Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Röportaj Özyer; Urfalılara Orman Bilincini Aşılamak Lazım!

Özyer; Urfalılara Orman Bilincini Aşılamak Lazım!

Türkiye’nin orman fakiri ve bir o kadar sıcak memleketi Şanlıurfa’ya atanan yeni Orman Bölge Müdürü Mehti Özyer ile Şanlıurfa’nın yeşil geleceğini konuştuk.

Giriş Tarihi: 19 Eylül 2013 Perşembe 22:06
Özyer; Urfalılara Orman Bilincini Aşılamak Lazım!

Orman sevgisiyle dolu bir Müdürün Şanlıurfa’ya atanması, Orman fakiri Şanlıurfa için büyük bir kazanımdır.

Orman yangını, ağaçlandırma, Urfalıların yeşile bakış açısını ve Müdür Mehti Özyer’in bilinmeyen yönlerini bu röportajımızda bulabilirsiniz.

Mehmet Guli Aslan; Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Mehdi Özyer; Ben Mehdi Özyer 10.06.2013 itibariyle Şanlıurfa’da göreve başladım. Daha önce Artvin’de Orman Bölge Müdürlüğü görevinde bulundum. 3 yıl kadar sürdü bu görevim. 3 yılın sonunda Şanlıurfa’ya atandım. İnşallah burada bana güvenenleri mahbup etmem. Burada görevimi layıkıyla yaparım.

M. G. Aslan: Şanlıurfa’ya atandınız. Bu süre zarfında Şanlıurfa’da Ormancılık alanında karşılaştığınız en büyük sorun nedir?

M. Özyer: Urfa, Ağaçlandırma ağırlıklı bir bölgemiz. Urfa’daki en büyük sıkıntımız ağaçlandırma alanı bulamamamızdır. Urfa Dağları bom boş neden ağaçlandırmıyorsunuz diye serzenişte bulunan insanlara; hadi ağaçlandıralım dediğimizde o dağların boş olmadığını görüyoruz. O dağları birileri tarafından alınmış. Ve ya mera hükmündedir. Dolayısıyla alan sıkıntımız var.

M. G. Aslan: Bahsettiğiniz mera veya diğer alanları ağaçlandırmanız için ne yapılması lazım?

M. Özyer: Öncelikle buralara ağaç dikmemiz için buraların bizim olması lazım. Bahsettiğimiz alanların kime ait olduğunu tespit ettiğimizde, onlara diyoruz ki hadi burayı bize devredin biz ağaçlandıralım. Resmi protokol imzalandığı zaman biz oraların ormanlık alana çeviriyoruz. Oraya dikimlerimiz başlıyor. Aksi takdirde yapılacak bir şey yok.

M. G. Aslan: Merayı da bu şekilde ağaçlandırabiliyor musunuz?

M. Özyer: Merayı ağaçlandıramıyoruz. Mera meradır. Hiçbir şekilde ağaçlandırma olmaz. Çünkü oralar otlak alanlardır.

M. G. Aslan: Şanlıurfa’da şu an ormanlık alan ne kadardır? Orman olmaya müsait ne kadar alan vardır. Bizimle paylaşabilir misiniz?

M. Özyer: Şanlıurfa’nın % 1 Ormanlık alan. Bu da şu an 23,514 Hektar alanın orman olduğunu ifade edebiliriz. Bu yıl 800 hektarlık alanı daha ağaçlandıracağız. Önümüzdeki yıl bu 2000 hektarlık alanı ağaçlandırmayı planlıyoruz. Ve diğer yıllarda bu alanları artırarak ağaçlandırmaya devam edeceğiz.

M. G. Aslan: Şanlıurfa’da ormanlık alan % 1 dediniz. Ama kuruyan ağaçları bakımında da en çok ağacı kuruyan iller sıralamasında Türkiye birincisi. Şanlıurfa’da dikilen ağaçlar bir sonraki yıl kuruyor.

M. Özyer: Şanlıurfa kurak bir memleket. Burada yapılan çalışmalar bu kuraklıktan etkileniyor. Bunan dolayı dikilen ağaçların kuruması diğer illere göre fazla olabilir. Ama bu sorun kaliteli ve küçük boy fidanlarla aşılabilir. Büyük boy fidanlar olmaz. Bir fidanın tutması için, fidanın kalitesinden, dikiminden, bakımından ve iklimine kadar her şeyin bir etkisi vardır. Bu etkiler belki 10 tanedir. Bunların hepsine ayrı ayrı dikkat edildiğinde başarı oranı daha da yükselir. Ayrıca “İran Çamı” dediğimiz bir çam türü var. Bu çam türü hızlı büyümekle beraber 20 - 30 yıl sonra kuruyabiliyor. Bunlara da dikkat edip iklim şartlarına dayanıklı türleri dikmek lazım.

M. G. Aslan: Kuruyan ağaçlar bakımında Türkiye birincisi olan Şanlıurfa, Bir de yangınlarda Türkiye birincisi. Bunu neye bağlıyorsunuz?

M. Özyer: Bu yıl Şanlıurfa’da orman yangınları sezonuna hızlı başladık. Ama şu anda normal seyrinde. Türkiye’de orman yangınları sıralamasında zaman zaman ilk 3’e girsek de şu an 9-10’lardayız. Bu yangınlar da biraz daha iklimsel olarak Şanlıurfa ile alakalı. Kaldı ki bu yangınlarda istatistikler üzerinden değerlendirdiğimiz zaman Adıyaman da bunları için de ve çokça yangınların yaşandığı bir yer. Bu da bölge müdürlüğümüzün yangınlarda üst sıralarda olmamıza neden oluyor.

M. G. Aslan: Peki bu yangınları sadece bu saydığınız gerekçelere bağlayabilir miyiz?

M. Özyer: Tabi ki hayır. Bunun çeşitli nedenleri var. Mesela an büyük sorunlardan birisi de anız yakmalardır. Tüm uyarılarımıza rağmen bu anız yakmaları devam ediyor. Bir çok orman yangını yine bu anız yakmaları sonucu çıktı.

M. G. Aslan: Anızların yangına sebep vermemesi için, ormanlık alana yakın otları biçme ve ya başka bir yöntemle bu tehlike bertaraf edilemez mi?

M. Özyer: Biçmenin çözüm olacağını düşünmüyoruz. Çünkü ne kadar biçerseniz biçin. Yinede yangın çıkaracak kadar kalıyor. Belki şehir merkezine yakın olan yerler için belediyelerin imkanıyla yer yer kendi imkanımızla bu alanları sularsak, bu otlar yeşil kalır bu da yangınları önleyeceğini düşünüyoruz. Bu yöntemi tüm alanlar için düşündüğümüzde maliyetlerin çok yükselecek.

M. G. Aslan: Birde şöyle bir eleştiri var. Yangınlara yeterli ekip ve zamanında müdahalede gel kaldığınız söyleniyor. Bu konuda medyaya yansıyan eleştiriler de var. 5 dakikalık mesafeye 50 dakika da ve yetersiz ekipmanla gittiğiniz söyleniyor.

M. Özyer: Bununla ilgili bilgileri daha önce basın toplantısında basınla paylaştım. Bizim araçların her birinde cip diye bir cihaz var bu araçların takibi Ankara’dan dahi yapılabilir. Bu araçların nerede ne zaman bulunduğunu gözlemleyebiliyoruz. Bahsi edilen yangına ilk aracımız yangından hemen 8 dakika sonra orada olduğu kayıtlarımızda mevcuttur. İkinci aracımız…. Bunun şu an kaydı bende değil…

M. G. Aslan: Yangına zamanında ve yeteri kadar ekiple müdahalede bulunabiliyorsunuz, öyle mi?

M. Özyer: Şanlıurfa’daki istatistiklere baktığımızda yangına ortalama 25-26 dakikada müdahale etmişiz. Bu da biraz alanlarımızın geniş olmasındandır. Ama Gölpınar Köyündeki yangına 5 dakikada 8 dakikada müdahale edemesek bu bizim için büyük bir eksiktir. Bu yangına zamanında müdahale edilmiş ve yangın daha da büyümeden engellenmiş. Tabi, burada bu yangının söndürülmesinde sadece biz yer almamışız. Şanlıurfa Belediyesi, Karaköprü Belediyesi ekipleri ve bunlardan önce köylülerin büyük emeği geçmiş. Daha iyisi olabilirdi. Yani, bu yaptığımız yeterlidir demiyorum.

M. G. Aslan: Bölge köylülerin tuttuğu bir tutanak var. Araçlarınız 50 dakika sonra bu bahsettiğiniz 5 dakikalık yangın yerine gitmiş diye. Köylüler olmayan bir durum için neden böyle bir tutanağı tutma ihtiyacı hissetmişler?

M. Özyer: Bunu onlara sormak lazım. Benim bu konuda bir şey söylemem yanlış olur. Ama bizim kayıtlarımızda her şey açık. Hangi aracımızın ne zaman yangına müdahale ettiği kayıtlarımızda mevcut.

M. G. Aslan: Birazda sizin farklı bir yönünüzden bahsedelim. Şairsiniz. Şiir hakkında ne dersiniz?

M. Özyer: Yayınlanmış bir şiirim yok. Şair da değilim. Çünkü şair olabilmem için yazılmış bir şiir kitabımda yok. Ama şiire merakım var. Şiir yazmayı ve okumayı severim. Bu konuda Artvin’de Orman İşletme Müdürlüğü yaptığım önemde 2010 yılıydı. 21 Mart ormanlar gününde insanların ormana olan sevgisini ve ormanı insanlara sevdirecek bir metin yazdım. Bu metin şiir değildi. Bu metin insanlara ormanı sevdirmek için, biraz da maddi ve manevi yönlerine değinerek yazılmış bir metindi. Ama şiirane bir metin olmuştu. Çok beğenildi. Biz de bunu şiirleştirdik. Şairliğimiz de buradan geliyor. Şu ana kadar yazıp yayınlamadığım 20 kadar şiirim var bunların bir çoğu ormana ve orman sevgisine yönelik şiirlerdir.

M. G. Aslan: Bir Müdür, Bir Şair ve Bir Ormancı olarak Şanlıurfa’ya nasıl bir mesaj vermek istersiniz. Bir de Şanlıurfa’da orman ve insan ilişkilerini nasıl buluyorsunuz?

M. Özyer: Şanlıurfa insanı ormana ve ormancılığa çok yabancılar. Bu insanlara ormanı sevdirmek için gelir getirici şeyleri ön plana çıkarmak lazım. Köy muhtarlıkları ve kaymakamlıklar ön plana çıkarılabilir. İyi bir orman bilincini bu insanlara aşılamak lazım. İnanıyorum ki Şanlıurfa yem yeşil ormanlarıyla ön plana çıkacak.


YORUMLAR
  • yorum2015-03-16 15:55:16Vatandaş

    Sağolasın Müdürbey, başarılı çalışmaların devamını bekliyoruz

Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com