Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya Örtülü eczacıya linç!

Örtülü eczacıya linç!

Giriş Tarihi: 6 Aralık 2010 Pazartesi 13:25
Örtülü eczacıya linç!

Her fırsatta; camilerimiz açık değilmi? Namazımıza dinimize bir şey diyen, karışan  varmı diye söyleyen... Uysal koyun mezhebine sahip müslümanlara ithaf...

Örtülü eczacıya linç!

İstanbul Eczacı Odası, Esenyurt Devlet Hastanesinin yanında bulunan ve Fatma Nur Acaranın Nur Eczanesini kapatmak için elinden geleni yaptı. Başka bir eczane tarafından ‘hastane müştemilatı içerisinde iddiasıyla açılan davaya müdahil olan Eczacı Odası, Nur Eczanesinin haksız kazanç elde ettiği ve hastane sınırları içerisinde olduğunu iddia etti. Oysaki hastane 14., eczane ise 16. parselde... İstanbul 1. İdare Mahkemesinde devam eden davada verilen ara kararla, Fatma Nur Acaranın eczanesi kapatıldı. Mesleğe yeni atılan ve başörtülü olduğu için odanın kendisi ile uğraştığın

BAŞÖRTÜLÜ ECZACININ TEK SUÇU DİNİ İNANIŞI MI

Eczacı Odasından zorla da olsa ‘uygunluk raporu alan Eczacı Fatma Nur Acara, 2009 Ağustos ayında ‘Nur Eczanesini açtı. Acara, eczanesini açtıktan bir ay sonra ise, yakınında bulunan Doğuş Eczanesi sahibi Behçet Kardaşın davasıyla karşı karşıya geldi. Kardaş, Acaranın eczanesinin Esenyurt Devlet Hastanesi müştemilatı içerisinde olduğunu iddia ederek İstanbul 1. İdare Mahkemesine ruhsatın iptali davası açtı. Dava açıldıktan bir ay sonra da İstanbul Eczacı Odası ‘uygundur raporu verdiği Nur Eczanesinin davasına Avukatları Zehra Şimşeke verdikleri vekaletle ‘müdahil olarak katıldı ve haksız yere eczanenin kapatılmasını istedi. Eczacı Odasının davaya müdahil olmasından sonra işler adeta kördüğüm oldu. Kapatılan Nur Eczanesinin sahibi Fatma Nur Acara, yaşadıklarını şöyle anlattı: “İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden mezun olduktan sonra, her eczacının yaptığı gibi bir eczane dükkanı açarak mesleğimi sürdürmek istedim. Geçtiğimiz sene Esenyurt Devlet Hastanesinin yakınında eczane açmak için İstanbul Eczacılar Odasına başvurarak ‘uygunluk raporu almak istedim. Normalde bir haftada bitirilen işlemler sıra bana gelince uzadı. Eczacı odası örtülü olduğum için türlü zorluklar çıkardı, benden gereksiz bir sürü dosya istedi. Bunların hepsini tamamladım ve bana 45 gün sonra ‘uygunluk raporu verdiler. İl Sağlık Müdürlüğüne giderek ruhsatımı almak istediğimde ise buna engel olmaya çalıştılar. İl Sağlık Müdürlüğüne bir yazı göndererek ‘Yanlış rapor verdik, ruhsatı vermeyin dediler. Sağlık Müdürlüğü ise işlemlerimde herhangi bir yanlış görmediği için İstanbul Eczacılar Odasının bu yazısını dikkate almadı. Benim 70 metrekare olan dükkanıma ‘uygun değil diyen Eczacılar Odası, yanında bulunan ve 35 m2den az olan Kızılırmak Eczanesine uygun raporu veriyor. Bu yapılan çifte standardın daniskasıdır.”

HASTANE PARSELİ İLE ECZANE PARSELİ FARKLI

Bir eczanenin başka bir eczaneye dava açması için belli başlı şartların olduğunu dile getiren Acara, “Nihayet eczanemi açtım diye sevinirken daha bir ay olmamıştı ki, bize yakın mesafede bulunan Doğuş Eczanesinin sahibi Behçet Kardaş, eczanemin bulunduğu yerin hastane müştemilatı içinde olduğunu iddia ederek dava açtı. Bir ay sonra da İstanbul Eczacılar Odası davaya müdahil olarak, eczanemin kapatılmasını istedi. Açtığımız eczanenin hastane müştemilatı içinde olduğunu iddia ediyorlar. Halbuki hastane parseli 14, benim eczanemin bulunduğu yerin parseli ise 16... Yani eczane ile hastane farklı parseller üzerinde. Bunun haricinde normal şartlarda bir eczacı başka bir eczacı hakkında idare mahkemesinde dava açamaz. Bu konuda Danıştayın yerleşik bir içtihadı var. Bir eczacının başka bir eczacıya dava açması için iki eczane arasında karşılıklı alışveriş, yakınlık gibi şartların oluşması gerekiyor ve ben Doğuş Eczanesinin sahibi Behçet Kardaşı tanımam etmem. Dolayısıyla aslında bu dava baştan yanlış. Buna rağmen 1. İdare Mahkemesi, eczane yeriyle ilgili kadastro, tapu ve belediyeden aldığımız belgeleri sunmamıza rağmen Ekim ayının sonunda ara karar vererek eczanemizi kapattılar ve mührü vurdular. Yaptığımız onca emek ve heves boşa gitti” dedi. İstanbul Eczacı Odası avukatı Zehra Şimşek ise Akitin kendisine ulaşması üzerine, “Konu hakkında konuşmak istemiyorum” dedi. Genel Sekreter Hakan Erten ise önce konuşacağını söylemesine rağmen sonradan sorularımızı cevaplamaktan kaçındı.

Eczaneler ve Eczane Hizmetleri hakkında yönetmeliğin 9. maddesinin 5. fıkrasında, eczanelerin hastane sınırları içerisinde açılması ‘haksız kazanç gerekçesiyle yasaklanıyor. Oysa kapatılan eczanenin 100 metre yukarısındaki Esencan Tıp Merkezinin hemen altında, aynı binada eczane çalıştırılıyor.

BİLİRKİŞİLERDEN AYNI YERE FARKLI RAPORLAR...

Nur Eczanesinin bulunduğu yerde daha önce Zirek isminde bir eczane açılmaya çalışıldığı, İstanbul Eczacı Odası bu eczaneye de itiraz ettiği öğrenildi. Zirek Eczanesinin sahibi de Büyükçekmece Sulh Mahkemesine başvurarak bilirkişi istediği, mahkemenin tayin ettiği Av. Serpil Korkmaz ve emekli Kadastro Memuru Vural Çelikin, eczane yerinin uygun olduğunu, hastane müştemilatı ile herhangi bir bağının bulunmadığını tespit edip mahkemeye bilgi sundukları raporlardan anlaşılıyor. Buna rağmen İstanbul Eczacı Odası Esenyurt Bölge Temsilcisi Kemal Akdemir, aynı yerle ilgili olarak olumsuz bir rapor hazırlayarak İstanbul 1. İdare Mahkemesindeki davaya sundu.

ÜSAME KARAKIŞ / YENİAKİT

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com