Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Güncel STK’lar, sürecinin devam etmesinden yana

STK’lar, sürecinin devam etmesinden yana

Çözüm süreciyle susan silahların sustuğu Türkiye’de çatışmalı süreç yeniden başladı. Şanlıurfa’da Sivil Toplum Kuruluşları, çözüm sürecinin asla bitirilmemesi gerektiğini ifade ederek, taraflardan acil uzlaşı sağlanmasını istiyor.

Giriş Tarihi: 29 Temmuz 2015 Çarşamba 12:35
STK’lar, sürecinin devam etmesinden yana

SON zamanlarda yaşanılanlar birkaç yıldır yürütülen çözüm sürecini iyice çıkmaza soktu. PKK’nın Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde polislere saldırmasının ardından Güneydoğu’da başlayan çatışmalar nedeniyle çözüm süreci askıya alındı.   Çözüm süreciyle silahların sustuğu Türkiye’de bir süredir rahat nefes alan bölge halkı, başlayan çatışmalardan dolayı tedirgin olmaya başladı.

Şanlıurfa’da Sivil Toplum Kuruluşları, çözüm sürecinin asla bitirilmemesi gerektiğini ifade ederek, taraflardan acil uzlaşı sağlanmasını istiyor.

 Muhataplar elini taşın altına koymalı

      MÜSİAD ( Müstakil İş Adamları Derneği) Şanlıurfa Şube Başkanı Abdurrahman Yetkin: “Barış süreci öncesi ve barış süreci sonrası bu bölgenin durumu çok farklıydı. Hem barış sürecin in başlayıp burada ki terör olayların azalmasıyla güneydoğuya hükümetin teşvik anlamında yaptığı yatırımlar için verdiği teşviklerle bu bölgeye çok büyük yatırımlar yapıldı. Çok büyük faydası oldu onun için bu sürecin devam etmesi lazım. Bir şekilde bunun bitirilmesi gerekiyor. Bu tek taraflı bir iş değil muhataplar elini taşın altına koyması ve beraber hareket ederek bu süreci bitirme aşamasına getirmelidir. Bu süreç olumlu yönde ilerlerse buraya yatırım gelir, turist gelir bu bölge kalkınır ve işsizlik azalır. Vatandaşın geliri artarsa refah ve huzuru artar hiçbir şeye katılma gibi bir gereksinim hissetmez. Çözüm ve barış süreci buraya çok ciddi katkıları oldu ve bu süreç devam etmelidir. Bana göre barış sürecini ayrı yürütmek gerekir.  Şimdi HDP barış sürecinin yürütmenin karşı ayağıymış gibi öyle algılanıyor. Barış süreci sanki onlarla devam ediyormuş gibi. Bu aslında eğer mevcut durum gerçekten böyleyse şimdi HDP’den 80 milletvekili meclise girdi. Dolayısıyla çözüm süreci daha rahat yürütülmesi gerekiyor. Daha önce mecliste barajın altında kaldığı halde yürütülüyorsa şimdi meclise girmesiyle daha iyi yürütülmelidir. Ben sağlam zeminde oturtulmasını istiyorum. Dolayısıyla biz HDP’ den bunu bekliyoruz. Bunun artık terörle veya başka örgütlerle bağlantısını düşünülmemesi lazım. Barış sürecini dışarda değil mecliste yürütülmelidir.”

  İstikrarın devam etmesi gerekmektedir

ASKON (Anadolu Aslanları İşadamları Derneği) Şanlıurfa Şube Başkanı Orhan Şahin:  “Çözüm süreci yaşanan olayların ardından kamuoyunda bitti gibi görünse de yakın zamanda yeniden kaldığı yerden ivedi bir şekilde devam edeceğine inancımız tamdır. Güvenlik ve endişelerin minimize edilmesi yönünde yaşananların son bulacağını, çözüm sürecinin siyasi partilerin dışında mevcut bir halkı ve etnik kökeni temsil ettiğinden, mevcut devam eden hükümetin halen çözüm sürecini devam ettireceğine ve halkın kararının da bu yönde olduğu belirtiyoruz. Söz konusu yatırımcı ilişkilerini etkileyeceği bölgede ki güvenlik ile ilgili gelişmelerin devam etmesinden dolayı olumsuz olarak görünen bu durumun yeniden toparlanarak yatırımların uzun vadede devam edeceği kanaatindeyiz. Ülke  olarak ekonomik istikrarın sağlanabilmesi için öncelikli olarak siyasi istikrarın devam etmesi gerekmektedir. Vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanmasının çağdaş devletlerin esas görevi olduğunu, terörün dilinin dininin ırkının olmadığını, esas hedef olarak gösterilmek istenen Türkiye üzerinde küresel oyunların oynandığını, vatandaşlar olarak Ortadoğu da yaşananları göz önüne alarak yaşanmak istenen bu küresel oyunlara sağduyulu davranarak, Ülkenin huzuru ve refahı için milletçe tek yürek, tek millet olacağımıza inancımız tamdır. Bu yüzden çözüm süreci bölgemiz için olması olmazlardandır.”

   Siyasal hesaplar ve oy için süreç kurban edildi

Şanlıurfa Barosu Başkanı Hikmet Delebe: “Sürdürülmeye çalışılan barış süreci esasen belli bir aşamaya kadar getirildi. Şimdi geldiğimiz noktada Çözüm süreci tamamen bittiği de söylenebilir. Çünkü çatışmalar başladı. Cenazeler tekrar Türkiye’nin her bir tarafına gitmeye başladı. Bu sürecin elbette ki erken seçimin ülke gündeminde olduğu bir ortamda bu çatışmaların alevlendirilmesi çok düşündürücüdür. Çünkü geçtiğimiz seçimlerde Ak Parti yeterli oyu alamayarak tek başına iktidar olamadı. Muhtemel bir erken seçimde de Ak Parti tek başına iktidar olmak için bir politika izlemeye çalışıyor. Maalesef herkesin üzerinde anlaşması gereken çözüm süreci şuanda seçim stratejisine kurban edildi. Çünkü Erdoğan dolma bahçe sarayında yapılan görüşme için öyle bir masa yok diyerek zaten olan masayı da devirdi. Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan ben böyle bir şeyi tanımadığını söyledi.Bölge şiddet sarmalına girdi. Herhalde savaşı tırmandırmak isteyenler şunun peşinde HDP yüzde 13’lük gibi bir oy alarak 80 milletvekiliyle önümüzü kesti. Ak Partini tek başına iktidar olmasına engel oldu. Bu bakımdan kamuoyunda HDP’ yi şiddetle özleştirmek isteniyor ki kayıp olan oylar kendi partilerine gitsin. Şimdide Kendileri iktidar olmazsa millete ‘bakın biz iktidarda olamazsak ülkenin hali böyle olur’ gibi bir izlenim topluma vermeye çalışıyorlar. Zaten koalisyon hükümeti pek kurulacağı görünmüyor. Sadece formalite icabı görüşmeler yaşanıyor. Çünkü erken seçime gidilmesi halinde topluma biz koalisyon istediklerini fakat diğer partilerin buna yanaşmadığını söyleyecek. Son zamanlarda Urfa ülke gündeminden düşmüyor. Ben herkesi sükûnete davet ediyorum. Ölümler ve şiddet kimseye fayda sağlamaz. Çatışmaların bir faydası olsaydı 35-40 yıldır fayda sağlardı. Seçimden yeni çıkmışken Ülkeyi tekrar seçime sokmanında kimseye yararı olmaz. Çözüm ve barış süreci her zaman siyasal çıkarların üstünde olması gerekiyor. Onun için kimsenin siyasal oy hesaplarına kurban edilmemelidir. Ülkenin bir an önce normalleşmeye geçmesi lazım.”

 

   Biz ölmekten yorulan bir toplumuz

Mazlumder Şanlıurfa şube Sekreteri Fethi Tapaç: “Yeni Türkiye’nin en kıymetli projesi şüphesiz çözüm sürecidir. Çözüm süreci şuan ki kirli savaş ortamına yani 90 ‘lı yılara dönüşü asla bu kabul edilmemelidir.  Neye mal olursa olsun çözüm sürecinin devam etmesi için tarafların acilen bir uzlaşı ve görüşme yapması gerekiyor.  Çözüm süreci kaybedilmeden tekrar onarılıp sürdürülmelidir. Bu çözüm olmaması halinde tüm Türkiye halkları olarak zarar göreceğiz. Bu süreç maalesef seçime kurban edilen bir süreç oldu. Seçimde siyasilerin kullanıldığı dil barışa, birlikteliğe hizmet eden bir dil değildir. 3 veya 5 oy uğruna halk ve ülke felaket sürüklenmesin. Özellikle Sayın Erdoğan’ın kullandığı dil barışa hizmet eden bir dil hiç değildir. Barış veya çözüm süreci birilerinin elinde olmaması gerekiyor. Barış şuanda bitmiş değil bize bir adım uzaktadır. Onun için hepimiz el uzatmalıyız. Hepimiz bunu kendimize sormalıyız biz barış için ne yaptık? Biz ölmekten yorulan bir toplumuz onun için bizim tek çıkar yolumuz barıştır. Biz artık savaş için değil barış için bedel ödemeye hazırız.”

 Kimsenin bu süreci bitirmeye hakkı yoktur

Sivil Toplum Kuruluşları İzleme Platformu Başkanı Faruk Akbaş :  “Çözüm süreci kesinlikle devam etmelidir. Kimsenin bu süreci bitirmeye hakkı yoktur. Hiçbir zaman kabul edilemez bir durum. İçine girdiğimiz süreçte hata yapmış olanlardan dolayı bitirilmemelidir. Barış sürecinin bitmesi demek bölgemizin 30 yıl öncesine dönmesi demektir. Bölgemiz için çok değerli olan bu süreçte maalesef taraflar birbirlerini üzerine düşeni yapmadı. Özellikle HDP kanadının kandil ve imralı arasında kalmasından dolayı net bir tavır alamadı.  Bu yüzden PKK silahlı eylemlerini artırdı. Atılan adımlar istenilen başarıyı elde edememiştir. Kobani olaylarından beri topallayarak giden bir süreç vardı. Fakat Ülkemiz dışında gelişmiş olan bir meseleyi çözüm sürecinin tıkanmasına vesile eden HDP bu yükün ağırlığını çekecektir. Ancak hükümet çözüm sürecinde sadece HDP ve PKK’yı muhatap almamalıdır. Bu şekilde olduğu için başarılı olunamıyor. Onun için bu süreç için özel bir komisyon kurulmalı seçilecek komisyonda mutlaka Kürt asıllı ve önder kanatlarınındı bulunduğu bir komisyon olmalıdır. Çünkü Kürt toplumunu PKK hepsini temsil etmemektedir. Dolayısıyla bu çizginin dışında kalan diğer Kürt kesimleri bu şekilde çözüm sürecine dahil edilir. Onun için biz çözüm sürecinin tarafların bir an önce uzlaşı sağlamalarını istiyor ve bu süreçte sadece HDP ve PKK muhatap alınmasın. Diğer Kürt kesimlerde katıldığında bu süreç daha başarılı olacağına inanıyoruz. Artık kimsenin ölmesini istemiyoruz. Hiçbir şey Analara bunu yaşatmaya hakkı yoktur. Umuyoruz bu süreç devam ederek inşallah analar ağlamaz.”

  Barıştan başka bir şansımız yok

Toplumsal Barışı Sağlama Derneği Başkanı Dr. Feridun Öncel:  “Bu coğrafyada yıllarca süren çatışma ortamı geride kin gözyaşı milli serveti yeni bir Türkiye inşa edecek kadar heba olan bu toplum çözümden silahla değil diyalogda olduğunu anladı. Türkü kürdü Arabı  barışın fedakarlık istediğini  bilerek acılarını yüreklerinin derinliklerine gömüp geçmişin tahribatlarını hep birlikte onarma yolunu seçtiler. İlk başta hazmi zor görünen bu durum toplumun genelinde kandan ve baruttan beslenenler dışında kabul gördü. Bölgede yıllarca süren çatışmalar nedeniyle mecburi olarak köylerini yurtlarını boşaltarak zorunlu göç nedeniyle gittikleri yerlerde ekonomik ve sosyal problemler yaşayan insanlar yavaş yavaş dönmeye başladılar. Bir yandan da güvenlik sorunu ve istikrarsızlık sebebiyle uzun süredir özel yatırımcıların müteşebbislerin uzak durduğu devletin uygulamaya koyduğu ekonomideki teşvik politikalarıyla bölge cazibe merkezi haline geldi barış umuduyla birlikte gelen ekonomideki canlanma üretimin ve istihdam alanlarının artması bölgede büyük bir hey can oluşturdu. Doğu güneydoğuda vatani görevini yapan askerlerin polislerin aileleri gece yarıları onları tedirgin edecek olumsuz bir haber gelecek kaygısından henüz kurtulmuş iken var olma nedenlerini kan göz yaşı ve baruttan alan Türkiye dışı ve içerdeki işbirlikçileri barış içerisinde geleceği inşa etmeye çalışan Türk toplumlarının  hassas sinir uçlarını kaşıyarak gelecek politikalarına engel olabilecek olan milletinin refah düzeyi yükselmiş barış içerisinde yaşayan bir Türkiye  arzu etmemektedirler. Geçmişte yaşanılanlardan ders çıkararak Türk halkının hassasiyetlerini dikkate alarak iç ve dış güçlerin  kirli politikalarının boşa çıkarılması için düzlüğe çıkmak için barıştan başka bir şansımızın olamadığını bu gemi su alırsa  hepimizin boğulacağı acilen çatışmasızlık sürecine  dönülmesinden  başka sansımız yoktur savaşın değil barışın meyveleri olur.” 

Aziz Çiftçi/ Ahmet Meral/Şanlıurfa Olay

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Bu habere de bakabilirsiniz

Urfa’da 50 kilo EYP ele geçirildi

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com