Reklamı Geç
Advert
Advert

Şanlıurfa Cezaevindeki yangında kusur yokmuş

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesindeki Cezaevleri Alt Komisyonu, 16 Haziran 2012'de Urfa Cezaevi'nde çıkan yangında 13 mahpusun hayatını kaybetmesiyle ilgili raporunu hazırladı.

Şanlıurfa Cezaevindeki yangında kusur yokmuş
Şanlıurfa Cezaevindeki yangında kusur yokmuş

Raporda, yangınla ilgili olarak, "anlaşılması ve açıklanması güç bir olay" denilirken, Bakanlık veya cezaevi yönetiminin herhangi bir kusurundan söz edilmedi. Sadece, cezaevinde kapasitenin üzerinde mahpus bulunduğu, personel sayısının yetersiz olduğu saptamaları yapıldı. "Gerekli tedbirlerin alınması", olayın "üzerinde hassasiyetle durulması" gibi istekler dışında somut bir talepte bulunulmadı.

"Olumsuz koşullara dikkat çekmek için çıkarılmış olabilir"

Raporda, yangının çıktığı koğuşun altı kişilik yatak kapasitesine sahip olduğu ve 12 kişinin yerde yattığı bilgisine yer verilirken, yangının "vantilatör kavgasından çıktığı"na dair iddianın bir tutuklu tarafından yalanlandığı belirtildi.

Raporda ayrıca, yangının kurumdaki olumsuz koşullara kamuoyunun dikkatini çekmek için çıkarılmış olabileceği, hangi amaçla çıkarılmış olursa olsun "intihar"ın amaçlanmadığı, yangına müdahalede kurumun ihmalinin olmadığı görüşlerine yer verildi.

"Eylemin en baştan gerçekleşmesinin, hayatın olağan akışıyla bağdaştığını söylemek güçtür"


Raporun sonuç bölümündeki görüşlerden bazıları şöyle:

- Ceza infaz kurumu pratiğinde belli taleplerin karşılanmaması sonucu eylemlerin gerçekleşmesi mümkündür. Bununla birlikte somut olayda görülen ve son başvurulması beklenen koğuşun ateşe verilmesi eyleminin daha en baştan gerçekleşmesinin, hayatın olağan akışı ile bağdaştığını söylemek güçtür. Diğer taraftan, eylemin tamamen kurumdaki olumsuz koşullardan kaynaklandığı varsayımı altında, kamuoyunun dikkatini çekmeyi sağlayacak çarpıcı bir faaliyete imza atılmak istendiği düşünülebilir.

- Yangın hangi saikle çıkartılmış olursa olsun, bu eylemin intiharı amaçlamadığı düşünülmektedir. Yangın eylemine iştirak edenlerin petrol türevinden üretilen yatak süngerlerinin kısa zamanda nefes almaya imkân vermeyecek yoğunlukta bir dumanı ortaya çıkaracağını hesap edemediklerine kanaat getirilmiştir. Tuvalete kapatılanların yangın eyleminden haberdar olmadıkları doğrultusundaki ifadeleri inandırıcı bulunmamıştır.

- Yangına müdahale esnasında kurum personelinin ihmali olduğu yönünde bir kanıya varılmamıştır.

Üç hafta sonra "Denetimli Serbestlik Yasası" yürürlüğe girmişti

Raporda ayrıca, cezaevindeki personel sayısının yetersiz olduğu, kapasite fazlası tutuklu ve hükümlü barındırıldığı (kapasitesi 600 olan cezaevinde 1057 kişi), petrol türevinden üretilen yatak süngeri kullanımının büyük bir risk olduğunun olayda görüldüğü vurgulandı ve  "Şanlıurfa E Tipi Ceza İnfaz Kurumu'ndaki yaşam şartlarının olumlu olduğunu söylemek güçtür" denildi.

Urfa Cezaevi'ndeki isyan ve yangında 13 mahpusun hayatını kaybetmesinden üç hafta kadar sonra "Denetimli Serbestlik Yasası" yürürlüğe girmiş ve yasanın yürülüğe girmesini izleyen iki ay içinde kapasitesinin üzerinde mahpus barındıran Türkiye cezaevlerinden 34 bin hükümlü yasa uyarınca tahliye edilmişti.

(imc)

TBMM Şanlıurfa E Tipi Ceza İnfaz Kurumu yangın 13 ölü
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Üç Aylar başlıyor! Regaip Kandili hangi gün?
Üç Aylar başlıyor! Regaip Kandili hangi gün?
Şanlıurfa’da  Kütüphaneler Haftası Başladı
Şanlıurfa’da Kütüphaneler Haftası Başladı