Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Dünya Sivil diplomasi henüz gelişmedi

Sivil diplomasi henüz gelişmedi

DEIK Türk-İran İş Konseyi Üyesi Mehmet Emin Değer, sivil diplomasinin henüz tam manasıyla gelişmediğini, bu konuda akademik manada ciddi bir çalışmanın da mevcut olmadığını söyledi.

Giriş Tarihi: 24 Nisan 2016 Pazar 22:18
Sivil diplomasi henüz gelişmedi

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) tarafından İstanbul Pullman Otel’de “Potansiyelin Keşfi: Kapasite Yönetimi ve Derinleşme” ana teması altında düzenlenen, Türkiye’den ve yurtdışından kamu, STK, özel sektör ve medya temsilcilerinin, araştırmacı, uzman ve akademisyenlerin katıldığı SİVİL GLOBAL 2016 ZİRVESİ kapsamında konuşan DEIK Türk-İran İş Konseyi Üyesi Mehmet Emin Değer, sivil diplomasinin henüz tam manasıyla gelişmediğini, bu konuda akademik manada ciddi bir çalışmanın da mevcut olmadığını söyledi. Oturum Başkanlığını Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Narlı’nın yaptığı “İş Diplomasisi” çalıştayında konuşmacı olarak yer alan Mehmet Emin Değer, küreselleşen dünyada, sınırların anlam ve ehemmiyet kaybettiği, iletişimin çok kolay ve çok çeşitlendiği bir zamanda iş diplomasisi diye bir kavramın ortaya çıktığını kaydetti. Eskiden diplomasinin kapı arkalarında ve karanlık odalarda belirli devlet adamları tarafından yürütüldüğünü hatırlatan Değer, şöyle devam etti:

“Aslında sivil diplomasi henüz tam manasıyla gelişmiş değildir. Bu konuda akademik manada ciddi bir çalışmada mevcut değildir. Özellikle bizim coğrafyamızda, yani İslam coğrafyasında sivil toplum kuruluşlarına ehemmiyet verilmemiştir. Yeni yeni toplumsal ve adına sivil inisiyatif denilen kavram ve kuruluşlar olmaya başladı. Ancak oda ne kadar sivil bırakılıyorsa o kadar sivildir. İslam ülkelerinde devlet bürokrasisi sivil inisiyatife ehemmiyet vermez. Diplomasi deyince hemen aklımıza Devletler, seçkinler ve aristokrat kesim geliyordu. Benim gibi bu konuda yarım ümminin, adı sivil diplomaside olsa diplomasi hakkında konuşmacı olarak Tasam tarafından davet edilmiş olmamı hem benim açımdan hem de zamanın ruhu bakımından ilginç bulduğumu söylemek isterim. Ancak ben yine diplomasi ve akademik lisanı kullanmayacağım. Hem bilmediğimden hem de ihtiyaç hissetmediğimdendir. Ben 62 yıllık ömrümde ve uluslar arası seyahatlerimde zaman zaman yüklendiğim misyon ve gözlemlerime dayanarak, tecrübe ve yaşadıklarımı aktarmaya çalışacağım.”


HERKES DİPLOMATİK MİSYON ÜSLENİYOR
Kendi ülkesinden yurtdışına çıkan ister işçi ister işveren ister turist ister öğrenci, akademisyen, diplomat, vakıf, dernek, fuarlar ve herhangi görevle yurtdışına çıkan herkesin bir diplomatik misyon, müspet veya menfi manada birer rol üstlendiğini belirten Mehmet Emin Değer, şunları söyledi:
“Herhangi bir şahıstan kurumsal kimliklere kadar, ticari manada markalar, uluslar arası çalışan vakıf, dernek ve çeşitli sivil lobiler tabi-i birer sivil diplomattır. Ancak şunu hemen belirteyim temsil kabiliyeti, liyakati, marka değeri ne kadar yüksek olursa diplomaside o düzeyde katkı sağlar.


THY TÜRKİYE’Yİ İYİ TEMSİL EDİYOR
Şunu hemen söylemek zorundayım. Ülke olarak dünya markası olacak bir meta-ı icad edemedik. Daha çok hizmet sektöründe dünyaya hitap eden markalarımız vardır. T.H.Y.’nın Türkiye bayrağını iyi temsil ettiğini düşünüyorum. Turizm ve otelcilikte iyi hizmet sunduğumuzu söylemeliyim.
Küreselleşen dünyada, sınırların anlam ve ehemmiyet kaybettiği, iletişimin çok kolay ve çok çeşitlendiği bir zamanda iş diplomasisi diye bir kavram ortaya çıkmıştır. Eskiden diplomasi kapı arkalarında ve karanlık odalarda belirli devlet adamları tarafından yürütülürdü. Aslında sivil diplomasi henüz tam manasıyla gelişmiş değildir. Bu konuda akademik manada ciddi bir çalışmada mevcut değildir. Özellikle bizim coğrafyamızda, yani İslam coğrafyasında sivil toplum kuruluşlarına ehemmiyet verilmemiştir. Yeni yeni toplumsal ve adına sivil inisiyatif denilen kavram ve kuruluşlar olmaya başladı. Ancak oda ne kadar sivil bırakılıyorsa o kadar sivildir. İslam ülkelerinde devlet bürokrasisi sivil inisiyatife ehemmiyet vermez.”


DÜŞMANCA BAKANLARI DOST ETTİK
10 yıla yakın Türkiye-Irak Dostluk Derneği başkanlığını yaptığını vurgulayan Değer, hassas ve çalkantılı dönemlerde Türkiye’den Irak’a devlet ve siyaset adamlarını, Irak’tan da devlet adamlarını Türkiye’ye davet ettiğini ve buluşturduğunu hatırlatan Değer, şu ifadeleri kullandı:
“Türk basınının Saddam tarafından Irak’a girişleri yasaklanmışken özel ilişkilerle 33 tane ulusal basın mensubunu Irak’a davet ettirerek görüştürdük. Çeşitli Avrupa başkentlerinde Irak konusunu tartışmak üzere toplantılar tertip edildi. Bizi konuşmacı olarak davet ettiler. Türkiye’de 2003 yılının başında Avrupa ve bazı Orta Doğu ülkelerinden Akgün Otelde 3 gün üst üste milletvekilleri, akademisyenler, sanatçı ve gazetecilerle birlikte Irak’ın geleceğini tartıştık. O günlerde bu günleri görerek teşhis ve tespitlerde bulunduk.
Ülkemizi yurt dışında güzel ve faydalı mesajlarla temsil ettik. Bize düşmanca bakanları dost haline getirdik. Amerika’nın Irak müdahalesinin 30 senelik bir istikrarsızlığı, terörü büyüteceğini Türkiye de yansımalarının büyük olacağını o günlerde çeşitli platformlarda dillendirdik.
Amerika’nın müdahalesinden sonra Türk kamyon şoförleri, işçi ve iş adamları kaçırılarak öldürülmeye başlandı. Tahminen Irak topraklarında 80 adamımız öldürüldü. Bunun üzerine benim partnerim olan Prof. Dr. Ahmet Nuri Elnaimi’yi arayarak Türkiye’de infial olduğunu Koalisyon güçlerinde bu kadar adam ölmediğinin söyledim. Bu düşmanlık Türk insanına kimin hesabına yapılıyor. Türk insanının bizde Felluceyiz diye haykırdığı bir ortamda.
O zaman Siyasal Bilgiler Fakültesi dekanı olan Prof. Dr. Ahmet Nuri Elnaimi’i ulema heyetiyle bu konuyu görüşerek benim adıma bir gazetede bu çerçeve içinde makale yayınladılar. Ulema heyetinde camilerde hutbe okutarak Türk insanını öldürmek caiz değildir. Buna benzer yüzlerce müdahalemiz oldu.”


SİVİL DİPLOMAT
Fransız Marie Jean Le Pen’in 2003 yılında bir Ramazan Bayramının sabahı Strasbourg’ta Parlamento’da konuşma yapmak üzere kendisini davet ettiğini belirten Değer, sözlerini “Parlamento’da konuşmamızdan sonra Le Pen otelde akşam yemeğine davet ettiler. Numune olarak zikrettiğim hususlar eğer sivil diplomasiye giriyorsa ben kendimi bir sivil diplomat addederim. Ancak ne Dışişlerimiz ne de Devletin herhangi bir kurumu bu aktif faaliyetlerimizde hiçbir gün bizimle alakadar olmadılar. Israrlı görüşme taleplerimizde de bazen lütfen kabul buyurdular. Buda gelecek için tarihe sitemkâr not düşüşüm olsun. Güçlü Devlet, Güçlü Millet bu zamanda bütün unsurları akıllıca devreye koyandır. Kısacası sivil inisiyatifin önünü açıp, teşvik ederek harekete geçirendir.” şeklinde tamamladı.

Müslüm Aktürk / İSTANBUL / www.balikigol.com 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com