç’ta geçirdim. Davet, AK Parti Suruç İlçe Örgütü’nden geldi. Suruç, Urfa ile Antep arasında, Suriye sınırına yakın bir ilçe. Kentin ezici çoğunluğu Kürt. Yıllardır belediye başkanlığı seçimlerini BDP geleneğinden gelen adaylar kazanıyor. Bölgenin genelinde olduğu gibi Suruç’ta da oylar esas olarak BDP ile AK Parti arasında paylaşılıyor.

Suruç (Kürtçe adıyla Pirsus) davetini farklı bir taraftan bakma imkânı adına severek kabul ettim. (Diyarbakır gezilerimin birinde de, AK Partili kadınlarla bir araya gelmiş ve onların bakış açısıyla bölgenin sorunlarını dinleme olanağı bulmuştum.) Suruçlu AK Partililer de tanıdığım bütün Kürtler gibi Kürt kimliği konusunda çok duyarlılar. Gezi boyunca anadilleri konusunda yaşadıkları dramları anlattılar. Bir kelime Türkçe bilmeden başladıkları ilköğretimde başlarına gelenleri paylaştılar.

Kürt meselesinin bir ‘milli mesele’ olduğunu bir kez daha gördüm. Yöre insanının bu konudaki duyarlık ve duruşu, partiden partiye büyük bir farklılık göstermiyor. Örneğin AK Partili Suruçlular da “Buraya GAP projesinin bir devamı olarak hâlâ su gelmedi. Baraj yapılalı, Harran’a su verileli 15 yıl oldu, hâlâ buraya su iki yıl sonra gelecek deniyor. Bunun nedenini az çok tahmin edebiliyoruz” diyorlar. Bölgedeki AK Partililer, hükümetin Kürtçe konusundaki tutumunu anlamakta zorlandıklarını söylemekten de geri durmuyorlar.

Suruç’ta Şahin Alpay ve Berat Özipek’le 350 kişilik bir topluluğa konuştuk. Kadın sayısı parmakla sayılacak kadar azdı. Konuşmama buna dikkat çekerek başlamayı tercih ettim...

 

Karşı taraftaki Kürt meselesi

Siyasi ve kültürel konular öylesine güncel hale gelmiş ki, Suruç’taki tartışma gündemi ile İstanbul’daki aşağı yukarı eşit. Demokrasi, çokseslilik, çokkültürlülük, ‘öteki’nin hakları gibi kavramlar, artık Türkiye’nin her yerinde benzer bir dille konuşuluyor. Bu konularda yapılan vurgular büyük destek görüyor...

Suruç’un ekonomisi, Türkiye’nin diğer bölgelerine kıyasla çok başarılı sayılamaz. Dışarıya göç sürüyor. Toprağın verimi, insanların yaşamlarını rahat bir şekilde sürdürmelerine yetmiyor.

Suruç, Suriye sınırına 10 kilometre mesafede. Mürşitpınarı, bölgenin en eski sınır kapısı olmasına rağmen 1985 yılından bu yana kapalı. AK Parti İlçe Başkanı İzzet Aslan’la sınıra gittik. Türkiye tarafından kalan bölüm daha küçük, köy evleri de eski yerlerinden kaldırılarak biraz içeriye çekilmiş.

Sınırın karşı tarafındaki Ayn el Arap yerleşim merkezi oldukça geniş görünüyor. Bir kasaba büyüklüğünde. O yörede 1985 yılında çıkan bir Kürt isyanı nedeniyle Suriye sınırı kapatmış. O gün bugündür Türkiye tarafı sınırı açık tutmak amacıyla, Suriye tarafı kapalı olmasına rağmen gümrük memurlarını burada görevlendirmeye devam ediyor.

Suruçlular bizden ısrarla bu kapının açılması için aracı olmamızı, konuyu dile getirmemizi istediler. Kentin ekonomisi açısından sınırın bir an önce açılmasının önemli olduğunu tekrar tekrar hatırlattılar. Başbakan’ın Urfa’daki seçim mitingi sırasında bu konuda söz verdiğini aktardılar. Erdoğan’ın Esad’a önermesi halinde bu kapının hemen açılacağına inanıyor Suruçlular. Bizden söylemesi...

 

Gerginlik tırmanabilir

Seçim ortamına girmiş durumdayız... Bir yanımızda Ortadoğu yanıyor. Bunun etkilerini zamanla daha net göreceğiz. Seçim ortamının gerilim kaynaklarından birisi de Kürt sorunu. Göründüğü kadarıyla hükümet bu sorunu seçimlere kadar halının altına süpürmeyi tercih ediyor.

Ancak herkes de biliyor ki bu sorun ‘ötelenecek’ halde değil. Bölge huzursuz ve gergin. Partiler arası gerginlik, sorunu kışkırtıcı rol oynuyor. Öcalan’ın “Marta kadar bir gelişme olmazsa ben çekilirim” şeklindeki açıklamaları, gerginliğin artabileceği yönündeki kuşkuları tırmandırıyor.

Seçimin bölgede sakin bir ortamda yapılabilmesi önemli. Siyasi tansiyonu düşürecek ve çözüme ilişkin umut yaratacak girişimlere ve sakin bir dile ihtiyaç artıyor.

Top daha çok hükümette...

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com