Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Magazin Şevket Kazan Şanlıurfa'da hükumete yüklendi VİDEO

Şevket Kazan Şanlıurfa'da hükumete yüklendi VİDEO

Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı ve Adalet eski Bakanı Şevket Kazan, Şairnabi Kültür Merkezinde "Türkiye'de ve Dünya'da neler oluyor" konulu konferans verdi.

Giriş Tarihi: 11 Mart 2013 Pazartesi 10:07
Şevket Kazan Şanlıurfa'da hükumete yüklendi VİDEO
Şairnabi Kültür Merkezinde Yapılan Konferansa, Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı ve Adalet eski Bakanı Şevket Kazan, Saadet Partisi Şanlıurfa İl Başkanı Halil Yiğit, GİK üyesi Niyazi Yanmaz, Saadet Partisi İlçe Başkanları ve Partililer katıldı. Şairnabi Kültür Merkezinde yapılan konferans İl Başkanı Halil Yiğit’in konuşmasıyla başladı. Yiğit açılış konuşmasında, ‘’Bu dava yerde kalmaz, yeterki bayrağımıza sahip çıkalım. En yükseklere dikmeye çalışalım, Allah yardımcımız olacaktır. Burada Konferansa katılan başta Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı ve Adalet eski Bakanı Şevket Kazan’a GİK Üyesi Niyazi Yanmaz’aİlçe başkanlarına ve partililere teşekkür ederim’’ Dedi. İl Başkanı Halil Yiğit’in konuşmasından sonra Merhum Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan için hazırlanan sinevizyon izlendi. Daha sonra Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı ve Adalet eski Bakanı Şevket Kazan kürsü’de bir konuşma yaptı. KAZAN HÜKÜMETE YÜKLENDİ Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı ve Adalet eski Bakanı Şevket Kazan Şairnabi Kültür Merkezindeki konuşmasında hükümete yüklenerek, ‘’Bizlerde Yasama meclisinin ve aynı zamanda yasama meclisinde kanun teklifini hazırlayan milletvekillerinin ve hükümetlerin maalesef çalışmalarını yetersiz yaptıklarını, eksik yaptıklarını, noksan yaptıkları ortaya çıktı. Çünkü kanun denildiği zaman, bir kanun çıkar onu en az 10 yıl ömrü olur, hâlbuki bizde bir kanun çıkıyor, bakıyoruz ki 6 ay sonra yamalama yapılıyor başka bir kanun çıkıyor, ilaveler yapılıyor. Bu tamamen gerek meclisin, gerekse hükümet çerçevesinde yapılan çalışmalarınbakanlıklar çerçevesinde yapılan çalışmaların yetersiz olduğu gösteriliyor. Birde günübirliksiyaset yapılıyor. Önce bu mahkemeleri kurdu ve bu mahkemelerde yargılamaları yaptın, Yargılamaları yaptıktan sonra verilen cezalarda çok ağır oldu.  Aslında verilen o cezaların kanunlarını da sen yaptın. Şimdi bugün Türkiye’de bir takım çevrelerin rahatsızlıklarını ve bu rahatsızlıklar sebebiyle seslerini yükseldiklerini görünce şimdi bu verilen cezaları hafifletmek için çareler arıyorsun. Tutuklamalar karşısında, bazı tutuklamaların yersiz olduğunu, haksız olduğunu sende fark ediyorsun, onu hafifletmek için yeni formüller üretiyorsun bu böyle bitmez. Bir Kanun Yazboz tahtası değildir. Yönetmelik yaparsın doğrudur. Hasarı düzeltirsin bu böyle değil ki kanun çıkartıyorsun kanunu en az ülke’de 10 sene ömrü olması gerekiyor. 10 sene ömrü olmayan bir kanun başta salma kanunudur. Onun için sık sık kanunların yapılması, sık sık kanunlarda değişiklik yapılması, cezalarda değişiklik yapması gerekiyor. Türkiye’de büyük bir istikrarın olmağını gösteriyor. Türkiye’de tutarlı bir adalet bakanının işbaşında olmadığını gösteriyor. Çünkü bu kanunlar hep adalet bakanının kontrolünde geçmek suretiyle meclise sevk edilir. Bu nedenle gelmiş olan kanun generaller hakkında, paşalar hakkında verilmiş olan cezaların ağırlığı dikkate alınmış. Ama bunları biraz daha hafife indirelim demek suretiyle bir kanun hazırlanmış, meclise gönderilmiş. Ben buna kesin inanıyorum ki bir sene sonra bu kanununun başına bir iş daha gelecektir. Böylece Ülke’de hukuk istikrarı olmaz, bu yöntemle olmaz. Şimdi parlamentoda ki müzakereler sonucunda ne olacak. Ak diyenler olacak, Kara diyenler olacak, ortada gidelim diyecek olacak. Ama mutlaka Parlamentoda çok sıkıntılı bir müzakere olacaktır. Bunu önümüzdeki günlerde hep beraber göreceğiz. Ve gördükten sonra da, kanunlaştıktan sonra da iyimi oldu, kötümü oldu, isabetlimi oldu, yoksa bir fayda sağlayacak bir durumda mı çıktı. Bunu ancak o gün değerlendireceğiz. Yoksa bugün üzerinde münakaşa yapılacak, değişiklik yapılacak bir kanun teklifi konusunda şöyle mi olmuş, böyle mi olmuş bunu hariçten bir siyasi olarak değerlendirmek benim için doğru değil. ‘’ Dedi. KAZAN ÖCALAN VE BDP HEYETİNE DEĞİNDİ Hükümetin Öcalan’la yapmış olduğu görüşmelere ve BDP Heyetinin tutumuna da değinen Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı ve Adalet eski Bakanı Şevket Kazan, ‘’ Görüşmelerin ne olduğunu bilmemiz lazım.  Şuanda yapılan açıklamalar kimin tarafından yapılmadığı, daha doğrusu basına kimin tarafından sızdırıldığı konusunda bir takım tartışmalar var. En son önceki akşam televizyonda BDP genel başkanının yaptığı açıklama da resmen biz sızdırmadık, ama bizim tarafımızdan sızdırılmış diye ifade edilen bir açıklama var. Dolayısıyla Salı günüde bütün metni açıklayacağını söylüyorlar. Salı günü bekleyelim bakalım içinde ne varmış. ‘’ Dedi. PKK’nın elinde bulunan Askerlerin serbest bırakılacağı ve Abdullah Öcalan’ın ev hapsi konusunda Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı ve Adalet eski Bakanı Şevket Kazan, ‘’Şimdi tutuklu olan askerlerin serbest bırakılacağı konusu açıkça konuşuluyor. Diğer konu hakkında ise nasıl görüşüldü, ne gibi anlaşmalar yapıldığı konusunda bir bilgim yok. Etraftaki dedikodulara göre oda affedilecekmiş filan gibi dedikodulara göre kolay bir iş değil. ‘’ Dedi. ÇÖZÜM SÜRECİ HAKKINDA KONUŞTU Çözüm sürecinin ne olacağı yönündeki sorulara değinen Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı ve Adalet eski Bakanı Şevket Kazan,  ‘’ Tahmin şuanda edemem, onlar ben değilim, bende onlar değilim. Ben derken kendimi kast etmiyorum. Bizler bir siyasi partinin temsilcisiyiz. Eğer biz parlamentoda olsaydık, parlamento şimdi çok daha farklı olurdu.  Ama ne yapalım milletimiz saadet Partisinin parlamentodaki eksikliğini fark edinceye kadar biz bu sıkıntıları çekeceğiz. Yoksa parlamentoda kavga, dövüş bitmez. Dikkat ederseniz bu komisyonda müzakere edilecek, komisyondaki müzakere başladığı zaman ortalık allak bullak olacaktır. Çünkü anlaşmaya varıldığı dedikleri, basına yansıyan yönlerine baktığımız zaman parlamentoda bunun karşısında kavga, dövüş çıkarmaya iki parti var.  Birisi CHP, diğeri MHPvar. Bunlara karşı gelecek olan Bağımsız milletvekilleri var. Zor geçecek ama biz memleketin biran önce huzura kavuşmasını istiyoruz. Biran önce memlekette birlik, beraberlik, kardeşlik olsun istiyoruz. Bunun ilacıda Saadet Partisi’dir. Şuanda PKK’nın arkasında ABD var. Yok, bizlere istihbarat verecekte, biz terörü o istihbaratla durduracağız. ABD zaten onların yanında, bizi de idare ediyor. Onun için şuanda ki havanın Barış ortamı içersinde, daha doğrusu meydana getirilen barış süreci içersinde özlenen noktaya getirilmesi, zan edildiği gibi kolay bir iş değildir. İşte bu zaten ortada işte CHP, MHP açıkça biz buna karşıyız diyorlar. Parlamento içersinde tarafları bir araya getirecek, barıştıracak, müzakere sağlayacak bir koordinatör yok. Onun için bizler o seçimde önce demiştik ki Saadet Partisi mecliste lazım. Neden çünkü bunun için lazım. 28 ŞUBAT SÜRECİNE DEĞİNİLDİ 28 Şubat süreci hakkında İfadeye çağrılması yönünde bir açıklama yapan kazmaz, ‘’ 28 Şubat’ın daha soruşturma safhası bitmek üzere, henüz yargılama başlamadı biliyorsunuz. Savcılık iddianame hazırlayacak. Benim Refah gerçeği konusunda 4 cilt kitabım vardır. Bu 4 ciltlik kitabın üçüncüsü tamamen 28 Şubatla ilgili. Ankara savcılık 28 Şubat soruşturması başladığı zaman ben o üçüncü cilt kitabı doğrudan, doğruya o kitabı Cumhuriyet Savcısına götürdüm. Dedim ki siz şimdi bu 28 Şubatı araştıracaksınız ama ipin ucunu nereden çekeceksiniz. Bu konuda zorluk çekersiniz dedim. Ve kendisine götürdüğüm kitap 400 sayfadır. Onun ortasında Batı çalışma grubunun şeması var. Askeriyenin şeması onu da bir arkadaş bana temin etmişti. O şemayla birlikte onlara başlangıç noktasının bu olabileceğini söyledim. Ve nitekim ondan sonra süreci başlattılar. Önce Çevvik biri, arkasında Erol Özkaslan’ı bunları aldılar. Onun arkasında yargı bilgilerini veren komutanları aldılar içeriye. Batı çalışma grubunun yapısal şeması üzerinde kimlerin toplatılması gerektiğini belirttim. Batı Çalışma Grubu 24 Aralık 199’da kurulmuş olan bir kurum. Tabi ondan sonrası takip ettiler. O kitap üzerinde beni tekrardan ifadeye çağırdılar.  Birde baktım ki benim kitabım püsküllü, püsküllü hale gelmiş, her sayfasına bir kâğıt yerleştirmişler bu konuda bana da teşekkür ettiler. 28 Şubatla ilgili o kitap çok işimize yaradı dediler.  Tutuklanması gerekenler tutuklandı ama daha sonra batı çalışma grubu devam etti. Başbakanlığa intikal ettirildi. O devam eden süre içersinde görev alan kişilerde tespit edilmiş, biraz kalabalıklaştı. Benim bildiğim 15 veya 20 kişi ile meselenin çözümlenmesi gerekirdi. Ama bakıyorum epey genişledi. Davası açılsın o zaman sanıkların sayısını göreceğiz.  Dava açılmadan bir şey diyemeyiz. ‘’ Dedi. Yaklaşık olarak iki saat süren konferansın ardından partililer hatıra fotoğrafı çektirdi.




 


Abdullah Toprak / Urfahabermerkezi

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com