Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Kültür Sanat PROF. YAYLA; TÜRKİYE'DE POLİTİK VE BÜROKRATİK İKTİDAR VAR

PROF. YAYLA; TÜRKİYE'DE POLİTİK VE BÜROKRATİK İKTİDAR VAR

Giriş Tarihi: 31 Ekim 2010 Pazar 12:15
PROF. YAYLA; TÜRKİYE'DE POLİTİK VE BÜROKRATİK İKTİDAR VAR

 

Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümü Siyaset ve Sosyal Bil. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Yayla, AK Parti Suruç İlçe Teşkilatının organize ettiği “Nasıl Bir Anayasa” adlı bir konferans verdi.

Suruç Vali Ziya Çoker İlköğretim Okulu Konferans Salonu’nda Suruçluların yoğun ilgisinin olduğu konferansta Prof. Dr. Atilla Yayla; Türkiye’de asıl ve meşru iktidar var. Bu çift başlılığın temel dayanağı olan mevcut anayasa ıslah olmuyor, çünkü tuzaklarla dolu. Yeni bir anayasa için tüm kesimlerin katkı sağlaması gerektiğini dile getirdi. Prof. Dr. Atilla Yaylanın konferansını izlemek için salonun dolduran Suruçluların yanı sıra AK Parti MKYK üyesi Mehmet Oymak, AK parti Şanlıurfa İl Başkan yardımcıları Veysel Polat, Erkan Sözen, İsa Kızıldemir ve yönetim kurulu üyesi Zeki Kurt katıldılar.

Açılış konuşması yapan AK Parti Suruç İlçe Başkanı İzzettin Aslan; İki aydır eğitim-öğretim yılı başlamış olmasına rağmen Suruçlu öğrencilerin %40ı hala pamuk tarlalarında çalışıyorlar. Batı illerdeki akranlarıyla aynı şartlardaki sınav yarışına girmeleri ne kadar başarı getirir? Biz Tarımsal ekonomimizin iyileştirme çalışmalarını hızlandırılmasını isterken, yanı başımızdaki Mürşitpınar sınır kapısının acilen açılmasını ilgili yerlerden talep ediyor. Bu sınır kapısı ekonomik ve sosyal anlamda bir rahatlama getirecektir. Suruç çok önemli bir kavşakta bulunuyor dedi.

Prof. Yayla; Başta Yeni Anayasa, Demokrasi ve ana dilde eğitim üzerine şekillenen konuşmasının ardından katılımcıların sorularını cevapladı.

Konuşmasının başında devlet yönetimini anlatan Prof. Yayla; Yönetimimizde bürokrat ve politikacılar arasında iktidar çekişmesi var. Bu ayırışıma 1950den beri devam ediyor. çünkü Türkiyede bürokratlar kendini hancı, politikacıları ise yolcu olarak gören bir anlayışa sahipler. Normal şartlarda bürokratlar politikacılardan emir alırlar. Örneğin askeri bir bürokrat yanlış yaptı mı ceza alır. Yakın zamanda ABD Afganistan askeri komutanı Başkan Obamayı eleştirdi diye görevden alındı. Fransız bir generale Fransanın Afganistan politikasını eleştirdi diye görevden alındı.

Bürokratlar halka hesap veren bir konumda değiller, ama politikacılar hesap vermek zorundalar. Bu nedenle iktidarın da politikacılarda olması gerekir. Normal sürece girmek için bürokratların zayıflaması lazım.

12 Eylül 2010da yapılan anayasa değişikliğinde politikacılara biraz daha yetki verilirken Türkiyede hala birinci kuvvet politikacılar değil. Örneğin 29 Ekim Cumhuriyet resepsiyonuna başkomutan davetiye gönderiyor ama üniformalı bürokrasi davet edilen yere gitmiyor. 12 Eylülde bürokrasi geriletildi ama daha çok mücadele etmek gerekir dedi.

Yeni anayasa çalışmaları ile ilgili konuşan Prof. Dr. Atilla Yayla; İktidar partisi AKP, Muhalefet partileri CHP, MHP ve BDP yeni anayasa istediklerini ifade ediyorlar. Bu Türkiye için bir şans. Bu fırsatı tepmemek lazım. Yeni anayasa hazırlarken mutlaka bireysel hak ve özgürlükler teminat altına alınmalı. Zaten anayasalarda bireysel hak ve özgürlükler yoksa ona anayasa demek bile yanlış. Yeni anayasa yapılırken din ve dile önemle yer verilmeli. Çünkü Din ve Dil temel haktır, lütuf değildir. Bu çerçevede yapılan bir anayasa herkesi mutlu eder ve birlikte yaşamanın anlamı olur.

Liberalizmde devletin okulları olmaz. Çünkü çok farklı dillere mensup vatandaşın olabilir. Bu yüzden okullar STKlara devredilmeli. STKLarın kontrolündeki ve devletin denetimindeki okul talebe uygun dilde eğitim verebilmeli. Birden çok dilde eğitim bölünme getirmez daha çok birleştirme temellerini sağlamlaştırır. Türkiyede Kürtler çok büyük bir nüfusa sahiptir. Kürtçe eğitim dili olması Kürtleri güvende hissetmelerini sağlar. Fıtri olarak bu böyledir. Hindistanda çok dilli eğitim var. Güney Afrikada 11 dilde eğitim var. Ama onlar bölünmüyor. Karşı çıkmayla, İnkâr etmeyle sorun çözülmüyor. Sorun kafalardaki balyaların çözülmesinde dedi.

Prof. Dr. Atilla Yayla şiddet kültürünün de zararlı olduğunu dile getirdi. Prof. Yayla; Suruça ilk kez geliyorum. Buradaki arkadaşlarla konuştum. Şiddettin hakları istemede bir çözüm ve fayda sağlamadığını aksine daha çok zarar verdiğini müşahede ettim. Türkiyede ayrışmadan bahsetmek hayali bir istektir. Çünkü Türkiyede Kürtler ve Türkler arasında 5 Milyon nüfuslu bir evlilikten bahsediliyor. Türkiyenin 81 ilinde de Türkler ve Kürtler bir arada yaşıyorlar dedi.

Prof. Yayla’nın konuşmasının ardından AK Parti Suruç eski ilçe başkanı plaket verdi. Suruçlular Nar Ekşisi ve Kırmızı ve siyah renklerden oluşan iki Puşi hediye ettiler. Prof. Dr. Atilla Yayla, Suriye sınırına giderek Mürşitpınar sınır kapısını gezdi.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Bu habere de bakabilirsiniz

Kitap Bağışı kampanyası

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com