Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya Şanlı Urfa Şanlandı, AK Parti gamlandı (MI?)

Şanlı Urfa Şanlandı, AK Parti gamlandı (MI?)

Giriş Tarihi: 15 Nisan 2011 Cuma 13:33
Şanlı Urfa Şanlandı, AK Parti gamlandı (MI?)

Yenişafak Gazetesi yazarı Fatma Barbarasoğlu, Şanlıurfa'daki AK PArti aday listesini bugün köşesinde işledi. Şanlıurfa'daki seçmen tepkisi AK Parti lidserine geri adım attırır mı bilinmez ama Bu pilav daha çok su alacak gibi görünüyor. İşte "Şanlı Urfa Şanlandı, AK Parti gamlandı (MI?)" başlıklı bugün kü makalesi;

Ben bu satırları yazarken; radyoda Başbakanımızın Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde yapmış oldu konuşmanın "tonu" hakkında fikir beyan ediliyordu. Yapılan yorumların ortak noktası "oradan", "buraya" seçim mesaj yollandığı şeklinde.

Avrupa Parlamentosu Haziran seçimleri için sahne olarak "kullanıldığına" göre biz dahi dikkatimizi Türkiye'nin "bölge"lerine istif edelim.

Bazı "yorumcu"lar, listelerin açıklanmasının üzerinden birkaç saat geçmeden, 2011 seçimlerinin sürprizli bir sonucunun olmayacağını, seçimlerin çok da heyecansız geçeceğini kendilerinden pek emin bir edada söyledi. Oysa tam tersi oldu. Dakka bir gol bir vaziyetiyle Şanlı Urfa ayaklandı.

Milletvekili adaylarının listeleri açıklanır açıklanmaz kendisini aday olarak göremeyen aşiret mensubu vekiller ve kurşun yaralarından geriye kalan bir adam olarak iddiasından hiçbir şey kaybetmemiş olan türkücü İbrahim Tatlıses son saniye bağımsız aday olmayı başardı.

Nedendir bilmiyorum Urfa söz konusu olduğunda AK Parti'nin basireti bağlanıyor. Çantada keklik vaziyetini seçim hezimetine dönüştürmek için adeta özel gayret sarf ediyor.

Güneydoğu söz konusu olduğunda, Diyarbakır'ın uzayan gölgesi bölgedeki her şehrin kendine has yapısının olduğunun gözden kaçmasına sebep oluyor.

Hatırlayacaksınız yerel seçimlerde AK Parti "Fakı Baba" faktörünü ciddiye almamış ve Urfa'da belediye seçimlerini kaybetmişti.

Urfa şehri önemli. Çünkü aşiretlerin birkaç şehri birden kuşatan güçlü profili; Türkler, Kürtler, Araplar olarak halkın etnik kimliğinin çeşitliliği; Urfa-Maraş-Antep mücadelesini kendine has yöntemlerle göğüslemeye çalışması ile sosyolojik açıdan çok özel bir şehir Urfa.

Tarihi dokusu itibariyle Türkiye'nin en yoğun dini ziyaretlerine ev sahipliği yapıyor.

Urfa esasında Türkiye'nin mutfağı durumunda ve en son yapmış olduğum ziyarette Urfa'nın şehir dokusu açısından tıpkı İzmir gibi biraz "solmuş" olduğunu fark ettim.

2011 seçimlerinde eğer aşiretler ile son anda bir "uzlaşmaya" varılmaz ise Urfa siyasette dünya çapında bir ilke imza atmış olacak. Çünkü bir taraftan modern öncesinin aşiret yapısını sürdürürken bir taraftan da, siyasete mikro mikro milliyetçilik üzerinden "postmodern" bir aşılama yapmış olacak.

Bizi ilgilendiren kısım, tam da Urfa'nın gerçekleştireceği bu "posmodern" siyaset aşısı. Aşiretlerin partilerle girmiş olduğu "pazarlık" seçmenler tarafında da aktif olarak gündemde tutulabilirse siyasetin arz talep dengesi yeni bir ayar kazanmış olacak.

Aşiretlerin pazarlığı, Cumhuriyet tarihinden de eski. Cumhuriyet rejimi "pazarlık" konusunda ağırlığını bireyden değil toplu resim olarak aşiretten yana koydu daima.

"Urfa isyanı"nın patlatmış olduğu flaş; "aşiret stratejisi"nin posmodern bir nikah tazelemesi mi gerçekleştirdiğini, yoksa hedefe kilitlenmiş pragmatik yöntem denemesi mi olduğunu görmemizi sağlayacak önümüzdeki günlerde.

Sonucu etkileyebilecek en önemli faktör elbette aşiretin gücünün, kendisini güçlendirmediğini fark eden ve bundan sonra birey olmak isteyen gençler. "Arap Baharı"ndan güç olan gençlerin, İbrahim Tatlıses üzerinden pazarlık gücü ortaya koyup koyamadığını anlamak için hem Haziran'a kadar süreci iyi takip etmek hem de seçimin sonucunu dosdoğru okumak gerekiyor.

Siyasi Partilerin ideolojik çatılarının ne vakittir hasarlı olduğunu biliyoruz. Bu durum sadece Türkiye için değil bütün dünya için söz konusu. "Urfa isyanı" başarıya ulaşırsa siyasetin tıpkı ticaret gibi "net"ten yapılabileceğini göreceğiz.

Dolayısıyla hem AK Parti için hem de bölgeden bağımsız olarak aday olan aşiret mensupları için hedef kitle gençler ve kadınlar olmak durumunda.

Ama sorun şu ki, AK Parti koyduğu adaylarla ben burada "oynamayacağım" dediğinin farkında mı?

Tayyip Erdoğan "oyun kurmaktan" hoşlanan ve fakat nehri geçerken at değiştirilmeyeceğini de çok iyi bilen bir lider. AK Parti Güneydoğu bölgesinde düşük profilli adaylar koyarak ve tüm enerjisini MHP'nin barajın altında kalmasına harcayarak, Başkanlık rejimine geçişin taşlarını mı döşemeye çalışıyor?

Yazının tatamını okumak için bu linki tıklayınız!

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com