Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Güncel STK'lardan Teröre ortak tepki

STK'lardan Teröre ortak tepki

İHH Şanlıurfa Şubesi, Kalemder, Doğu Batı Kardeşlik Platformu, Mazlumder Urfa Şubesi Suruç'ta meydana gelen terör olayına sert tepki gösterdiler.

Giriş Tarihi: 21 Temmuz 2015 Salı 16:56
STK'lardan Teröre ortak tepki

İHH Şanlıurfa Şubesi adına yazılı bir açıklama yapan Başkan Behçet Atila; Suruç’ta meydana gelen patlamada hayatını kaybedenlerin yakınlarına sabır yaralılara da şifa diliyoruz.
Türkiye’yi savaşa sürükleyecek, halkları birbirine düşürecek, Ortadoğu halklarını hedefleyen, bölgemizde sürekli kaos kan ve gözyaşı körükleyen saldırıları ve her türlü eylemi kınıyoruz.
Tüm halkımızı provakasyonlara karşı dikkatli olmaya davet ediyoruz." dedi.

SURUÇ'TAKİ KATLİAMI KINIYORUZ

KALEMDER Başkanı Doğu Batı Kardeşlik Platformu Doğu Sekreteryası başkanı Abdullah GÖÇMEZ ise yaptığı basın açıklamasında;

"Peygamberler şehri Şanlıurfa'mızın  Suruç ilçesindeki Amara Kültür Merkezi'ne yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Hayatını kaybedenlere Cenabı Allahtan Rahmet diler ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar dileriz.  
Terör, vahşettir kimden, nereden nasıl gelirse gelsin karşı durulmalı ve kınanmalıdır. Türkiye'nin son yıllarda elde ettiği gerek ekonomik gerekse barış ve huzur ortamı bazı çevreler tarafından hiç hoş karşılanmamaktadır. İşte bu huzur ve barış ortamından rahatsız olan çevreler şiddet ve terörle bu ortamı bozmak istiyorlar.Sahnelenen bu oyunun, tüm ülkemizin huzur ortamını, gönül coğrafyamız Ortadoğu'nun barışını hedef aldığı aşikarene bir şekilde gün gibi ortadadır. Ülkemize yönelik bu tür provokasyonlarla, yakın tarihte dâhil olmak üzere defalarca karşılaşmış olan milletimiz, dün olduğu gibi bugün de bunların üstesinden gelebilecek ferasete sahiptir. Milletimiz, engin sağduyusuyla birlik ve beraberliğini bozacak oyunlara gelmemeli ve gelmeyecektir. Bu hain saldırı kardeşliğimizi asla zayıflatmayacaktır.   
Bugün küresel bir senaryoyla karşı karşıyayız. Bir üst akıl Türkiye'yi Suriye'ye çevirme planını devreye sokmuş bulunuyorlar.Bu senaryoda rol alan aktörleri iyi biliyor ve uyarıyoruz: Bugün birbirimizi suçlama değil, sorumluluk alarak kenetlenme zamanıdır. Bugün yalan ve iftiraya sarılarak senaryoda rol alma değil, birlik olarak oyunu bozma vaktidir.
Gücümüzü, kardeşliğimizi muhafaza ederek bir kez daha bu oyunları boşa çıkaracağız.  Bu tür katliamların, halkımızın birlik ve beraberliğine, ülkenin huzuruna kast etmeye yönelik olduğunu biliyor, tüm halkımızı sağduyulu davranmaya ve böylesi şer güçlerin kirli oyunlarına kanmamaya davet ediyoruz. Milletimize düşen görev sağduyulu olmak, bu zor günde kardeşliğimizi daha da pekiştirmek daha fazla kenetlenmek el ele ve gönül gönüle vererek terör örgütlerinin ve onları kurgulayan oyun kurucuların tuzağına düşmemektir." dedi.

Türkiye halklarına sabır dişliyoruz

Suruçtaki terör olaylarıyla ilgili en sert açıklama ise Şanlıurfa Mazlumder Şubesinden geldi. Mazlumder Şanlıurfa Şubesinde düzenlenen basın toplantısında "Mazlumder Şubesi olarak sağduyu çağrısı yapmanın vebalini sırtlamaktan başka bir çaremiz olmadığını kamuoyuna saygıyla arz ediyoruz" dedildi.
açıklamada; "Bu mel’un saldırıda hayatını kaybedenlere Rabbimizden rahmet yakınlarına ve Türkiye halklarına sabır ve başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyoruz." denildi.
mazlumder açıklamasın: Ölümlere gebe olayları kınamanın ve sağduyu çağrılarının bir çözüm getirmediği gerçeğine bugün bir kez daha canlarımızı yitirerek şahit oldularını dile olduk. Bu şekilde olaylar devam ettiği sürece her defasında olayları kınamakla ve sağduyu çağrısı yapmakla yetinen yetkili mercilerin samimiyeti tartışmalı olacaktır. Vatandaşlar kendi güvenliğini kendisi sağlamak zorunda kalacaklarsa devletin varlığı nedendir?
Gerek beşeri gerekse de ilahi hukuk kurallarına göre kendi vatandaşının güvenliğini “sağlayamayan” devletin meşruluğu tartışmalı değil midir? Devlet yetkililerinin olayla ilgili, olay sanki yabancı bir ülkede meydana gelmiş gibi veya kendileri sanki başka bir ülkenin yetkilileriymiş gibi yaptıkları açıklamalar devlet meşruiyetinin bölgede kalmadığı gerçeğini kabul etmenin göstergesi midir?
Olaydan önce ve sonra bazı devlet yetkililerinin, medya organlarının ve STK’ların güvenliği tehdit eden unsurlarla ilgili hedef saptırıcı çabalar içerisine girmesinin tefsiri nedir? Bugüne kadar güvenlik gerekçesiyle tutulan, sorgulanan unsurların akibeti nedir? Farzı misal herhangi iki vatandaşın nerede, ne zaman, ne yaptığından haberdar olan istihbaratın bu olaylardaki “zaafiyeti” nedir? Şayet yetkili kurumlar vatandaşın güvenliğini “sağlayamayacaksa” vatandaş bu konuda nereye başvurmalıdır?
Bölgede her gün birer ikişer vatandaş hayatını kaybederken kınamayla yetinmek ve sağduyu çağrısı yapmak vatandaşı ölüme mahkum etmekle eş değer değil midir? Yetkilileri bütün bu sorulara mantıklı ve ikna edici cevaplar vermeye çağırıyor, Şanlıurfa Mazlumder Şubesi olarak sağduyu çağrısı yapmanın vebalini sırtlamaktan başka bir çaremiz olmadığını kamuoyuna saygıyla arz ediyoruz. dedi.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Bu habere de bakabilirsiniz

Son Dakika! Eyyübiye Belediyesi’ne FETÖ operasyonu

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com