Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Röportaj Neslihan Sultan Pala; Kadına şiddet yine kadındandır

Neslihan Sultan Pala; Kadına şiddet yine kadındandır

Kadın ve Çocuk uzmanı olan Neslihan Sultan Pala ile Genel Yayın Yönetmenimiz Ömer Aslan'ın keyifli röportaj.

Giriş Tarihi: 9 Temmuz 2012 Pazartesi 09:08
Neslihan Sultan Pala; Kadına şiddet yine kadındandır
Şanlıurfa’nın evladı, İstanbul’da büyümüş ama Şanlıurfa’nın kültürünü ve zenginliklerini yaşayan bir ailenin bireyi. Gündemde kadın var. Haksızlıklarla ve ticari bir meta olarak anılan bir nesne haline getirilmiş kadın profili gündeme oturmuş durumda. Şanlıurfa nedir? İstanbul nedir? Kadın nedir? Kültürlerin insanlar üzerindeki etkileri nelerdir? Bir çok konuyu İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Ana Bilim Dalı Mezunu, ama gerçekten gazetecilik ve köşe yazarlığı yapan bir isim olan Neslihan Sultan Pala ile konuştuk. Okumuş ama kibirli değil, okumuş ama ukala değil, okumuş ama kültüründen kopmamış bir şahsiyet. Kendisinden gündeme dair görüşler almak üzere istekte bulunduk. Kibarlığı ile buyur etti.



Kadını sorduk; “Kadına şiddet uygulayan yine kadındır. Kadını aldatan yine kadındır. Kadınlara yapılan kötülükler yine hemcinslerinden kaynaklanıyor. Kadın kadınlığını yaşamak istiyorsa mutlak savaşçı olmalı” diyor. Ve daha ne tespitler. Açtık ses kayıt cihazımızı dinledik Neslihan Sultan Pala’yı.



İşte keyifle okuyacağınız ve bilgileneceğiniz o röportajımız.



Ömer ASLAN; sizi tanıyabilirmiyiz?

Neslihan Sultan Pala; Şanlıurfalıyım. 1974 İstanbul doğumluyum. İstanbul’da doğdum büyüdüm.  İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Ana Bilim Dalı Mezunuyum. Çeşitli dergilerde haber şefliği ve koordinatörlüğü yaptım. Şuanda bir çok yerde homeofis köşe yazarlığı ve gazetecilik yapıyorum. Özelikle kadınlar, çocuklar ve engelliler konusunda uzmanlaştığımı ifade edebilirim. Yazılarımda en çok bu konuları ele alıyorum.



Ömer ASLAN; İstanbul ve Şanlıurfa arasında gidip geliyorsunuz. Şanlıurfa ile İstanbul arasında ne tür bağlantılar var? Kadınlar nasıl muamele görüyor?



Neslihan Sultan Pala; Dışarıdan bakıldığında İstanbul ile Şanlıurfa arasında uçurum var. Ancak her ne kadar İstanbul’da olursak da Şanlıurfa Kültürünü ailece yaşatıyoruz. Ancak ülkeler arası gelişmişliği ifade etmek için ülkeleri, ikinci, üçüncü dünya ülkeleri olarak sınıflandırılır. Bunu Türkiye’ye uyarlarsak, ikinci, üçüncü Türkiye şehirleri deriz. Şanlıurfa diğer Güneydoğu illeri gibi gelişmekte olan bir il olarak kabul edilir. Bu nedenle Şanlıurfalılar, İstanbul’da ve ya batının herhangi bir şehrinde ikamet edenlerden daha azimli ve daha çok kültürüne sahip çıkıyor. Daha çok eğitime yöneliyorlar. Özelikle kadınlar konusunda büyük gelişim sağlanmış durumda. Hakkari, Diyarbakır ve Şanlıurfa’yı bu anlamda inceledim. Eğitimle birlikte kadınlar daha bir ön plana çıkarma gibi bir yöneliş olduğunu gördüm. Somut olarak araştırmam olmadı ama gözlemlerim bunlar.



Kadın önemli diyoruz. Doğuda kadına değer verilirken maalesef batıda öyle değil. Kadınlar gerek cinsel meta, gerekse hem evde hem işte çalışarak kullanılan ve anne olarak sömürülen bir varlık haline getirilmiş. Peygamber Efendimizin sözü unutulmuş. Bir kadın çocuğuna, eşine, evine hizmet kadının görevi değil, ikramıdır. Bu doktorin unutulduğu, dahası hayatımız İslam Merkezli olmadığı için, artık geleneklerin çizdiği rol modeller var. Kadın dışarıda çalışıyorsa, aynı zamanda ev de çalışmak zorunda kalıyor. Bir kadın ayakta kalmak istiyorsa, hayatla, kendisiyle, çocuğuyla, kocasıyla ve toplumla savaşmak zorundadır.



Ömer ASLAN; Kadın Kadınlığını ispatlamak istiyorsa mutlak bir savaşçı mı olması gerekiyor?

Neslihan Sultan Pala; Allah üstünlük takvadadır derken, erkek egemen toplum bu hakkı kullandırtmıyor. Bu nedenle kadın Şanlıurfa’daki amazon savaşçıları gibi hakkını almak için savaşmalı. Kadınlarda İslam merkezli bir hayattan uzak yetiştirildiği için hakkı olan bu hakların farkında değil. Erkek egemen toplumun kadına tanıdığı hakları ve statülerle yaşamaya çalışmak zorunda kalıyor. Bu nedenle bir kadının ayakta kalabilmesi için savaş kaçınılmaz oluyor.



Ömer ASLAN; Bu anlamda Kadın Örgütleri ne işe yarar, haklarını bilmiyorlar mı?

Neslihan Sultan Pala; Kadın örgütleri amaçlarını zamanla maddeciliğe dökmüşler. İçeriği boşaltılmış, makyajla gösterilen örgütler türemeye başladı. Gerek paneller olsun, gerek konferanslar olsun, tiyatrolar vs. ne yapıyorlarsa amaçlarından uzaklaştıkları için etkili olamıyorlar.



Ömer ASLAN; Kadınlar dertlerini anlatmak isterlerken, neden başarılı olamıyorlar? Yoksa kültürel yozlaşmanın etkisi mi var?

Neslihan Sultan Pala; Maalesef doğulu gibi yaşayan ama batılı gibi düşünen bir toplum türedi. Ama her ikisinde de başarılı olamayan bir toplum profili ortaya çıktı. Aslında bu günümüzün sorunu değil, sanayi inkılabından beri bu çatışma ortaya çıktı ve hala sürüyor. Biraz o kültürden, biraz bu kültürden alarak hayatımızı dizayn etmeye çalıştık. Bundan dolayı toplumsal infialler ortaya çıktı.



Ömer ASLAN; Kadına şiddet gerçeği var. Nasıl engellenir?

Neslihan Sultan Pala; eğitim şart diye sloganımız var ama gerçekten eğitim hayatın her anında olmalı. Kadına yönelik şiddeti engellemek için tek önleyici yol insanları eğitmekten geçer. Öfke ancak eğitimle kontrol altına alınabilir. Çünkü kadına yönelik şiddet kontrol altına alınamayan bir öfkeden meydana geliyor. Bu şiddetin oranını da kültürler belirliyor. Bir kültürde kadının yemek pişirmemesi şiddete neden olurken, başka bir kültürde kadının eşini aldatması şiddete sebep olarak görülür. Yani şiddetin kaynağı yine kültür ve eğitimle belirlenir. Hani koca vardır, yemekteki fazla tuzu affetmez, koca vardır, yemek yapılmazsa bile ses çıkarmaz.



Ömer ASLAN; Eğitim sistemimiz insanları şiddete karşı ve daha hümanistçe düşünmesine ne kadar katkı sağlıyor? İstatistiklere bakıyoruz, kadına şiddet uygulamada üniversite mezunları birinci sırada. Bu durum nasıl değerlendiriyorsunuz?

Neslihan Sultan Pala; Bunu açıklayabilmek için şiddetin etkenlerini bilmek lazım. Bir kişinin şiddete yönelmesi genetik yapıdan kaynaklanabilir, önceki yaşanmış hikayelerden kaynaklanabilir. Ama bence en önemli etken Annenin yanlış yetiştirmeden dolayı olur. Erkekler zembille gökten inmiyorlar, bir anne kucağında büyüyorlar. Eğer anne çocukluktan itibaren erkek çocuğunu kız çocuğundan ayrı tutuyorsa, erkek çocuğa, kızları hizmet ettiriyorsa, erkek çocuğun istekleri yerine getiriliyor, kız çocuğun istekleri yerine getirilmiyorsa, bu erkek çocuk bencilliği öğreniyor. Her istediğini elde etmeyi öğreniyor. İsteklerine karşı çıkılmayan küçük kralcıklar ortaya çıkıyor. Bu gibi durumlarda yetişen çocuklar eğitimle de düzelmeyebiliyor. Üniversite okuyan çocuk çoğu zaman aldığı kültürü değiştirmiyor. Eğitim o kültürü yoğuramıyor. Çünkü hala aynı anne o çocuğa annelik ediyor. Daha sonra o erkek evleniyor, bu kez anne kaynana oluyor. Evladı ile gelini arasında aynı kültürü yaşatmaya çalışıyor. Şiddette erkekler kadar anneler de sorumludur diye düşünüyorum.



Ömer ASLAN; Bu anlamda şu olgu mu meydana çıkıyor, kadına şiddet uygulayan yine kadındır?

Neslihan Sultan Pala; Kadına şiddet uygulayan yine kadındır. Kadını aldatan yine kadındır. Kadınlara yapılan kötülükler yine hemcinslerinden kaynaklanıyor.



Ömer ASLAN; Şanlıurfalı kadınların, çocukların ve şehrin yönü nereye akıyor?

Neslihan Sultan Pala; İçinde bulunduğum çevre ve araştırabildiğim kadarıyla çok umut verici gelişmeler oluyor. Şanlıurfa’nın ilçelerine de köylerine de gittim. Gerçekten bir uyanış var. Erkeklerde hoşgörü anlayışı, kadınlar da kendi kimliklerine sahip çıkma isteği var. Batı da ise yine çok gezdim ve inceledim. Kızlara soruyorum ne olmak istiyorsun diye; ortak düşünceleri zengin bir koca bulmak. Doğuda çocuk gelinlere karşı çıkalım diyoruz. Batı da kızlar ise ya manken olmak istiyorlar ya oyuncu olmak istiyorlar veya zengin bir koca bulup rahat bir yaşam hayat yaşamak istiyorlar. Yani kültürel yaşamadan çok maddi yaşam öne çıkıyor. Batı doğu gibi azimli hırslı, belli bir misyona yönelmiyor. Beni kimse ayrımcılıkla suçlamasın. Yıllarca doğu bölgesi olduğundan çok aşağı gösterilmek için lanse edildi. Dizilerle, kliplerle kötülendi. Gerçekten buralar gösterilmek istendiği gibi kötü değil. buralara ucube gibi bakmak doğru değil. Batıda yaşayanlar doğuyu böyle kötüler ve dışlarlarsa, sonra da çıkıp vatanımızı bölmek istiyorlar diye konuşamazlar.



Ömer ASLAN; Bu ayrımcılık etnik kimlikten mi kaynaklanıyor, yoksa batının refah düzeyinin doğuya göre yüksek olması ve batı kültürünü daha içselleştirmeden meydana gelen bir ayrımcılık var?

Neslihan Sultan Pala; İstanbul’da yetiştim. 1978’lerde Kürt olmamız hasebiyle aşağılandığımı hatırlıyorum. Kimliğimizden dolayı bizi aşağılayan Arnavut komşumuz vardı. Laz komşumuz ve Boşnak komşularımız vardı. Çünkü Kürtlere karşı bir topyekün sindirme ve ezme düşüncesi Türkiye’de hakim kılınmak isteniyordu. Onlar kendilerini yabancı görmezken, bu ülkenin temelinde olan biz Kürtler ise pekala aşağılanabilirdik. Bunu yendik tabi, eğitimle yendik. Bunlar eğitimimizi, kültürümüzü, insanlığımızı gördükçe, komşuluk ilişkilerimizi gördükçe kafalarındaki önyargılar yıkıldı. Ekonomik sebeplerden dolayı Doğu, Güneydoğu ve Karadeniz’in alt kesimleri geri kaldı. Bunun etnik kimlikten dolayı meydana geldiğine inanmıyorum. Başka sebepler var. Çünkü geri kalmışlıktan dolayı Türkü de, Kürdü de, Arabı da, lazı da çekti, çekiyor. Çünkü gemi bir, batarsak aynı anda hepimiz batarız. Ancak öyle gösterilmiyor, sanki bu gemide birileri var. Sadece onlar batacak gibi empoze ediliyor.

Maddiyat kültürleri belirginleştiren bir araçtır. Ekonomik gelişmişliği sağlayan toplum, yaşam kalitesi ile birlikte kültürünü de geliştirir. Bunan globalleşme diyoruz. Globalleşen bir dünyada doğu, batı, güney ve kuzey ayırımı kalmadı. Hatta sınırlarımız bile kalktı diyebiliriz. Ancak burada kendimizi kaybetmemek, özbenliğimizi korumak zorundayız.



Ömer ASLAN; Şanlıurfa’da çocukların durumu nasıl?

Neslihan Sultan Pala; Şanlıurfa’da çocuk işçiliği çok fazla. Başka illerde bu kadar rastlamadım. Çocuk işçileri ne durumda çalıştırılıyor bunu incelemek isterdim. Eğer çocuklar yaz tatillerinde bir zanaat öğretilmek amacıyla çalıştırılıyorsa bence sorun değil. ancak çalıştırılan çocuk eğitim ve öğretimine engel olunuyorsa büyük bir sorundur. Ancak çok güzel gelişmeler oluyor. Eğitimli ve bilinçli nesil yetişiyor.



Ömer ASLAN; Okuyuculara son mesajınız?

Neslihan Sultan Pala; Şanlıurfa anlatılmaz, yaşanır denecek kadar büyülü bir şehir. Adımınız attığınızda kendinizi gerçekten mezopotamyada hissediyorsunuz. Biraz ilgi ve alakanız varsa, kan bağı veya toprak bağı olmasa bile insanı büyüleyen bir şehir Şanlıurfa. Şanlıurfa’ya ve kültürüne sahip çıkılmalı. Kültür denince akla sadece müzik ve çiğ köfte gelmemeli, Şanlıurfa çok sengin bir kültüre sahip. Tarihi ise dünya tarihine yön verdi. Göbeklitepe daha patlama yapmadı. Bir tarih orada canlanıyor, ancak tam anlamı ile daha duyulmadı. Buna sahip çıkılmalı. Amazonlarımız var. Bunlar hep Şanlıurfa’da yaşanmış. Hani diyor ya tarihin sıfır noktasına hoş geldiniz. Bu nedenle herkesin gözü buralarda, sadece petrol değil, etnik kimlik değil, burada insanlık yatıyor.  Ölmen bir insanlık var. Bunların üzerini derme çatma bir kaş kültür parçaları ile örtülmez. Şanlıurfa’nın buna sahip çıkarak medeniyetlere yeniden yön vereceğine inanıyorum.



Ömer ASLAN; Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Neslihan Sultan Pala; Ben çok teşekkür ederim.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com