Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya Nurten Güzelsevdi Urfa aşiretlerini sevdi

Nurten Güzelsevdi Urfa aşiretlerini sevdi

Giriş Tarihi: 14 Nisan 2011 Perşembe 12:07
Nurten Güzelsevdi Urfa aşiretlerini sevdi

Doğu kültürünün gizemli sosyal yapılanmaları ‘aşiretler’, Başım Gözüm Üstüne adlı belgesel programında bilinmeyen yönleriyle ekranlara yansıyor. 

 

Töre cinayeti, kadına şiddet, çocuk gelinler, sokak çocukları, kan davası gibi Türkiye’nin sosyal meseleleri konuşulduğunda akla ilk gelen, Doğu ve Güneydoğu Anadolu coğrafyası. Bu manzara, devamında toplumsal bir yapılanmayı hatırlatıyor bize. Haberlerde kilolarca altın takıldığı düğünleri, dizilerde asıp kesen ağalarını izlediğimiz ‘aşiret’leri... Daha çok popülist ve dışlayıcı resimlerle kodlanan aşiretler, bu kez ‘aile’ kavramı üzerinden olumlu bir bağlamda masaya yatırılıyor. Samanyolu Haber TV’de 20 bölüm hâlinde ekranlara yansıyacak ‘Başım Gözüm Üstüne’ adlı belgesel, aşiretlere farklı bir bakış atıyor.

 

Projenin geçmişi üç buçuk yıl öncesine dayanıyor. Sokak çocuklarının anlatıldığı ‘Adım Sokak Çocuğu’ ve cezaevleri ve mahkûmların konu edildiği ‘Kapıaltı’ adlı belgesel projeler, aile kavramı çevresinde dolaşan yapımcı ve yönetmen Nurten Güzelsevdi’yi başka bir adrese, aşiretlere götürür. Meseleyi, şehirde apartman dairesinde yaşlı ebeveynine bakan bir çift üzerinden anlatmak yerine, daha komplike bir manzara için kalkıp Urfa yollarına düşerler. Aşiretlerin doğal yaşantısını görüntüleyerek gittikçe incelen aile bağlarının Türkiye’de bir yerlerde hâlâ sıkı sıkıya bağlı olduğunu söylemek istiyorlar. Bir nevi Türkiye’deki batı ve doğu arasında bir türlü inşa edilemeyen köprüye kendilerince bir temel atma çabasındalar.

 

Nurten Güzelsevdi’ye göre, 57 aşiretin ikamet ettiği Urfa’da yolda rastladığınız her üç kişiden biri aşiret mensubu. ‘İsotçular’ diye adlandırdıkları diğerleri ise genelde tayinle gelen memurlar. Bu, ‘peygamberler şehri’ni diğerlerinden farklı kılan etnik zenginliği. Arap, Türkmen, Süryani, Kürt aşiretler altında Suriye, Irak, Lübnan, Yemen gibi ülkelerin yanı sıra Siirt, Diyarbakır, Mardin, Van gibi illerden uzun yıllar önce göç eden aileler var. Bu sebeple kültürler arası etkileşim çok fazla. Örneğin bir Türkmen aşireti, Arap gibi giyiniyor ve Kürtçe konuşuyor. Ama en büyük ortak noktaları, ailenin bir arada kalabilmesine yönelik örfleri. Batı felsefesinin pompaladığı bireysellik yok. Bencil değiller. Diğergamlık en büyük düsturları. Aşiret kültüründe yaygın kullanılan, projenin de ismi olan ‘başım gözüm üstüne’ deyiminden bu sebeple esinlenilmiş.

 

Aşiretlerde doğruluğu tartışılsa da ‘boşanmak’ eylemine çok soğuk bakılıyor. Ağır yaptırımları var. Yaşlılara saygı geleneği, hassasiyetinden bir şey kaybetmemiş. Bu nedenle ‘huzur evi’ diye bir alternatifin varlığından haberdar değiller. Bayramda, tatillerde, özel günlerde, doğumda, ölümde, Çin’de de olsalar topraklarına geliyorlar. Aileyle birlikte geçirilmeyen bir tatil seçeneği akıllarına dahi gelmiyor.

 

Geçen kasım ve aralıkta 45 günde gerçekleşen belgesel çekimleri için yaklaşık 30 köy ziyaret edilip 11 aşiretle görüşülür. Bir aşiretin büyüklüğü köy sayısına göre değişiyor. Mesela, 100 köye sahip gruplar da var. Bunlar 10 ile 15 bin aile arasında nüfusu barındırıyor. Karakeçikler, Badılar, Şeyhanlar, İzollar büyük aşiretlerden bazıları. Güzelsevdi, pek çoğumuzun yanlış bildiği bir gerçeği paylaşıyor bizimle. Aşiretlerin kalabalık soy ailelerinden oluşmadığını, bölgede daha güçlü, hegemonyasını kuran ailenin, diğer aşiretleri çatısı altında toplamasıyla oluştuğunun altını çiziyor. Aileler, savunma, ekonomi, dil, din gibi ortak çıkarlar çevresinde birleşiyor. Misal, Seyhan aşiretinin dört-beş farklı kolu mevcut. Çoğunluğu Arap olsa da Türkmen aileleri de içinde barındırıyor.

 

Aşiretleri geniş ailelerden farklı kılan nedenlerden biri de geçmişleri. Geçirdiğimiz savaş ve ekonomik geri kalmışlık gibi nedenlerle Türkiye’de pek çok insan soy kökeni bilgisini gerilere götüremiyor. Belli bölgelerin ileri gelenleri, yüksek devlet görevlileri bu konuda istisna. İşte Kürt coğrafyasında sözü geçen, avama baş olan aşiretler de bu istisnalar içinde. Öyle ki Seyhanlar 800 yıllık şecerelerini, Selçuklu Devleti ve Osmanlı İmparatorluğu devrinde vergi toplamak, orduya asker sağlamak gibi nedenlerle gönderilmiş fermanlar sayesinde elinde tutuyor. Geçmişlerini bilmeleri aile değerlerine daha sıkı sahip çıkmalarını sağlıyor. Soyun tarihi, nesilden nesile aktarıldığı için 90 yaşındaki biriyle 10 yaşındaki bir aşiret mensubu aynı gelenekle, bilinçle yetişiyor. Aşiret köylerinde kahvehane kültürü yok. Erkekler, kapısı 24 saat açık köy odalarında buluşuyor. Kalacak yeri olmayan, aç kalan herkes bu odalarda ağırlanıyor. Eskiden masalların anlatıldığı, halk edebiyatı sohbetlerinin edildiği, dengbejlerin stran söylediği bu odalar, okulun olmadığı köylerde, kulaktan kulağa aktarılan eğitimin merkeziydi. Şimdilerde işlev değiştirse de kültürün aktarılmasında hâlâ büyük rol oynuyorlar.

 

Doğu ve aşiretlerden bahsederken söz dönüp dolaşıp ‘Kürt sorunu, PKK ve demokratik açılıma geliyor. Nurten Güzelsevdi, ‘bir dokun, bin ah işit’ misali, soru yöneltilen pek çoğunun ağzından “Bizi tanımıyorlar, gelip burada görsünler” gibi sitem yüklü sözler döküldüğünü anlatıyor. Töre ve kan davasının varlığını reddetmiyor lakin azaldığını belirtiyorlar. Kürt sorununa ilişkin gerçekçi söylemden uzak, klişe cümleler olsa da, yönetmen Güzelsevdi’nin ifadesiyle İstiklal Savaşı’nda büyük dedelerinin hep birlikte savaştığını, tek bayrak altında yaşamaktan rahatsızlık duymadıklarını söylüyor, PKK’yı reddediyorlar.

 

Dışındakilere sosyal yapısı gizemli gelen aşiretler, haberlerde veya dizilerde izlediğimiz gibi varlıklı, lüks hayat tarzlarına mı sahip? Güzelsevdi’ye göre yaşam şekillerinde bir aşırılık yok. Şaşaalı evlerde oturmuyorlar. Ama köy odalarında çok şık el dokuma halıların yanında plazma ekran televizyon ve klima var. Ya gösterişli aşiret düğünleri? Çekimlerin yapıldığı dönemde Şeyhanlılardan eski milletvekili Mahmut Kaplan, oğlunu Suriye’den gelen bir gelinle evlendirmiş. Ünlü bir oteldeki lüks davetten sonra, onlarca kuzunun kesildiği, çadırların kurulduğu köyde 7 bin kişiye yemek vermiş. Toprak zengini aşiret önde gelenlerinin elindeki en büyük güç, nüfus potansiyelleri. Siyasi temsilci çıkarabilmeleri bu sebeple daha kolay. Şeyhanlılardan Sebahattin Cevheri, İzol aşiretinden Zülfikar İzol, Badıllılardan Said Badıllı, Urfa’dan çıkmış güncel siyasetçilerden bazıları.

 

Belgesel için röportaj yapılan aşiretlerin hiçbiri kan davasını onaylamadıklarını söylüyor. Ama çekimler sırasında bir köyde kız kaçırma olayı vuku bulur. Kızın ailesi affettiklerini söyleyip kızlarını kabul eder. Fakat çevredekiler ailenin gerçek fikrini söylemediğini düşünür. Tavrının ne olacağını beklerken üç farklı seçenekten söz edilir. Eğer aile Türk gibi davranırsa kızlarını da erkek tarafını da affeder. Kürt gibi davranırsa muhtemelen birilerini öldürür. Arap gibi davranırsa hem kızını hem de erkek tarafından birilerini öldürür. Aşiret evliliklerinde sosyal statü, asalet, maddiyat denkliği ziyadesiyle önemli.

 

 Aşiretlerde çok konuşulan konulardan biri de ‘başlık parası’. Mevzunun çarpıtıldığını düşünen aşiret mensupları işin aslını şöyle anlatıyor: Düğün öncesi erkek ve kız tarafı alışverişe çıkar. Verilen başlık parasıyla kızın her eksiği tamamlanır. Para eksik kalırsa kız babası tamamlar. Fazla mı geldi? Cumhuriyet altını alınıp kızın avucuna konur.

 

    Başım Gözüm Üstüne adlı belgesel, meraklıları için her pazartesi 20.20’de Samanyolu Haber TV’de ekrana geliyor.

Esin Kaya  / Aksiyon

 

Bilindiği gibi “Başım Gözüm Üstüne” adlı programda Mersavi Aşiretini ele almıştı.

 

MERSAVİ AŞİRETİ İLE İLGİLİ BÖLÜMÜ İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com