Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Dünya Operasyonda derin şüphe! Hedef Musul mu Fırat mı?

Operasyonda derin şüphe! Hedef Musul mu Fırat mı?

DIŞ HABERLER/ Musul operasyonunda iki gün geride kaldı ancak hâlâ birçok soru işareti var. Her örgüt farklı şeyler söylüyor. Musul batısının neden kuşatma dışı bırakıldığı ise cevabı merak edilen en önemli soru...

Giriş Tarihi: 19 Ekim 2016 Çarşamba 06:58
Operasyonda derin şüphe! Hedef Musul mu Fırat mı?


Musul operasyonunda ikinci gün geride kaldı. Ancak operasyonla ilgili çok sayıda soru işareti oluştu. Irak Başbakanı Haydar İbadi'nin açıklamasıyla 'başladığı' duyurulan operasyonda ne yapılmak istendiği, nasıl hareket edileceği, operasyona kimin komuta edeceği belli değil. Her örgüt farklı açıklamalar yapıyor. Günden güne dozu artırılan Türkiye karşıtlığı ise operasyonun önüne geçmiş durumda.

BİR DİRENİŞ GÖRÜLMEDİ

Yerel kaynaklara göre, operasyona 30 bin Iraklı asker ile 15 bine yakın Peşmerge katılıyor. Ancak iki gün geçmesine rağmen boş DAEŞ mevzileri ve ne zaman geri alındığı belli olmayan 20 köy dışında 'DAEŞ ile mücadele'den haber yok. DAEŞ'in silah zoruyla aldığı bölgeleri yerel unsurlara bırakıp gittiği bilinen bir gerçek. Örgütün yapılanmalarına bakıldığında bu kadar büyük bir alana hakim olmadığı da biliniyor. DAEŞ'in operasyona giden bir askeri konvoya bomba yüklü araçla intihar saldırısı düzenlediği, 70 Iraklı askerin hayatını kaybettiği iddia ediliyor. Buna karşın ortada öldürülen herhangi bir DAEŞ'li yok. Araçlı bombalı saldırı iddiası dışında, sahada DAEŞ'ten bir mukavemet görüntüsü de henüz kanıtlanmış değil. DAEŞ lideri Ebu Bekir El Bağdadi'nin de bir hava saldırısı öncesinde 'son anda' kaçtığı öne sürülüyor. Nasıl kaçtığına dair herhangi bir bilgi yok.



ASIL KONU TÜRKİYE

Operasyon başlamadan günler önce fitili ateşlenen 'Türkiye karşıtlığı kampanyası' Musul harekâtından daha çok konuşuluyor. Dün de, DAEŞ'e karşı savaştığı iddia edilen Irak ordu güçlerinin Başika'yı kuşattığı iddiası yayıldı. Bu da yetmedi, Bağdat'ta Türkiye'nin bölgedeki askerine karşı protesto gösterileri yapıldı. Tüm bu gelişmeler alt alta konulduğunda, Irak'ta mücadele DAEŞ'e karşı değil sanki Türkiye'ye karşı veriliyormuş izlenimi ortaya çıkıyor.



Irak'ın Musul kentini DEAŞ'tan kurtarma operasyonun başlamasının ardından terör örgütü DEAŞ'ın kontrolündeki Musul'un çevre köylerinden kaçanlar, Irak Ordusunun kontrolü altındaki Kayyare kasabasına geldi.


HEDEF SURİYE'YE İTMEK Mİ?

Operasyonun hedefi de net olarak belirlenmiş değil. DAEŞ henüz çembere alınmadı. Suriye'ye doğru giden batı yolu açık bırakıldı. Bu durum, DAEŞ'in Suriye'ye süpürülüp Fırat Kalkanı'na karşı tahkimatın güçlendirilmek istendiği yorumlarına neden oluyor. Oluşan bu tabloya karşı duyulan rahatsızlığa ilişkin açıklama dün Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'dan geldi. Lavrov, “Elbette bu operasyonu izliyoruz. Kentin (Musul) etrafı bir sebepten ötürü tamamen çevrilmiş değil. Umarım bu, bunu yapmak istememelerinden değil, yapamadıklarından böyledir" derken, DAEŞ'in Suriye'ye geçmesi riskine işaret etti. Lavrov, “Elbette, güçlerimizin meşru hükümetin talebi ile çalışma yürüttüğü Suriye'de yeni DAEŞ'cilerin belirmesi hâlinde durumu değerlendirip hem politik hem de askeri kararlar alacağız" ifadelerini kullandı.


Musul değil petrol savaşı


Türkiye'nin yaklaşık 100 yıl önce terk ettiği topraklar arasında en değerlisi olarak bilinen Musul, bugün yeniden büyük bir çekişme alanı haline geldi. Dünyanın altıncı en büyük petrol ülkesi konumundaki Irak'ta tespit edilmiş 143 milyar metreküp petrol rezervi var. Bu rezervin 45 milyar metreküpü Musul'da, 10 milyar metreküpü ise Kerkük'te bulunuyor. Kuzey Irak'ta tahmin edilen doğalgaz miktarı ise 3,2 trilyon metreküp. Bu miktar Türkiye'nin gaz ihtiyacını 300 yıl karşılayabilecek bir rezervi ifade ediyor.

3 TRİLYON DOLARLIK PETROL ÇEKİŞMESİ

Bugünkü değerler üzerinden hesaplandığında Musul'da tespit edilmiş 45 milyar metreküp petrol rezervinin parasal değeri 2 trilyon 340 milyar doları ediyor. Bunu Yarım 520 milyar dolarlık Kerkük petrolü de eklendiğinde bugün yüz yılların sömürgeci ülkelerinin bölgeyi neden rahat bırakmadığı anlaşılıyor. Türkiye'nin ithal doğalgazın bin metrekaresi için ödediği yaklaşık 400 dolar üzerinden hesaplama yapıldığını ise Kuzey Irak'ın doğal gaz rezervinin toplan değerinin ise 1,3 trilyon dolar değerinde oluğu görülüyor.Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi, Kuzey Irak'ta günlük petrol üretiminin 2019 yılına kadar 5 milyon varile çıkmayı hedefliyor. 10 milyar varil petrol rezervi bulunan Kerkük'ün günlük petrol üretimi 650 bin ile 1 milyon varil arasında seyrediyor. Irak'ın Kerkük ve diğer üretim sahalarından Türkiye'ye iki ayrı boru hattıyla taşınan ham petrol, Ceyhan-Yumurtalık'tan hem dünyaya açılıyor hem Türkiye iç pazarına ulaşıyor.

DEVLER NEDEN MUSUL'DA?

Bu önemi nedeniyle Musul, çok uluslu enerji şirketlerinin hep ilgi odağı konumunda oldu. Potansiyel nedeniyle bölgede 50'den fazla uluslararası şirket varlık gösteriyor. Türk-İngiliz ortaklığıyla kurulan Genel Energy PLC de Kuzey Irak'tan Türkiye'ye boru hattıyla petrol sevk etmeye çalışıyor. Kuzey Irak müteahhitlik şirketi Kar Group ise boru hattının ilk 77 kilometrelik kısmının yüzde 23'ünü (18 kilometre) bitirdi. Kuzey Irak yönetimi de, 281 kilometrelik boru hattını 2 yılda bitirmeyi planlıyor. Türkiye ise Kuzey Irak Bölgesel hükümetiyle yaptığı anlaşmalarla petrol ve gaz ithalatı yapacak.

ENERJİ SAVAŞININ MERKEZİ

Musul ve Kerkük başta olmak üzere Kuzey Irak bölgesindeki tespit edilmiş petrol ve doğalgaz rezervinin toplam değerinin 4 trilyon 150 milyar doları bulması, buradaki güç gösterisinin aslında bir enerji savaşı olduğunu gösteriyor. Bu gerçeğin farkına yaklaşık bir asır önce varan Sultan II. Abdülhamit'in Bağdat ve Musul'daki petrollerini Hazine-i Hassa mülkü (şahsi mülk) hâline getirdiği biliniyor. Musul ve Kerkük üzerine önemli çalışmalar yapan Akademisyen Yrd. Doç. Dr. Nevin Yazıcı, II. Abdülhamit'in bu stratejik manevrayla, petrole ve bu bölgelere olası dış müdahalelerin önünü kesmeyi amaçladığını ifade ediyor.

19. YÜZYILDAN KALMA

Geçen sene Yeni Düşünce dergisinde yayınlanan makalesinde Yazıcı, “Küresel ekonomiye yön veren en önemli enerji kaynağı olmasının yanı sıra, küresel siyasi bir güç olmanın da en kritik unsurudur. Dünya enerji dengelerinde petrol rezervlerinin dengesiz dağılımı; petrole istisnai ekonomik, stratejik ve politik bir önem kazandırmaktadır” diyor.

Yazıcı, 19. yüzyıldan beri büyük güçler arasında egemenlik, denetim altına alma ve imtiyaz elde etme politikaları çerçevesinde büyük bir rekabet yaşandığına dikkat çektiği Musul vilayeti petrolleri üzerinde Osmanlı ailesinin mülkiyet hakları olduğunu da belirtiyor.Türkiye olmazsa terör beslenirİstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mert Bilgin, “Kuzey Irak'ta petrol üretim maliyeti çok düşük. Kuyuların çoğu verimliliklerini muhafaza etmekte. Karlılık yüksek. Şu anda bu potansiyel DAEŞ'e önemli kaynak sağlıyor” dedi. Musul'un Irak rejiminin denetimine girmesi DAEŞ'in sadece mevzi değil mali kaynak kaybetmesine neden olacağına dikkati çeken Bilgin, şunları kaydetti: “Musul'un önemi sadece mevcut petrolü ya da muhtemel gazı değil. Kerkük'le birlikte değerlendirildiğinde Kuzey Irak'ın bütün petrol ve gaz projelerine ya üretim ya da taşıma boyutunda kilit rol oynamasıdır.”

TÜRKİYE MASADA OLMALI

Musul'un rejim kontrolünde olmasının Kerkük-Yumurtalık boru hattının daha güvende kalmasına katkıda bulunduğuna dikkat çeken Bilgin, “Tarihi anlam ifade eden Musul-Kerkük-Hayfa petrol boru hattının ya da olası bir Kerkük-Musul-Akdeniz boru hatlarının gündeme gelmesine sebep olabilir. Türkiye böyle bir oluşumun barış ve istikrar üzerine inşa edilmesine karşı değildir, ancak kendisinin dışarıda kaldığı durumda yoğunluğunu ve etkisini giderek artırmakta olan terörü besleyebileceği endişesini ifade etmektedir” öngörüsünde bulundu. Misak-ı Milli'den korkuyorlarTürkiye-Irak İş Konseyi Başkanı Emin Taha, Musul'un yeraltı ve yer üstü kaynaklarıyla çok önemli bir il olduğunu söyledi. Türkiye için çok büyük bir öneme sahip olan Musul'un yüz ölçümü büyük ve kalabalık bir nüfusa sahip olduğunu belirten Taha, “Tüm bunların yanı sıra petrol, doğal gaz var. Ve diğer madenlerde çok fazla” dedi. İŞİD'in şehri ele geçirince Musul'un doğalgaz ve petrolünü sattığına vurgu yapan Taha, şunları kaydetti: “II. Abdülhamit Han o toprakları kendi üzerine şahsi mülkü olarak kaydetmişti. Uluslararası güçler o topraklara el koymasın diye bunu yapmıştı. O önemi günümüze kadar devam etti ve edecek. Türkiye'nin bu durumda orada işi kolay değil. Çünkü büyük güçler oraya girmemizi istemiyor. Misak-ı Milli'den ve Türkiye'ye oradaki tarihi haklarının verilmesinden korkuyorlar.” MÜSİAD Lojistik Sektör Kurulu Başkanlığını da yürten Taha, "DAEŞ'in Musul' girmesiyle birlikte bizim bölgeye ihracatımız yüzde yüz kesildi. Buda bizim oraya toplamdaki ihracat rakamımızın aşağıya çekilmesine sebep oldu” dedi. Irak'ın geleceği Musul'a bağlıMusul'un hem siyasi hem de stratejik öneme sahip olmasının yanında bugün birçok devletin odağı olmasının en büyük nedenin zengin petrol kaynaklarına sahip olmasından kaynaklandığını söyleyen Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl ise “Petrolün varlığı özellikle Ortadoğu ülkelerinin geleceği açısından önemli hale gelmektedir. Uzun yıllardır bir nevi petrol savaşlarının yapıldığı Irak'ın en önemli kentlerinden olan Musul'un kurtarılması hem Türkiye hem de dünya enerji piyasaları adına önemli bir hamle olacaktır. Irak'ta istikrarın sağlanması ve kaybedilen ekonomik kazançların tekrar elde edilmesi bağlamında Musul operasyonunu başarıya ulaşması fazlası ile önem arz etmektedir” diye konuştu.


SÜNNİLER AÇIK HEDEF

Operasyona katılan Şii milisler gerek açtıkları flamalarla, gerekse “Kerbela'nın intikamını alacağız", “Hz. Hüseyin'in intikamını alacağız" sloganlarıyla Sünnileri açıkça hedef alıyor. Yüzde 95'i Sünni olan Musul'da mezhepsel bir katliam yapılmasından endişe ediliyor. Operasyonun daha çok DAEŞ'e yönelik değil de Musul'daki Sünnileri şehirden sürmek, DAEŞ'in temizlenmesinin ardından Musul'u yönetecek güçleri zayıflatmaya yönelik olduğuna dair şüpheler daha yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. Türkiye ise bu uyarıyı tek yapan ülke olarak ısrarla operasyonun dışında tutulmak isteniyor.

(YENİŞAFAK)

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com