Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Röportaj Putlaştırılmış Atatürk yıkılmalıdır!

Putlaştırılmış Atatürk yıkılmalıdır!

Laiklik adı altında dindar kesime yıllarca baskı yapanların ‘Atatürk Yunanlıları İzmir’den denize döktü’ cümlesinden başka bir şey bilmediklerini söyleyen Tuğçe Kazaz, “Biz o dönemde kapalı kapılar ardında ne pazarlıklar yapıldığını bilmiyoruz. Gerçek olmayan her şey gibi putlaştırılmış olan Atatürk de yıkılmalıdır” dedi.

Giriş Tarihi: 2 Şubat 2015 Pazartesi 11:49
Putlaştırılmış Atatürk yıkılmalıdır!

Bir dönem hakkında çok şey yazılıp çizildi. Din değiştirip Yunanistan’a yerleşti. Türkiye’ye ve İslamiyet’e geri döndükten sonra farklı bir düşünce yapısıyla karşımıza çıktı. Son dönemdeki muhafazakâr tavrı ve siyasi açıklamalarıyla tüm dikkatleri üzerine çeken Tuğçe Kazaz’la dünü ve bugününü konuştuk.

 

BEDEL ÖDEDİM

Yıllar önce neden din değiştirme kararı aldınız?

 

İyi yönde akıl veren insanlarla çok uzun zaman önce karşılaşmadığım için maalesef. Doğruyu araştırma yolunda yapılmış hatalarım ve bu konuda ödenmiş bedellerim var. Bunlardan bir tanesi Hristiyanlık ve Müslümanlık arasındaki noktada yaşadığım bilgisizliğimdi.

 

Eskiden Ak Partili birini gördüğüm zaman, “Ben bunlara yanaşmayayım, onlardan kimseyle tanışmayayım” derdim. Öyle yanlış işlenmiş ve öyle bir korku imparatorluğu kurulmuş ki üstümüzde. Dolayısıyla bu noktadan baktığımda şimdi çok daha özgürüm.

 

Sizi daha sonradan Hristiyanlıktan uzaklaştıran sebep neydi?

 

Hıristiyanlığın artık geçerliliğinin kalmadığını, İslamiyet'in tek geçerli din olduğunu, çok sert bir biçimde yüzüme vuran haçlı zihniyetini ve papanın başkanlık ettiği feodal sistemi keşfettim.

 

İslamiyet’le Hristiyanlık arasındaki hangi farklılıklar sizi tekrar İslam’a yöneltti?

 

Din adına insanları engizisyon mahkemelerinde yargılayıp yakan, Haçlı seferlerinde Müslümanları kılıçtan geçiren bir din Hristiyanlık. Oysa Peygamberimiz savaş esnasında bile, “Her kim ki evinde kalır ve kapısını kapatırsa, silah bırakırsa güvende olacaktır” demiştir. Bu realiteyi gördükten sonra artık İslam’ın tek din olduğunu fark ettim ve benim için Hristiyanlık bitti.

 

DİNİ ÖCÜ GİBİ GÖSTERDİLER

Hristiyanlığı din değiştirdikten sonra mı araştırdınız yoksa daha önceden bu dine dair bir fikriniz var mıydı?

 

Açık söyleyeyim; herhangi bir bilgim yoktu, benimkisi tepkiseldi, yanlış yaklaşımdı. Küçüklükten beri dinin bize öcü gibi gösterilmesine bağlıydı her şey. Ve bunu laiklik anlayışı üzerinden yaptılar. Bilinçli olarak bizi dinden uzaklaştırmak için bir senaryo yazılmıştı.  Dolayısıyla ben tepkisel bir tavırla dinimi terk etme süreci yaşadım o dönemde.

 

Geçmişe baktığınızda din değiştirmeyi ve yaşadıklarınızı hata olarak görüyor musunuz?

 

Tabii ki hataydı. Çok büyük pişmanlıklarım var ve zor bir süreç yaşadım.  Bir değişim geçiriyorsunuz ve artık içerinizde farklı bir mekanizma var. O eski Tuğçe tamamen öldü benim için.  

 

Aileniz değişiminize nasıl bir tepki verdi?

 

Birbirimizin fikirlerine saygı duymayı öğrendik. Artık bir bireyim ve farklı şeyler düşünmem çok normal. Bugün ailelerin yapması gereken çocuğuyla bir birey olarak iletişim kurabilmesidir. Biz çok fazla bu konuları paylaşmıyoruz. Ama bir anne baba olarak benim hayatımda varlar.

Papanın bile, “Anneme küfür etse ben bunun cezasını veririm” dediği noktada bunu basın özgürlüğü adı altında değerlendirip, Hz. Muhammed'i kamyonete bindiren, devlet içerisinde örgütlenerek 17-25 Aralık'ta bir takım montajlarla ülkeyi milyonlarca lira zarara uğratan paralel zihniyete dur denmeli.

 

HER ŞEYİN FARKINDAYIM

Yunanistan’a yerleşirken Türkiye tarihi hakkında bir önyargınız var mıydı?

 

Ülkemizin her karışının şehit kanlarıyla sulanarak alındığını elbette biliyorum. Şimdi bana kalkıp diyecekler ki; “Sen zamanında ülkeni bırakıp Yunanistan'a gittin.” Ama ben o dönemler bunların bilincinde ve farkında değildim, şimdi her şeyin farkındayım.

 

HESABINI ALLAH’A VEREMEM

Podyumları bırakmanızın nedeni nedir?

 

Ben istiyorum ki benim hatalarımı benden sonraki gençler yapmasın.  Yanlış bir sisteme özenerek yaptığım hatalar için, rol model olduğum insanlara “Durun! Bakın, bu yanlış” demek benim boynumun borcu. Bunu bugün yapmazsam, yarın hesabını Allah’a veremem.

 

 Tuğçe Kazaz’ın artık eski çevresiyle de yolunun ayrıldığı sonucunu çıkarabilir miyiz?

 

Bir kadının cinselliğini öne çıkararak insanların hayvani dürtülerine hizmet eden, şeytanın yolundan gidip insanları iç buhranlara sürükleyen insanlarla yolum ayrıldı.

 

PİŞMANLIK DUYUYORUM

En büyük tepki de size bu çevreden geliyor sanırım…

 

Evet bu zihniyetten bana saldırı var ve bunun adına CHP, laiklik ve fikir özgürlüğü deniyor. Eski Tuğçe’nin yaşadıklarını alkışlayanlara söylüyorum, kusura bakmasınlar ben o zihniyeti biliyorum ve oradan geliyorum. Geriye dönüp baktığımda ben o günlerimden pişmanlık duyuyorum.

 

Bir süredir siyasi açıklamalarda bulunuyorsunuz.  Bu açıklamaları milletin iradesiyle seçilmiş bir hükümete destek vermek olarak nitelendirebilir miyiz?

 

''One minute'' ile başlayan, bir şekilde ülkeyi paçasından tutup aşağı çekmeye çalışanlara rağmen oynanan küresel oyunda Amerika'ya, İsrail'e dur diyen ve İsrail'in yaptığı devlet terörüne karşı; Suriye’de, Mısır'da, Gazze’de bütün Müslümanların hamisi durumuna gelmiş ve zulme dur diyen bir Türkiye var. Bunu görmezden gelemem.

 

PUTLAR YIKILMALI

AK Parti’ye verdiğiniz destekten ötürü sizi özellikle ulusalcı kesim eleştiriyor. Bunun nedeni nedir?

 

''Tencerem var tavam var, Ata'mızdan yadigar iki duble rakım var'' diyerek beni eleştirenlere soruyorum: Bu mudur sizin atanızdan size kalan? Üç kelime öğretmişler sana; Atatürk Yunanlıları denize döktü diye, başka ne var? Oysa biz o dönemde kapalı kapılar ardında ne pazarlıklar yapıldığını bilemiyoruz. Artık putlaştırdığımız her şey yıkılmalıdır. Dolayısıyla putlaştırılmış Atatürk de yıkılmalıdır.

 

Türkiye’de Atatürk’ü koruma kanunu var biliyorsunuz…

 

Atatürk'ü koruma yasasıyla neden koruyoruz? Atatürk öldü, yaşamıyor. O zaman ki küresel oyun çerçevesinde de neler olduğunu bilmiyoruz. Biz kendi tarihimizi cesur bir şekilde kalkıp araştırmaya başlarsak o zaman kim bilir neler çıkacak ortaya. ''Tencerem var tavam var atamdan bana yadigar iki duble rakım var'' diyen rakıcı kesim bu araştırmayı yapmaya hazır değil.

Türkiye büyük bir İstiklal Mücadelesi verdi. Şimdi Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda 16 Türk Devleti’yle karşılıyoruz devlet başkanlarını. Bu da Mahmut Abbas üzerinden Netanyahu'ya verilmiş net bir cevap değil miydi?

 

OSMANLI RUHU DİRİLİYOR

Aynı kesim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarihimize verdiği değerden dolayı ‘Osmanlı geri geliyor’ eleştirilerinde bulunuyor. Sizce Türkiye yeniden özüne mi dönüyor?

 

Osmanlı geri gelmiyor, Osmanlı'nın ruhu yeniden diriliyor. Osmanlı’yı küçümseyen zihniyet “Acaba şeriat mı geliyor? Kapanacak mıyız? Korkusuyla savaşıyorlar. Osmanlıya saldıranlar ahlaksızlıklarını rahat rahat yaşayamayacaklar diye tarihimize karşı saldırıya geçiyor.

 

Türkiye’de okullarda okutulan tarih sizce yazıldığı gibi mi?

 

Keşke zamanında okulda bir takım marşlar ve şiirler yerine bize diktatör ve kızıl sultan diye öğretilen Abdülhamit’in, topraklarımızın bütünlüğü için cansiperane uğraşan bir padişah olduğunu öğretselerdi. Keşke bize tarihimizi doğru olarak sunsalardı.

 

Siyaset bilimi okurken hangi mesleği seçmeyi hedefliyordunuz?

 

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler okurken diplomat olmak istiyordum fakat o günlerde bu nasip olmadı ve hayat beni başka yönlere savurdu. Şimdiyse hem siyasi, hem de  insani açıdan olaylara bakıp, oynanan küresel oyunlar çerçevesinde bunu tarihle birleştirerek şifrelerini çözmeye çalışıyorum.

 

HAK İLE BATILIN SAVAŞI

Siyasi söylemlerinizde sürekli dile getirdiğiniz paralel yapı, başta Suriye olmak üzere İslam coğrafyasına sahip çıkan bir Türkiye’ye sizce neden kin ve düşmanlık besliyor?

 

Halk ile batılın savaşı bu. Paralel yapı dediğimiz ve suç teşkil eden bu yapının,  ülkemizi satmaya çalışan baronların, ona uşaklık eden ve  içerideki iş birlikçilerinin mutlaka Türkiye'nin damarlarından temizlenmesi gerekiyor.

 

Paralel yapı medyasının Charlie Hebdo’yu yayınlayan Cumhuriyet Gazetesi’ne verdiği desteği nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Batı zihniyeti tarafından kullanılan, halife olarak halka yutturulmaya çalışılan Fethullah Gülen’e bağlı paralel yapı medyasının Cumhuriyet gazetesine sahip çıkması beni hiç şaşırtmadı. Çünkü onlar Charlie Hebdo’nun Türkiye ayağıdır.

SÖYLEŞİ: Özlem DOĞAN

Milat Gazetesi

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com